Haber Detayı
18 Ocak 2020 - Cumartesi 12:30 Bu haber 440 kez okundu
 
Eğitim Sen: Eğitimde Diyanet-Dini Vakıf ve derneklerin kuşatması arttı!
Eğitim Sen Samsun Şube Başkanı İsmail Yavuz, 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı, 1. Yarıyılının sona ermesi dolayısıyla yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullaşma politikasını siyasi hedeflere göre belirlediğini, Eğitimde Diyanet-Dini Vakıf ve derneklerin kuşatmasının arttığını söyledi.
EĞİTİM Haberi
Eğitim Sen: Eğitimde Diyanet-Dini Vakıf ve derneklerin kuşatması arttı!

2019-2020 eğitim-öğretim yılının ilk yarısının sona erdiğini belirten İsmail Yavuz, “ 946 bini resmi okullarda, 170 bini özel okullarda olmak 1 milyonu aşkın öğretmen ve 18 milyona yakın öğrenci yarıyıl tatiline girdi.  4+4+4 sonrasında zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıktığı iddia edilmesine rağmen, ortalama eğitim süresi 9 yılda kalmıştır. Türkiye’de her üç okuldan birinde ikili eğitim yapılmaktadır.  Siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda attığı adımlar ve hayata geçirilen ‘piyasacı’ ve ‘dini eğitim’ merkezli uygulamalar, başta öğrenciler olmak üzere, öğretmenler, eğitim emekçileri ve velileri doğrudan etkilemiştir.

 

Çocuklar eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanamamaktadır. Çocuk yaşta evlenmenin önüne geçen adımlar atılmamaktadır. Yoksul, emekçi ailelerin çocukları başta olmak üzere, kız çocukları, kırsal kesimde yaşayan çocuklar açısından eğitime erişim konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır.  Eğitim sistemi toplumsal cinsiyet eşitliğinden oldukça uzaktır. Çocuklara yönelik artan şiddet ve istismarın önü açılmaktadır.  Cinsel suçların yüzde 46'sının çocuklara karşı işlenirken, çocuğun cinsel istismarında Türkiye'nin dünya listesinde 3. sıradadır. Çocuklar ucuz işgücü kaynağı olarak kullanılmaktadır. Bu durum, çocukların eğitim hakkından mahrum kalmasına yol açmaktadır.  “ dedi.

 

MEB OKULLAŞMA POLİTİKASINI SİYASİ HEDEFLERE GÖRE BELİRLEMEKTEDİR

 

MEB’in mesleki eğitim ve İmam Hatip Lisesi temelli olarak şekillendirilen okullaşma politikasının öğrencileri mağdur ettiğini belirten Yavuz açıklamasında şu görüşleri paylaştı: “ . Bir taraftan sermayenin ihtiyaç duyduğu öğrencileri ara eleman ve ucuz işgücü olarak gören politikalar, diğer taraftan imam hatipleştirme politikaları üzerinden eğitimin dinselleştirilmesi ve siyasi iktidarın politik kitle tabanının genişletilmesi yönünde adımlar atılması hedeflenmiştir. 

2019 Liseye Geçiş Sınavı (LGS) sonucunda birçok ilde Anadolu liseleri kapasitesinin iki katı öğrenci kabul ederken, başta imam hatip liseleri olmak üzere, bazı liselerin kontenjanları bu yıl da büyük ölçüde boş kalmıştır. MEB, okul türleri arasında resmen ayrımcılık yapmaktadır.

Bu yıl LGS’ye girecek öğrenci sayısı yüzde 50 artış gösterecek ve bu yıl LGS’ye1 milyon 800 bin öğrenci girecektir. MEB bu durumu mutlaka göz önünde bulundurarak gerekli hazırlıklara zaman geçirmeden başlamalıdır.

 

 

TÜRKİYE’DE HANEHALKININ CEBİNDEN YAPTIĞI EĞİTİM HARCAMALARI ARTMIŞTIR  

 

Devletin eğitim harcamalarına yaptığı katkı yıllar içinde istikrarlı bir şekilde azalırken, hane halkının cebinden yaptığı eğitim harcamalarının payı istikrarlı bir şekilde artmaya devam etmektedir.

 

Kamu kaynakları devlet okulları için kullanılmalı, kamusal eğitim politikaları benimsenmelidir

 

Kamu kaynaklarının devlet okulları için kullanılması yerine özel okullara teşvik adı altında aktarılması, eğitimde yaşanan eşitsizlikleri ve okullar arasındaki nitelik farklarını daha da derinleştirmiştir.

 

Özel okullarda yaşanan sorunlar kamusal eğitimin önemini göstermektedir

 

Doğa Koleji’nde yaşanan ekonomik sorunlar ve öğretmenlerin 5 aydır ücretlerini alamaması eğitimde yaşanan ‘özel okul’ sorununu bir kez daha gündeme getirmiştir. Aylardır ödenmeyen maaşları için Doğa Koleji öğretmenleri iş bırakırken dönem başında kayıt paralarını peşin ödeyen veli ve öğrenciler de mağdur edilmiştir. MEB’in yaşananları izlemekle yetinmesi dikkat çekici olmuştur.

 

EĞİTİMDE DİYANET-DİNİ VAKIF VE DERNEKLERİN KUŞATMASI ARTMIŞTIR

 

MEB’in merkezi olarak Diyanet İşleri Başkanlığı, yerellerde ise İl müftülükleri başta olmak üzere, büyük çoğunluğu dini cemaatlerin uzantısı olan kimi vakıf ve derneklerle çeşitli konu başlıkları altında imzaladığı işbirliği protokolleri, okullarımızın dini grupların temel faaliyet alanları haline getirilmesine neden olmuştur.

Geçmişte yapılan yanlış adımlar sürdürülmekte, dini cemaatler eğitim sistemine dâhil edilerek ‘paralel’ eğitim uygulamaları hayata geçirilmektedir.

Özellikle dini vakıf ve cemaatlerle imzalanan protokollere yargı kararlarına rağmen ısrarla devam edilmesi dikkat çekicidir.

 Dini vakıf ve derneklerin okullarda örgütlenmesine hizmet edecek her faaliyet yasa dışıdır ve kesinlikle kabul edilemez.

MEB ile dini vakıf ve dernekler arasında imzalanan tüm protokoller iptal edilmelidir.

 

HUKUKSUZ KHK İHRAÇLARI SORUNU HALA ÇÖZÜM BEKLEMEKTEDİR

 

 Hakkında suça bulaştığı iddia edilen kamu görevlileri ile ilgili tüm hukuki işlemler, kendisinin mahkemelerin yerine koyan OHAL komisyonunca değil, mevcut hukuk sistemi içinde yer alan mahkemeler aracılığıyla yürütülmelidir.

Türkiye’nin hukuk sistemi içinde mevzuatça belirlenmiş bir yargı mercii olmayan OHAL komisyonu derhal lağvedilmelidir. Haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen tüm kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmesi sağlanmalıdır. 

 

EĞİTİMDE GÜVENCESİZ İSTİHDAM ISRARI SÜRMÜŞTÜR 

 

15 Temmuz sonrasında tüm kamuda olduğu gibi eğitim alanında da sözlü sınav/mülakat üzerinden kullanılarak sözleşmeli öğretmen atamaları yapılmaya başlanmıştır. Öğretmen atamalarında mülakat uygulamasında ısrar, liyakatin adım adım terk edilerek, yerine sadakatin gelmesine neden olmuştur. 15 Temmuz 2016 sonrasında tek bir kadrolu öğretmen ataması yapılmazken, Kasım 2019 itibariyle MEB bünyesinde görev yapan sözleşmeli öğretmen sayısı 103 bine ulaşmıştır. Ülke çapında görev yapan ve tamamına yakını asgari ücretim altında ücret alan ücretli öğretmen sayısı ise 100 bin civarındadır.

Sözleşmeli, ücretli ya da başka bir ad altında yapılan öğretmenlik uygulamalarının tamamına son verilmelidir. 

 

ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMENLER SORUNUNA ISRARLA ÇÖZÜM ÜRETİLMEMİŞTİR

 

Ataması yapılmayan öğretmenler sorunu 2019-2020 eğitim öğretim yılının ilk yarısında da temel gündem olmayı sürdürmüştür. KPSS’ye giren her 100 öğretmenden sadece 16’sının ataması yapılmış, geriye kalan 84 işsiz öğretmen ya tekrar sınava girmek ya da başka alanlarda çalışmak zorunda bırakılmıştır. Ataması yapılmayan öğretmenler sorunu kalıcı olarak çözülerek herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.

 

 

EĞİTİMDE ANGARYA ÇALIŞTIRMA SORUNLARI DEVAM ETMİŞTİR

 

Anayasanın 18. maddesine göre angarya çalışma ‘Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.’ ifadesiyle yasaklanmıştır. Anayasada açıkça belirtilmesine rağmen, eğitim alanında çeşitli adlar altında gündeme getirilen ‘angarya çalışma’ uygulamaları özellikle sendikalı ya da sendikasız tüm eğitim emekçilerinin olumsuz etkilemektedir. Sendikamız, eğitimde angarya çalıştırma uygulamaları ile ilgili kararlar alarak, öğretmenlerin asli görevleri dışındaki işlerde çalıştırılmaması gerektiği konusunda MEB’i sürekli olarak uyarmıştır.

 

EĞİTİMDE YAŞANAN ŞİDDETİN ÖNÜNE GEÇİLEMEMİŞTİR

 

Okullarda yaşanan şiddet, 2019/20 eğitim öğretim yılının ilk yarısında da eğitim alanının en önemli sorunları arasında yer almıştır. Okullarda ve okul önlerinde yaşanan şiddet olaylarının tırmanışa geçmesi sonucunda yüzlerce şiddet olayı meydana gelmiştir.

Okullarda yaşanan şiddetin giderek artması, Türkiye’de eğitimin çok ciddi bir tehdit ile karşı karşıya olduğunu göstermiştir. Eğitimde şiddet sorununun çözülmesi için yapısal, kurumsal ve kültürel anlamda köklü dönüşümlere ihtiyaç olduğu görülmüştür.

 

Her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okulöncesinden üniversiteye kadar bilimin değil, ırkçılığın ve inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde eğitim ve bilim emekçileri kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için mücadelesini kesintisiz .sürdürmeye kararlıdır. “

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: Eğitim, Sen:, Eğitimde, Diyanet-Dini, Vakıf, ve, derneklerin, kuşatması, arttı!,
Yorumlar
Haber Yazılımı