Haber Detayı
29 Eylül 2018 - Cumartesi 16:34 Bu haber 2575 kez okundu
 
İklim Değişikliği Süreci ve Türkiye’nin Yanlızlığı
Mevsim normallerindeki meteoroloji olaylarını bile afet boyutunda yaşadığımız için olsa gerek, ilkim değişikliği sürecinin en son göstergesi olarakAkdeniz’de oluşan Tropical Medicane kasırgasının ülkemize etkilerini endişe ile bekliyoruz.
GÜNDEM Haberi
İklim Değişikliği Süreci ve Türkiye’nin Yanlızlığı

Yazı kaleme alındığında henüz ülkemizi etkilemeye başlamış olmakla birlikte, kasırgadan etkilenecek herkese şimdiden geçmiş olsun ve dileyelim.

 

İklim rejiminin genel çerçevesini oluşturmak üzere, 12 Aralık 2015'de karara bağlanan ve4 Kasım 2016 tarihinde de yürürlüğe giren  Paris İklim anlaşmasının San Marino tarafından da onaylanması ile Avrupa’da bu anlaşamayı onaylamayan ülke kalmadı, Türkiye hariç.

 

Dünyada bu anlaşmayı onaylamayan Türkiye, Angola, Ekvator Ginesi, Eritre, Gine-Bissau, Güney Sudan, Irak, İran, Kırgızistan, Lübnan, Libya, Özbekistan, Rusya, Surinam, Umman ve Yementoplam 16 ülke kaldı. Görüldüğü üzere savaş-iç savaş halindeki Suriye bile onaylamış durumda.

 

Türkiye Hangi Yeşilin Peşinde?

 

Türkiye özellikle 2020 yılı itibariyle Paris Anlaşması’nın uygulamaya alınması ile birlikte “Yeşil İklim Fonu - GCF” tarafından gelişmekte olan ülkelere sağlanması planlanan yıllık 100 Milyar Amerikan Doları tutarındaki fondan yararlanmak istiyor.

 

 

Ancak fon pastasını paylaşmayı istemeyen başta Çin ve Brezilya olmak üzere G77 ülkelerinin karşı çıkmaları nedeniyle sanayileşmiş ülkeler tarafından sağlanan fonlardan yararlandırılmıyor.

 

 

Türkiye’nin kendisi ile aynı ekonomik şartlara sahip Brezilya ve Çin’in ulaşabildiği iklim fonlarına erişim isteği haklı görülebilir. AncakTürkiye’nin kamu kaynakları ile iklim değişikliğini tetikleyen ve ekolojik yıkım getiren yatırımlardanvazgeçmeden Yeşil İklim Fonu ısrarı tepki çekiyor.

 

 

Örnekler bol; Çevresel Etki Değerlendirme(ÇED) süreçleri devam eden Akkuyu ve Sinop nükleer, Çayırhan B, Eskişehir Alpu ve Tekirdağ Çerkezköy kömür yakıtlı termik santralları, Kanal İstanbul ilk akla gelenler.

 

 

Yeşil İklim Fonunun önündeki diğer engel de; her türlü ekoloji hareketini kriminalize eden,toplumsal katılımı ve söz hakkını hukuk dışı kıstlayan anti demokratik, baskıcı yönetim anlayışı.

 

 

Baskıcı bir yönetimle bizlere dayatılan fosil bağımlısı, ekolojik yıkım politikaları; iklim değişikliği sorununu tetikliyor, ekomomimize büyük zarar veriyor ve uluslararası arenada Türkiye’yi yalnızlığa sürüklüyor.

 

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Birsen KALKAR
Etiketler: İklim, Değişikliği, Süreci, ve, Türkiye’nin, Yanlızlığı,
Yorumlar
Haber Yazılımı