Haber Detayı
20 Aralık 2018 - Perşembe 15:38 Bu haber 1589 kez okundu
 
Japon Televizyoncular Nükleer Santral için Sinop'a geldi
Japon TBC TV 'den gelen gazeteciler Sinop Nükleer Santralı İçin İncelemeler Yapıyor. İncelemeler için gelen televizyon yetkililerine EMO Samsun Şubesi Enerji Komisyonu Başkanı ve aynı zamanda SAMÇEP sözcüsü Mehmet Özdağ bilgi verdi.
TEKNOLOJİ Haberi
Japon Televizyoncular Nükleer Santral için Sinop'a geldi

Sinop NGS için Japonya’da gündemde olan maliyetartışları nedeniyle yatırımcı Japonşirketlerinin projeden vazgeçmeleri konusunun araştırılması için TokyoBroadcastingSystem (TBS) basın kuruluşundan iki temsilci, Peter S Harold ve Yusuke Sakurai Türkiye’den serbest gazeteci Yavuz Harani'nin rehberliğindeSinop’a geldiler.

Sinop NGS’nin ÇED Raporu üzerinden Türkiye’ye ekonomik, toplumsal ve ekolojik olası maliyetleri konusunda Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Enerji Komisyonu Başkanı ve aynı zamanda Samsun Çevre Platformu SAMÇEP sözcüsü Mehmet Özdağ ve tarafından Japon gazetecilere bilgilendirme yapıldı.

 

Mehmet Özdağ Japon Gazetecilere yaptığı sunumda aşağıdaki bilgileri verdi:

"2013 yılında Japonya ve Türkiye Başbakanlarının işbirliği anlaşmasından buyana Proje sahasında ve enerji alanında Türkiye’deneler oldu?

İnce Burun Yarımadası ve çevresi Orman alanı olarak belirlenmiş ve yakın çevresi doğal yaban yaşam koruma alanları olan bir bölgedir.Bu alanda depremsellik araştırmalarının yapıldığı ancak ÇED süreçleri tamamlanmamasına rağmen orman alanında 650 binden fazla ağaç kesimi yapıldığı görülüyor.

Elektrik enerjisi kurulugüç ve tüketim bakımından ise son beş yılda yaklaşık 20’lik büyüme oldu. Türkiye’nin elektrik enerjisi kurulu güç proje toplamı an itibariyle 120.000 mega watt (MW) aşmış durumda. Yani nükleer santrallar hariç önümüzdeki 10 yıllık ihtiyacın bile üzerinde proje stoku var.

Sinop Halkı neden Nükleer Santral İstemiyor?

ÇED raporu verilerine göre;

NGS proje alanının 10 Milyon m2 olması kendi türündeki diğer santrallara göre çok büyük bir alan. Örneğin Akkuyu NGS için 2 Milyon m2 alan tahsis edilmiş durumda. Sinop NGS’nin atıklarının nihai olarak burada saklanacağı ve hatta başka ülkelerin bile nükleer atıklarının buraya getirilebileceği kaygısı var.

İnşaat aşamasından 32.6 milyon m3 hafriyat yapılacağı, yılda 2 Milyon m3 taş kırma eleme işlemi yapılacağı belirtiliyor. Böylesine büyük bir hafriyat ve taş ocağı işletmeciliği Sinop ilini tümden toz, moloz kirliliğine maruz bırakacak. Doğal yapı tümüyle yok olacak, şu anda pek çok doğal yaşam alanı olan orman ve sulak alanlar çorak araziye dönüşecek.

Santral işletmesi esnasında soğutma amaçlı, günde 28 Milyon m3 su denizden çekilecek klorlanacak, kaynatılacak ve denize salınacak. Sinop ili Karadeniz’de Türkiye balıkçılığının en önemli merkezlerinden biridir. Balıkçılık yok olacak. Ayrıca işletme esnasında soğutma suyuna ve havaya radyo aktif sızıntıların olabileceği ÇED raporunda açıkça belirtilmiş. 

Sinop halkı bu santralı istemiyor.

Sinop NGS maliyet artışı sizce neden kaynakladı?

2018 yılı Ocak-Kasım11 aylık dönemde kurulu güç 6,3 artarken tüketim 1 artış göstermiş durumdadır. Enerji Bakanlığımızın talep tahminleri gerçeklerden çok uzak.

Önümüzdeki iki yıl boyunca Türkiye’nin içinde bulunduğu kriz ortamında kurulu kapasite artarken tüketimde daralmanın devam edeceği görülüyor. Şu anda bile ani en yüksek tüketim tepe değerinden 45 daha fazla kurulu gücümüz var. Ve biraz önce söylediğim gibi şu anda nükleersiz toplam proje stokumuz mevcut ekonomik gelişmeler ışığında 10 yıldan daha uzun dönemde yeterli görünüyor.

Ayrıca Sinop NGS için 20 yıl gibi uzun bir zaman 100 alım garantili piyasa fiyatının şu an iki katı maliyetle alım yapılacak olması bizim için ekonomik felaketi derinleştirecektir.

2017 yılında Enerji Bakanlığının 10 yıl alım garantili Güneş ihalesi nükleerin yarı fiyatına, rüzgar ihalesi ise üçtebir fiyatına.

Ayrıca unutulmasın ki güneş ve rüzgar enerji sistemlerinde maliyetler düşmeye devam ederken depolama/saklama teknolojilerinde de baş döndürücü bir hızla gelişme devam ediyor. Dünya yenilenebilir enerjide devrim yaşarken biz neden enerjinin 1970’ler versiyonu ile uğraşalım ki?

Kısacası Türkiye’nin bu santrala ihtiyacı yok.Bu söylediklerim Türkiye’ye olan maliyet kalemleri.

Bu söyledikleriniz Japon yatırımcı şirketleri için kötü mü?

Bence Japon şirketleri de en az halkımız kadar bu işten zararlı çıkarlar. Bakın Akkuyu için bizim bildiğimiz 2015 yılında o zamanın enerji bakanımız Rusya’dan Türkiye’ye 3 Milyar Dolar para geldi demişti, şu ana kadar gelen para toplamı 4 milyar doları geçmiş olmalı. Siz Akkuyu’da 4 milyar dolarlık bir imalat görüyor musunuz? Japon firmalarına bu bir uyarı olmalı.

Türkiye’de işler Japonya’da olduğu gibi gitmez. 

Türkiye adına NGS projesini yürütecek kamu firmamız bile Jersey diye bir yerde kuruldu. Neden? Türkiye’de kamu denetiminden mi çekiniliyor ki.

Türkiye’de uzun bir süredir, kamusal denetim mekanizmaları işlevini yitirdi. Şeffaf bir kamu yönetimi yok.

Rusya için Türkiye doğalgaz, kömür, silah vs çok büyük bir pazar durumunda Akkuyu’da oluşacak ticari risk önemini yitirebilir. Ama Sinop’ta Japon şirketlerin riskini telafi edecek bir ticaret yok aramızda.

Kısacası şirketler görünürdeki karlarını düşünürler, bugünkü yöneticiler de gelir ve geçerler.

Türk halkı Hiroşima’da ölen 8 yaşındaki kız çocuğuna Nazım’ın dizeleri ile halen göz yaşı dökerken, Fukuşima mağdurlarının acısını yüreğinde hissederken Japon Halkının da bizim için kaygılanmasını ve nükleer santral karşıtı mücadelemize destek vermelerini bekliyoruz. "

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: Japon, Televizyoncular, Nükleer, Santral, için, Sinop'a, geldi, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı