Haber Detayı
15 Ocak 2019 - Salı 17:52 Bu haber 2016 kez okundu
 
KESK Samsun'da bordro yaktı
KESK'e bağlı sendikaların yönetici ve üyeleri bugün Samsun Vergi Dairesi önünde bordro yaktı.
EKONOMİ Haberi
KESK Samsun'da bordro yaktı

Düşük gösterilen enflasyon ve bu enflasyona bağlı olarak yapılan zamları protesto eden KESK üyeleri bordor yaktılar.

Bordro yakma eyleminden önce bir basın açıklaması yapan KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Suat Yıldız şunları söyledi:

"

Takvimler bugün 15 Ocak tarihini gösteriyor. Seçim, yeni rejim, ekonomik kriz derken bir yılı daha geride bıraktık.

Bilindiği üzere dünyanın neresinde olursa olsun çarşıda, pazarda fiyatlar sürekli artarken, resmi enflasyon rakamlarının sürekli düşmesi mümkün değildir.

Buna rağmen TÜİK,  Türkiye’de hayat pahalılığının, döviz kurunun, faizlerin rekor üstüne rekor kırdığı bir ortamda enflasyonun düştüğünü iddia etmiş,  emekçilerin temel tüketim ve ihtiyaç maddelerinde yaşanan gerçek enflasyon en az 50 civarında olmasına rağmen ne yapıp edip resmi enflasyonu 20,3’te tutmayı başarmıştır.

Bu TÜİK’in ilk başarısı değildir. Aynı TÜİK daha önce enflasyon hesaplama sepetine yazın soba borusu ve patinaj zincirini, kışın mayoyu ve bikiniyi ekleme başarısı göstermiştir. Pinpon topu, ördek eti, deve eti gibi ürünlerin enflasyon sepetine eklenmesini  ‘ağırlıklarını çok düşük tutuyoruz’  diyerek savunabilmiştir.

Elbette ki TÜİK derken bu kurumda bin bir zorluk içinde çalışan, emeğinin karşılığını alamayan emekçileri kast etmiyoruz.

Değerli Basın Emekçileri, Sevgili Kamu Emekçileri

Evet, bizler en başından beri ülkeyi yönetenlerin asıl hedefinin enflasyonu düşürmek değil, enflasyonu düşük göstererek çalışanların maaşlarını, ücretlerini baskılamak olduğunu ifade ettik.  5 milyon kamu emekçisine ve emeklisine verilmesi gereken enflasyon farkını düşük tutmak için her yolun deneneceğini söyledik.

Üzülerek ifade ediyoruz.  Ne yazık ki biz haklı çıktık.

Ekim ayı enflasyonunu hükümetin beklediği oranın üzerinde açıklayan TÜİK’in Genel Müdür yardımcısının görevden alıp yerine Hazine ve Maliye Bakan’ın Enerji Bakanlığı döneminden mesai arkadaşının getirilmesi ile atılmıştır.

Ardından “enflasyona topyekün mücadele“ adlı altında,  sadece enflasyon sepetindeki 50 ürünü kapsayan iki buçuk ay süreli  10 indirim kampanyası ilan edilmiştir.

Enflasyonu düşürmek değil, düşük göstermek için alınan söz konusu önlemler hemen ilk ayda etkisini göstermiştir. Yeni göreve getirilen Genel Müdür Yardımcısı ile performansını yükselten TÜİK kasım ayında enflasyonun 1.44 düştüğünü açıklamıştır. Aralık’ta ise kantarın topuzu hepten kaçırılmıştır.

Yılın başında enflasyon sepetinde yer almayan kimi bildik market zincirlerinin ürünlerinin usulsüz bir şekilde son iki ayda sepete eklenmesi, ayın 25’inde kapatılması gereken sepete yılbaşı indirimleri nedeni ile ayın son günlerinde fiyatları düşen parfüm, hediyelik eşya gibi ürünlerin eklenmesi gibi yeni Ali Cengiz oyunları ile Aralık enflasyonun 0.40 puan düştüğü, yıllık enflasyonun ise 20.3 ile YEP ile belirlenen 20,8 hedefinin bile altına indiği açıklanmıştır.

Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Bugün ‘hedefleri tutturduk, hatta YEP ile hedeflenen enflasyonun altına indik’  söylemlerinin inandırıcı hiçbir yönü yoktur.  Çünkü ortada olan şey hedef tutturma değil,  yıllardır oynanan Ali Cengiz Oyunlarına yenileri eklenerek bulunan rakamları enflasyon diye yutturma çabasından ibarettir. Ancak işçiler, emekçiler yıllardır oynanan bu oyunları bugün çok daha net görmektedir.

 

 

 

Bugün kamu emekçileri olarak elimize geçen maaşlarımızı gösteren bordrolarımız da bu oyunları açığa çıkarmakta, artan yoksulluğumuzu belgelemektedir.

Buna rağmen,

  • Yıla yüzde 7 enflasyon hedefiyle başlayıp, yılsonunda gerçekleşen yüzde 20.30 oranlı enflasyona sevinmek,
  • Yılın başında 1 dolar 3,76 TL iken yılın sonunda1 doların yüzde 41 artışla 5,30 TL’ye çıkmasını ‘döviz frenledik’ diye yorumlamak 
  • Yine yılın başında 1,2 olan ihtiyaç kredisi faiz oranı yılın sonunda neredeyse iki katına çıkmasına rağmen “hedefleri tutturduk” nutukları atmak halkın aklıyla dalga geçmektir.  

Öte yandan  31 Aralık 2018 tarihinde açıklanan Gelir Vergisi tarifesi  çalışanların dilim dilim soyulmasına devam  edileceğini ispatlamaktadır.

Buna göre başta 399 sayılı KHK’ye tabi olarak çalışan sözleşmeli personel olmak üzere kamu emekçilerinin çok büyük bir bölümü yılın dördüncü, beşinci ayından itibaren 20’lik ikinci vergi dilimine girecektir. Önemli bir bölümü de yedinci, sekizinci aydan itibaren yüzde 27’lik üçüncü vergi dilimine girecektir. Kısacası emekçilere kaşıkla verilen enflasyon farkı ve maaş zammı daha cebimize girmeden vergiye gidecektir.

Yandaş sendika ise yaşanan kayıpların telafisini istemek yerine “Kamu Görevlilerinin 2019 Yılı Ocak Ayı İtibariyle Maaşları 10.70 arttı” gibi suya sabuna dokunmayan garabet açıklamalara imza atmayı tercih etmektedir.

Bizler, KESK’e bağlı sendikaların üyeleri olarak insanca yaşama yetecek bir ücret, güvenceli çalışma, güvenli bir gelecek mücadelemizi sürdüreceğiz.

Yıllardır yaşadığımız kayıpların giderilmesi için; 

  • Yaşanan gerçek enflasyon bir yana, Yeni Ekonomi Programı’nın 2019 yılı enflasyon hedefi olan 15.9 karşısında bile   4 + 5 artış oranı ile hükmünü çoktan yitiren 2017 tarihli toplu sözleşme derhal yenilemelidir.
  • Maaşlarımızda hedeflenen enflasyon oranında değil, yaşanan gerçek enflasyon oranında, satın alma gücümüzdeki azalma ve ekonomik büyüme oranları dikkate alınarak artış yapılmalıdır.
  • Elektrik, doğalgaz, su, akaryakıt, ekmek, toplu taşıma gibi temel ihtiyaçlara yapılan zamlar tamamen geri alınmalı, temel tüketim ürünlerine hiçbir şekilde zam yapılmamalıdır.
  • Tüm yükü emekçilerin sırtına yıkan vergi adaletsizliğine ve vergi dilimi soygununa son verilmelidir.
  • Toplumsal yararı, vergide ve gelir dağılımında adaleti sağlayan, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı, emekten yana,  katılımcı –şeffaf- hesap verebilir demokratik bir bütçe hayata geçirilmelidir.
  • OHAL KHK’leri ile herhangi bir hukuki delil ve mahkeme kararı olmadan işinden ekmeğinden edilen tüm kamu emekçileri işine iade edilmelidir.
  • Kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü güvencesiz istihdam tipine ve esnek çalışma, performans gibi güvencesiz istihdam uygulamasına son verilmelidir.
  • Kariyer ve liyakati yok edip torpilin kapısını sonuna kadar açan mülakat, sözlü sınav ve güvenlik araştırması-arşiv kaydına son verilmeli, herkese güvenceli iş ve güvenli gelecek sağlanmalıdır.
  • Tüm kamu emekçilerini kapsayan, adil bir ek gösterge sistemi hayata geçirilmelidir.

Sıraladığımız bu talepler sadece bizim değil, tüm kamu emekçilerinin talepleridir.

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör:
Etiketler: KESK, Samsun'da, bordro, yaktı,
Yorumlar
Haber Yazılımı