Haber Detayı
06 Kasım 2019 - Çarşamba 19:25 Bu haber 705 kez okundu
 
Çarşamba Eğitim İş: Santrale Karşı Mücadele Verenlerin Safında Dimdik Duruyoruz!
Eğitim İş Çarşamba Temsilcilik Başkanı Ali Demirci bir basın açıklaması yaparak, Çarşamba halkının ve öğrencilerimizin sağlığı ile oynayanların karşısında mücadele edenlerin ve bu kutlu mücadeleyi yapanların yanında, dimdik durduklarını söyledi.
GÜNDEM Haberi
Çarşamba Eğitim İş: Santrale Karşı Mücadele Verenlerin Safında Dimdik Duruyoruz!

Yazılı bir basın açıklaması yapan Ali Demirci, “ Eğitim İş Çarşamba ilçe Temsilciliği olarak, bugün Çarşamba ilçesi Eyercili köyünde yapımına devam edilmekte olan biyokütle enerji üretim tesisi ülkemiz için kurtarıcı bir kaynak değildir. Aynı şekilde, biyoenerji kaynakları, soluduğumuz kent havasında bulunan formaldehitleri arttırırken, kirli sisin oluşumunda etkili olan nitrojen oksit yayarlar. Bu durumu yöre insanımız, ağırlıklı sanayi tesislerinin olduğu Tekkeköy’den hatırlayacaklardır. Hele yıllar önce kurulan mobil santralin çalıştığı dönemleri iyi hatırlayalım. İnsanlarda solunum hastalıklarına yol açan bu durum, ağırlıklı olarak küçük çocuklar üzerinde etkilidir.

ABD çevre koruma ajansı’nın rakamlarına göre, kimyasal olarak işlenmemiş doğal halde kesilen ve yanan odun, 79 farklı kirletici yayar. bunlar arasında azot oksitler, kükürt dioksit ve partikül maddeler, dioksinler ve furanlar, formaldehit, benzen, kadmiyum, arsenik, krom ve kurşun bulunur. Bunlardan bazıları solunum ve kalp hastalıkları, diğerleri kanser, doğum kusurları ve diğer sağlık sorunlar ile bağlantılıdır. Kimyasal işlemden geçirilmiş odunların yakılması, daha fazla, farklı kirletici ve daha yüksek oranda dioksin ve furan, ağır metal ve diğer bazı toksinlerin salınmasına yol açmaktadır.” Dedi.

VATANDAŞIN KUYULARI KURUYACAK, VERİM DÜŞECEK

Ovadan yılda yaklaşık 500 bin ton atık toplamanın mümkün olmadığını ifade eden Ali Demirci, “ Varsayalım bu atıklar bulundu. Nakliyesinden kaynaklı araç yükünü, bu araçların yakıtını ve karbon emisyonlarını, depolama alanında oluşacak pis koku ve konakçı hayvanların, kemirgenler ile sivrisinek vb zararlıların üremesini de hesaba katarsak, Çarşamba ovasında ihtiyaç duyulan medeni gelişmenin, bu santral olmadığı ortadadır. Bir süre sonra, Çarşamba ovasında enerji ormanları oluşmaya başlayacak, yağ bitkileri ekilmeye başlanacak. Bu bitkiler çok su ister, sulama suyu getirecek tesisler henüz ortada olmadığı için mecburen yeraltı suyu kullanımı da artacaktır.

Firma günlük 1530 ton yeraltı suyu çekeceğini ve bunun bir bölümünün de 26 derece civarında doğaya salınacağını söylemektedir. En yakın alıcı ortam abdal ırmağıdır ve bu su abdal ırmağının kalitesini düşürecek, suyun biyolojik oksijen miktarını azaltarak kirliliğe yol açacaktır. Yeraltı suyu kullanımı açısından, halen burada faaliyet gösteren köylülerimizin ruhsatlı kuyuları bulunmaktadır. Bu kuyulardan daha yüksek kapasite de su çekilecek ve muhtemelen daha derinden su alacak sistemle bu tesis vatandaşların kuyularının kurumasına, verimlerinin düşmesine yol açacaktır. “ diye konuştu.

YÜZLERCE KAMYONUN SEBEP OLACAĞI KİRLİLİK NE OLACAK?

Bu olasılıkların hiç incelenmediğini, sunulan proje tanıtım dosyasından bildiklerini belirten Ali Demirci, “  Böylesine önemli bir su çekimi ve zararlarına karşılık hiç bir veri olmadığı halde, rapor nasıl tasdik edilmiş ve ilgili kurumlarca bu durum nasıl göz ardı edilmiştir. Günde 630 ton, atık yakacak santralden, ağaç yakılması durumunda 38 ton kül çıkacaktır. Bu külün, günlük depolanması yanı sıra, kül kalitesine göre verileceği yer de sorun yaratabilir. Çünkü her külü çimento fabrikaları almaz. Ayrıca her ürünün külü gübre de olmaz.

Depolama ve taşınma anındaki sorunlara dikkat edilecek mi? Firmanın raporlarının hiç bir yerinde, taşıma esnasında yaşanacak trafikten ve tozdan kaynaklı kirleticilere dikkat çekilmemektedir. Sanki bu 230 bin ton yakıt buraya gökten inecektir. Yüzlerce kamyonun sebep olacağı kirlilikten kimse, bahsetmemektedir.   2016 yılı sonunda çarşamba ovası, büyük ova kapsamına alınmış ve yerleşim alanları olarak tescil edilmiş alanlar hariç, ovanın sınırları içerisinde tarımsal faaliyet dışında işlem yapılması zorlaştırılmıştır. “ şeklinde konuştu.

ANLAŞMALARIN YAPILDIĞI ŞİRKET KİME AİT?

Ali Demirci açıklamasını şöyle tamamladı: “Ovayı korumak ve geliştirmekle görevli kurumlar ve tarımla ilgili bölümleri bulunan üniversiteler, neden böylesi bir karara itiraz etmemektedirler? Allah vergisi bu ovaya nasıl kıyılacaktır?5403 sayılı toprak koruma kanunu, sulu mutlak tarım alanlarının, tarım dışı kullanımına müsaade etmezken, hangi gerekçeler ile bu saha, tarım dışı faaliyete açılmıştır?

Firma, bakanlığa sunduğu raporda, atıkları satın alacağı çiftçilerle, fındık fabrikaları ile ve orman atıklarıyla hatta lojistik şirketleriyle, gerekli anlaşmaları yaptığını ifade etmektedir. Daha yasal izinler alınmaksızın, bu anlaşmaların yapıldığı şirket, köylüler ve bu lojistik şirketleri kime aittir? Halkımız buğday ve çeltik saplarını hayvanlarına yem olarak kullanırken, hangi çiftçi bu ürünleri şirkete satıp dışarıdan yem satın alacaktır? Tarım ülkemizi yem ithal etmeye mahkûm eden zihniyet ithalatı artırmayı mı planlamaktadır?  Halkımız, çiftçimiz, yakıt olarak kullandığı ağacı, fındıkkabuğunu fabrikaya satacak ve yerine odun-kömür mü satın alacaktır? Hayvansal atıklarını gübre yapmak yerine fabrikaya satacak ve sonra tarım topraklarını öldürecek kimyasal gübre mi satın alacaktır?

DEVLET 10 YIL ALIM GARANTİSİ VERDİ

Ayrıca firma buradan üreteceği enerjiyi devlete 10 yıl alım garantisi ile 16,5 cent’ten satacaktır. Yani şu anda bize devletin verdiği satış rakamının çok üzerinde bir rakamla devlet garantili alım yapacaktır. Buradan doğacak kamu zararı nasıl izah edilecektir?

Toprak koruma kurulu üyeleri, istisnasız bu tesisin kamu yararına olduğunu hangi hesap ve kabullere göre yapmıştır? Vicdanları rahat mıdır? Meclis üyeleri bu tesisin kamuya yarar sağlayacağına, hangi hesap ve açıklamalar üzerinden istisnasız bir şekilde karar vermişler ve oylamışlardır?

İMAR PLANI ONAYLANMADAN İNŞAATA GÖZ YUMDULAR

Mevzi, imar plan değişiklikleri, alt ve büyükşehir belediye meclislerinden geçip onaylanmadığı halde, inşaata göz yumanlar, hatta tarım alanına kamyonlarıyla malzeme çekenler var iken , yasalara aykırı bu uygulamalara nasıl göz yumulmuştur? Daha sorulacak pek çok soru vardır. Ancak cevapların içinde asla kamuya yarar sağlayacak maddeler yer almamaktadır. Kamuya yarar sağlamayan, hatta uzun vadede zarar vereceği bilinen bu yatırımların önünü açmak amacıyla hareket edenler, yasaları çiğnediklerini ve elbet bir gün hesap sorulacağını düşünmezler mi?

ÜLKEMİZE YAPILAN EN BÜYÜK KÖTÜLÜK

Biz Eğitim İş’liler, bu tür santrallerin, kolay malzeme temini gerekçe gösterilerek, ülkemizdeki tüm ovalara yapılmaya başlanmasını, zaten giderek gerileyen ve kendini besleyemeyecek hale gelen ülkemize karşı yapılmış, en büyük kötülüklerden olduğunu ifade etmekteyiz.

Sayın cumhurbaşkanımız sıklıkla, tarımsal gelişmenin, ulusal bağımsızlığın en önemli bileşeni olduğunu söylerken, araç içinde dahi sigara içilmesine yasak getirirken, sıfır atık kampanyalarını desteklerken, özellikle tarımda dışa bağımlılığı azaltacak hamlelere destek verirken, bu tür yatırımların hızlı bir şekilde ve oldukça masum tesislermiş gibi ovalarımıza yapılmasına anlam, veremiyoruz.

ÇARŞAMBA OVASI'NA TARIMA DAYALI SANAYİ GELMELİ

Çarşamba ovasına kirli sanayi değil, endüstriyel tarım ve tarıma dayalı sanayi gelmelidir. Ovamızın enerji ormanı değil, sebze ve meyve deposu haline gelmesi gerekmektedir. Tekkeköy ilçesini, ülkenin en kirli hava sahasına sahip hale getirenler, aslında yasalar önünde halkın sağlığını korumakla yükümlü kişilerdir. Neredeyse Tekkeköy ile birleşmiş Eğerciliye, devamında Çınarlığa, Sefalıya yapılmaya başlanan bu tesisleri ovamızda istemiyoruz.

MÜCADELE VERENLERİN SAFINDA DİMDİK DURUYORUZ

Eğitim İş, Çarşamba halkının ve geleceğimizin teminatı öğrencilerimizin sağlığı ile oynayanların karşısında mücadele edenlerin ve bu kutlu mücadeleyi yapanların yanında, dimdik durmaktadır.  Eğitim İş Çarşamba Temsilciliği olarak, yurtdışından çöp ithal eden ve çocuklarımıza şirketlerin ve yandaşlarının karlarını gözeterek, zehir solutacak idarecilerimizi, aklıselim davranmaya, kamunun yararını korumaya ve yasalara uygun hareket etmeye davet ediyoruz.

                                                                                                         

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: Çarşamba, Eğitim, İş:, Santrale, Karşı, Mücadele, Verenlerin, Safında, Dimdik, Duruyoruz!,
Yorumlar
Haber Yazılımı