Haber Detayı
17 Eylül 2018 - Pazartesi 15:28 Bu haber 2139 kez okundu
 
DEĞİŞEN BİR ŞEY OLMAYACAK!
Bir ülke ekonomisinin dış etkenlere karşı olumsuz etkilenmemesi için; üretim ve pazarlamada gelir gider dengesinin sağlıklı temeller üzerine oturtulması icap eder. Üretecek satacak ve ürettiğini paraya çevireceksin ki, ufak tefek kur ayarlamaları ekonomiyi vurmasın.
- Haberi
DEĞİŞEN BİR ŞEY OLMAYACAK!

 

 

Üretimde; sermaye, teknoloji ve insangücüne ihtiyaç duyulur. İşyeri sahibi ve emekçi arasındaki ilişki hak ve adalete uygun olması halinde işçi alın terinin karşılığını helalinden alır, işçiyi istihdam eden işyeri sahibi elemanına hakkını alnının teri kurumadan verir ve kazancını helâlinden elde eder.

Helal yollarla yapılan imalat ekonomiye bereket getirir ve ayağa kaldırır, aynı zamanda işsizliğe katkısı olur. Üretim yapılmayan ülkede herkes ya devletin veya başkalarının eline bakar ve borç batağına düşülür.

İşte Türkiye insanı, teslimiyetçi zihniyetler elinde üretici olmaktan çıkartıldı. Gelir getiren, kâr eden kuruluşlar özelleştirme adı altında yabancılara peşkeş çekildi, üretim sıfırlandı, toplumun ezici bir kesimi başkalarının eline bakar hale geldi. Genç nesil dedelerinin emekli maaşlarına mahkûm edildi.

Muhalefet tarafından 16 Sene boyunca iktidar partisinin israf ve faiz ekonomi modeli eleştirildi. Üretim yapmadan sadece tüketen bir toplumun zamanın hızına ayak uyduramıyacağı gerçeği hususnda devamlı ikazlar yapıldı.

Özellikle Saadet Partisi lideri Sayın Karamollaoğlu ülkenin milli kaynaklarının beton ve asfalta yatırılması yanlışından derhal vazgeçilmesi gerektiğine vurgu yaptı. “Bu millet beton ve asfaltın yenilecek bir şey olmadığını anlayacak” diyerek söylemlerini daha anlaşılır hale getirdi ve önceliği olmayan ihalelerin iptal edilerek gelirlerin daha önemli hizmetlere yönlendirilmesini tavsiye etti.

Kâr eden kurumların teker teker özelleştirildiğ ülkemizde, İşsiz sayısının tavan yaptığı, üniversite mezunu gençlerin yarıya yakınının boşta gezdiği, bunun üzerine bir de israfın insaf sınırlarını zorladığı bir ortamda; Ülkenin geleceği için bu son derece samimi eleştiriye, iktidar tarafından; “Biri çıkmış ihaleleri iptal edeceğini söylüyor” şeklinde alaycı bir uslûpla karşı tavır konuldu.  

Halbu ki bu tavsiyeler olmazsa olmaz ve mutlaka yapılması gereken şeylerdi. Üretime ağırlık verilmesi, üretilenin pazarlanarak paraya çevrilmesi, işsizliği asgariye indirecek tedbirlerin alınarak toplumun üretken hale getirilmesi ve gelir gider dengesinin sağlanması ekonomiyi ayakta tutacak zaruri şeylerdi.

Geliyorum diye bağırarak gelen ekonomik kriz kapıya dayandı. Özelleştirme yolu ile gelir getiren milli kaynakların üçer beşer satılarak bir yere kadar gidileceği, üretim yapmayan bir ülkenin ayakta duramayacağı Türk Lirasının çok hızlı bir değer kaybı yaşaması ile anlaşıldı.  

Sayın Erdoğan TESK Genel Kurulunda yaptıkları konuşmada: “İsraf ekonomisi yerine üretim ve verim ekonomisine geçiyoruz. İhalesi yapılıp başlanmamış olanları oturup konuşup onlara başlamıyacağız, Kamuda her alanda tasarruf yapacağız” dediler.

Aklın yolu birdir ve iktidarın yanlıştan dönmesi, üretim ekonomisine geçmesi ve israfı terk etme noktasına gelmesi son derece önemlidir. Bunu, kendilerini samimi olarak ikaz eden ak sakallıları toplum nezdinde küçük düşürmek için alaya alma gafletine düşmeden yapsaydı daha iyi olmaz mıydı?

 Bütün bu olumlu değişime rağmen üretim ekonomisine geçilmesi hususunda ciddi endişerlerim var. Çünkü, faizlerin yüzde 24 lere getirilmesi yine fakirlerin parasının zenginlere doğru akacağının işaretlerini taşıyor. Sözlü beyanlar değişse bile icraatta yeni bir şey olmayacak.

Fakir daha fakirleşecek ve zengin daha zengin olacak. Samimi tavsiyelere alay yollu cevap verenler hep yanılmışız, kandırılmışız diyecekler. 17. 09. 2018

Nuri BAŞAR

 

 

 

 

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Birsen KALKAR
Etiketler: DEĞİŞEN, BİR, ŞEY, OLMAYACAK!,
Yorumlar
Haber Yazılımı