Haber Detayı
13 Mart 2019 - Çarşamba 18:43 Bu haber 2449 kez okundu
 
Coşkun Özbek Yazdı: " İttifakınızı sevsinler!
Coşkun Özbek'in köşe yazısı
SİYASET Haberi
Coşkun Özbek Yazdı:

CHP ve İYİ Parti ittifakı Samsun'da bir iki  ilçe hariç ittifak yapma kararı aldı.

 

Tekkeköy ve  Bafra'da her parti kendi adayı ile girdi... Ayvacık'ta BBP'nin, Terme'de Saadet'in adayını destekleme kararı aldılar..

 

Amaaa; bu kendi aday meselesi ve İlkadım, Canik, Kavak'ta aday belirleme süreci öyle bir krize neden oldu ki; sormayın gitsin...

 

İlk ve önemlikriz tekkeköy ve Bafra'da yaşandı. Bafra adayı Kemal Bütüner, CHP ve İYİ Parti arasında gitti geldi ve CHP'den tekrar adaylığı devam ediyor.

 

İYİ Parti de imzalanan protokole rağmen kendi adayını çıkardı. Ama burada da İYİ Parti ittifakın adayı algısı yapılıyor diye CHP Bafra İlçe Başkanı açıklama yaptı.

 

Kavak ve Canik'te MHP'den son anda geçen adaylar ve belediye meclis üyelikleri nedeniyle istifalar ardarda geldi..

 

İlkadım'da da 19 Şubat'a kadar AK parti MHP İttifakından aday olmayı bekleyen ve  22 Ocak'a kadar MHP'li Necattin Demirtaş İYİ Parti'nin İlkadım Belediye Başkan Adayı oldu...

 

İttifak İlkadım'ı İYİ Parti'ye bırakınca Sayın Demirtaş ta CHP'nin adayı olmak durumunda kaldı... 

 

İşte kıyamet de o zaman koptu...

 


Bir dönem, İlkadım'da CHP seçmeninin desteği ile belediye başkanı seçilmesinin verdiği özgüvenle, şimdi yeniden CHP seçmeninin de oylaruını alırım, hem de üğülkücü oylara talibim diye sahaya çıktı.


Seçildiği dönemde Sayın Demirtaş AK Parti Hükümetine, Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine, Saray'a karşı söylemleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a her fırsatta tepkilerini dile getiren bir MHP'nin üyesiydi...

 

Bu tepkiler, AK Parti'ye karşı olan CHP İlkadım seçmeninin de hoşuna gitti ve Belediye Başkanlığı'nda Sayın Demirtaş'a meclis üyeliklerinde de CHP'ye oy verdi.

 

Demirtaş, başkanlığı kazandı ama, belediye meclisinde çoğunluğu sağlayamadı.Sonra, bir sonraki seçimde de hepimizin malumu kaybetti.

 

Anlaşılan o ki Demirtaş'ın bu seçim yenilgisi çok zoruna gitmiş...

 

31 Mart seçimleri gündeme geldiğinde MHP'den aday adayı ve aday olmak için çalışmalara ve kulislere başladı.

 

Aday Adayı olarak müracaatını yaptı ve Cumhur İttifakı'nın İlkadım'ı MHP'ye vermesini bekledi...

 

Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan, ittifak anlaşmalarında MHP'ye Samsun'da sadece 2 ilçenin  verilmesinde anlaşınca  kıyamet koptu...

 

60 yıllık Ülkücü ve 22 Ocak'a kadar Bahçeli'nin MHP'sinde Ülkücü olarak kalan Sayın Demirtaş, birden bütün düşünce ve ideallerini bırakarak; (Kendi söylemiyle Ülkücülük Hariç!) CHP'lilerle de anlaşarak CHP ve İYİ Parti'nin adayı oluverdi, ya da yapılıverdi..

 

Sayın Demirtaş'ın adaylığı ve İlkadım'ın İYİ Parti'ye verilmesinde CHP Örgütlerinin başarı! lı mücadelesini daha sonra anlatacağım...

 

Bu sefer Sayın Demirtaş, İYİ Parti ve CHP'nin adayı olarak sahalara çıkmıştı ki; adaylık sürecinde  anlaşmalar ve uzlaşmalar yaptıkları iddia edilen  Kavaklı aday projesinin önemli isimlerinden biri, CHP Milletvekili Adayı Sayın Yılmaz Karagöz birden saf değiştirerek hem CHP'ye, hem de Demirtaş'a tepki olarak birden Cumhur İttifakı'nın 1. sıra kontenjan Belediye Meclis üyesi adayı oluverdi.

 

Kendisi ile listeler verilmeden önce yaptığım telefon görüşmesinde atılan "kazık" 'tan söz etti... Ne olduğunu sormadım o "Kazık" 'ın ... Ama sanırım anlatacaktır zaman içinde herkesin merak ettiği sürecin gelişimini ve sonucunu...

 

Meselemiz bu da değil!

 

Sayın Demirtaş, propaganda sürecinde öyle hatalar yaptı ve yapmaya devam ediyor ki; şaşırmamak mümkün değil!

 

Kendisi aleyhine rakipleri tarafından sosyal medya ve medya üzerinden yapılan propaganda ve algı yönetimine aynı yöntemle cevap verdirmeye çalıştı,  kimliği belli olmayan kaynaklardan yapılan etikliği tartışılır kara propagandanın içine giriverdi.

 


İkinci hata, İlkadım'da işten atıldığını iddia ettiği 600 işçi için aday olduğu söylemiydi... Bütün adaylığını bu 600 civarında işçi üzerine kurdu ama, nedense bu 600 işçinin tamamını bir araya getiremedi.

Üçüncü hata, CHP İlkadım İlçe Başkanlığı'nda yaşanan ve orada yaptığı ülkücülerle ilgili konuşmasının sosyal medya ve basına yansımasıydı.

 

Neydi hata?

 

Özel bir ziyarette yaptığı konuşmaların hem de kendi götürdüğü bir kameraman tarafından servis edilmesi ve buna  neden olan ekip arkadaşlarını bile seçememesi...

 

Bir sonraki hata , orada yaptığı o konuşmanın savunmasını CHP İlçe Başkanı'na  bırakması, kendisinin basının önüne çıkmaması; ki hala çıkmıyor.

 

Veee, Ülkücülerein oylarını alabilmek, onları ikna edebilmek, kendisi hakkında İYİ Parti'den aday olduğu için HDP'yi destekliyor propagandalarının etkilerini kaldırmak için yaptığı konuşmalar...

 

Sayın Demirtaş bu konuşmalarda, ülkücülerin oylarını alabilmek için bu kez de  ittifak'a karşı olduğunu ifade etmekten, , "Milletin oyunu almak için yalan mı söyleyim? " mesajını verirken sol ve CHP'li seçmenin tepkisini almaktan geri durmuyor.

 

Yani bir anlamda Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan da oluyor yavaş yavaş...

 

Benim çok merak ettiğim bir kaç konu var... 

 

Bu güne kadar Sayın Demirtaş'ın basının karşısına çıkmasını ve polemiklere bizzat cevap vermesini bekledim.

 

Ama yapmadı, onun için buradan soruyorum: " Sayın Demirtaş, İYİ Parti CHP İttifakı adayı oldunuz, CHP, MHP, Ülkücüler ve İYİ Partililerin oylarına talipsiniz, ittifaka da karşı olduğunuzu ifade etmişsiniz bir konuşmanızda...

 


19 Ocak'ta İlkadım MHP'ye bırakılsaydı ve siz Cumhur İttifakı'nın adayı olsaydınız, aday olduğunuz güne kadar karşı söylemlerini desteklediğiniz partinizin görüşlerini savunacak mıydınız?

 

Şimdi o söylemlerin hedefi olanların partisinde ve adayı olarak hala o söylemleri destekliyor musunuz ?

 

Mesela Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine karşı mısınız?

 

Mesela içinde bulunduğunuz ittifak sizin için hala zillet ittifakı mı?

 

Mesela içinde bulunduğunu ve adayı olduğunuz ittifak ve siz seçimlerde kazanırsanız memleketin beka meselesi olur mu?

 

Mesela meclis üyeliklerinin oluşumunda ve listeler oluşturulurken hangi kriterleri dikkate aldınız? Parti yöneticileri ve sizi destekleyenleri memnun edecek isimler mi, İlkadım için en iyi kararları almanıza katkı sağlayacak isimler mi listenizde?

 

Mesela eğer açıkladıysanız benim hatam, şimdiden özür dilerim; projeleriniz neler? İlkadım'ın işçilerden başka sorunları ve sizin çözüm önerileriniz var mı?

 

Basının ve kamuoyunun önünde işten atılan 600 işçinin intikamı dışında bir projeye tanık olmadım...

 

Ve Sayın Demirtaş, hala Ülkücülerle ilgili ettiğiniz sözlerin ve onu toparlamaya kalkışırken oy beklediğiniz CHP'li ve sol seçmenin tepkisini alacak konuşmalara mı devam edeceksiniz, gittiğiniz yerlerde projelerinizi de öğrenebilecek miyiz?

 

 Bu yazıya çok kızan sırası mı diyen, hatta çok ağır tepki gösterneler olacaktır...

 

Onlara cevabım;


Bir bu Hüümet ya da cumhurbaşkanlığı seçimi değil, yerel yönetimler seçimi,


İki ben oy vereceğim adayın, duruşuna ilkeleri,ne, projelerine, inandığı değerlere çok önem veririm; ki dün savunduğunun bugün tam karşısında olanların güvenilirliğine hep şüphe ile bakmışımdır.

 

Üç, bu seçimde  gerçekten AK Parti ve politikalarına, Saray sistemine karşı olanlar ve bugüne kadar bunun mücadelesini herşeye rağmen verenler, yani ilkeleri olanlar  aday olmalıydı ki; ne için kazanıldığı ile ilgili bir tereddütümüz olmasın..

 

 Ama ne oldu, birileri sırf seçim kazanmak için düne kadar karşılarında olanlarıbugün aday olarakkarşımıza çıkardılar...

 

Yani, aday olamadıkları için bir günde düşünce ve parti değiştirenlerle yola devam ettiler.

 

Bunun sebepleri vardır kendilerinde elbette ...

 

Sorsak Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı'nın kaybetmesi için  kazancak adaylar seçtiklerini söyleyecekler ve beni muhtemelen Cumhur İttifakı'nın ekmeğine yağ sürmekle de suçlayacaklardır...

 

Her zaman yaptıkları gibi, seçim öncesi sırası mı diyeceklerdir...

 

Kazanmayın beyler, böyle seçim kazanmayın!

 

İlkeli, duruşu ve geçmiş mücadelesinden ödün vermemiş, canını vermiş, yaralanmış, kaza geçirmiş, bedel ödemiş insanlar dururken, bir günde 2 parti değiştirenlerle kazanmayın...

 

Bu memleket hep ilkesizlerden, duruşu olmayanlardan çekti ne çektiyse, sapla saman karıştı hep küçük hesaplar için bu güne kadar...

 

Asıl bu şekilde kazanırsanız kaybedeceksiniz...

 

Neyi mi?

 

İlkeleri, inancı, mücadele ettiğiniz değerleri ve onları savunan insanları...

 

Amaç kiminle ve herşeye rağmen kazanmak mı? Günü kurtarmak mı?

 

Birşeyleri kökten değiştirmek mi?

 

Değişim ona inanan insanlarla olur...

 

Allahtan kimsenin itiraz etmediği, tabanın ve halkın çok sevdiği Hayati Tekin'i Büyükşehirde aday göstermek durumunda kaldılar da , bazı ilçelerde ilkelerine sadık, yaptığı mücadelenin arkasında olan seçmenin oy pusulasında gönül rahatlığı ile  "TERCİH " mührünü vurabileceği bir seçenek sunmuş oldular...

Kaynak: Editör:
Etiketler: Coşkun, Özbek, Yazdı:, ", İttifakınızı, sevsinler!,
Yorumlar
Haber Yazılımı