Haber Detayı
04 Ağustos 2016 - Perşembe 12:30 Bu haber 2289 kez okundu
 
LÜTFEN ARTIK KANDIRILMAYIN
Türkiye 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşadığı şoku atlatmaya çalışırken, bir yandan da FETÖ yapılanmasını devlet kadrolarından temizleme girişimlerini sürdürüyor.
- Haberi
LÜTFEN ARTIK KANDIRILMAYIN

FETÖ 40 yıllık geçmişinde Türkiye'deki neredeyse tüm iktidarlar döneminde  ortak çalışma yaptığı ve devlet kadrolarına eğitim kurumlarına ve tüm kilit noktalara sızma izni fırsatı ve desteği verildiği için korkunç bir şekilde devleti ele geçirmiş.
Görünen bu...
Daha neler çıkacak ilerleyen zamanlarda bekleyip göreceğiz.
Neredeyse devlet kadrolarının tamamı, basın yayın organları, şirketler ve ekonomik yatırımlar, dış ülkelerdeki okullar, finans şirketleri ile siyasal, ekonomik, askeri, stratejik, yargısal ve kamusal oluşumunu akıl almayacak bir şekilde geliştirdiği de apaçık ortada.
Ortada olan bir şey daha var. FETÖ bu yapılanmasını gerçekleştirirken en büyük destekçileri mevcut iktidarlar olmuş hep.
Yani siyasetle iyi ilişkiler kurarak gücüne güç katmış.
Ve ne acıdır ki siyasilerin tamamı liderler de dahil zamanında bu yapıya izin vermiş, birlikte hareket etmekten çekinmemiş.
Ve o hale gelmiş ki, cemaat ya da cemaatler eğer iktidar tarafından onay ve destek görüyorsa onlarla iş yapmayan kurum, işadamı ve bürokrat kalmamış
En önemlisi de siyasetçi kalmamış.
Yani şu anda fiilen görevde olan ve yakın zamanlarda görevde olanlar, Özal, Demirel, Çiller, Ecevit Dönemleri dahil neredeyse Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihindeki tüm iktidarlar FETÖ'ye kucak açmış.
Bu kucak açmanın ticari boyutu da olmuş mecburen.
FETÖ'cü kadroların hakim olduğu, eğitim, ekonomi, ticaret, yatırım, teknoloji , yargı kurumları ile iş yapmak ve iyi geçinmek isteyen herkes, eğer işini yürütmek istiyorsa FETÖ'cülerle işbirliği yapmış, ya da yapmak zorunda kalmış.
Şimdi gelinen noktada baktığımızda ticaret ve siyaset yapan çok büyük çoğunluğun yolu  bir şekilde FETÖ ile ya da kadroları ile kesişmiş.
Ve devlet FETÖ'    cü avına çıktı.
Akbabalar da çıkarlarına katkı sağlamayan , çıkar sağlayamadıkları kişileri FETÖ'cü ilan etmeye başladı.

Bu girişimler şantajcı çığırtkanların kişisel hesaplar ile birilerini öne atma, birilerini kollama çabalarını da içeriyor.
Son günlerde bu çabalar oldukça arttı.
Hele de bazı " Basın Kuruluşu" olduğunu iddia eden kişilik! ler  ortaya çıkarak çığırtkanlıklar yapmaya, görevden alınanları savunmaya, çıkarlarına hizmet etmeyen , taleplerini karşılamayan, 
sebeplenemediklerini hedef göstermeye çalışıyorlar.

İlan edilen OHAL ile bu çalışma devam ederken, gelinen noktada kurunun yanında yaşın da yandığı, bu yapılanmayla örgütsel ve darbesel ilişkisi olmayan insanların da gözaltına alınma ve sorgulama eylemlerinin gerçekleştiği aşikar.
Akdeniz Üniversitesi'de gözaltına alınan 20 akademisyen gibi.
Burada amaç, terör ve darbe yapılanmasında yer alanları temizlemekse, acele karar verilmeden , kurunun yanında yaşa bulaşılmadan ve bu yapı içinde (bir zamanlar Cumhurbaşkanı, Başbakanlar, bakanların da olduğu gibi; ) darbe girişimi gibi ülkeyi ve yönetimi demokratik olmayan yollardan silah gücü ile ele geçirmeye çalışmamış olanları ayırdetmek gerek..
Hele de  bu puslu havada, kişisel ve kişisel çıkar hesapları ile başkalarını ihbar etme çabası içinde olanlara da çok dikkat etmeli.
En önemlisi FETÖ'nün yerini benzer yapılanmaların doldurma çabaları...
Bu çabalar içerisinde temiz kalmış, demokrasiye, ülkesine, milletine ve bayrağına bağlı insanları çıkarcı , tetikçi, şantajcı çığırtkanların akbaba çığlıklarına teslim etmemek gerek.
Bundan sonra yapılması gereken o ya da bu cemaat değil, laik , demokratik, hukukun üstünlüğünü savunan, liyakate önem veren bir sistem tesis etmek.
Gelinen noktada Hükümetin çok dikkatli davranmaya çalıştığını görüyoruz.
Uygulamada yanlışlıklar olacaktır elbette.
Ama aslolan bu yanlışların düzeltilmesi, insanların haksız mağduriyetlerinin enhgellenmesidir.
Genel mutabakat gereken konularda görüş alınması, panik havasında kararlar alınmaması, ortak akılla hareket edilmesidir.
Gelinen nokta göstermiştir ki, Türkiye'de ve Dümnyada Tek Adam uygulaması daima toplumları geriye götürüyor.
Sözün özü...
 FETÖ ile irtibatı olanları, geçmişte iş yapanları, ticaret yapanları ayıklamaya ve uzaklaştırmaya çalışırken, yaptıranları da uzaklaştırmalı, çığırtkanların ve ve bulanık ortamda yargının da önüne geçerek pirim yapmaya çalışanları da sorgulamalı.
 
Hele de yargısız infaz yapanlara asla fırsat verilmemeli.
Ve en can alıcı soru:
" İktidarların desteklediği bir Cemaat ve hainliği ortaya çıktıktan sonra Örgüt  ile direkt ya da dolaylı olarak işbirliği yapmamış, ya da yapmak zorunda olmayan ;
Kaç Başbakan, Bakan var  ?
Kaç Siyasetçi Var?
Kaç Belediye Başkanı, Meclis  üyeleri var ?
Kaç İşadamı var ?
Kaç Üst Düzey Bürokrat var ?
Kaç general, subay var?
Bunu sıralamaya kalkarsak memlekette adam kalmayacak ve cemaatle işbirliği yapmayanlar azınlığa düşecek...
O zaman ey çığırtkanlar;
Birilerini yem yapacak , ya da ortaya atacaksanız, ve eğer gerçekten demokrasinin gelmesi ve darbelerin artık olmaması ise amacınız ;
Bu çetenin güçlenmesinin, devletin iliklerine kadar sızmasının yolunu açanlardan başlayın çığırtkanlığa,
Bundan kurtulmanın yolu kandırıldık! demekse eğer,
Bu gerekçe en tepeden en alta kadar olanların da gerekçesi olmalı.
Yoksa tepedeki kandırılanlar dururken alttaki kandırılan ya da kandırılmak zorunda kalanların tümünü de İçeri tıksanız, bu sorunu çözemezsiniz.
Yani artık lütfen kandırmayın ve kandırılmayın...
Da rahat uyku uyuyalım..
 

Kaynak: Editör:
Etiketler: LÜTFEN, ARTIK, KANDIRILMAYIN,
Yorumlar
Haber Yazılımı