Haber Detayı
09 Kasım 2018 - Cuma 18:19 Bu haber 123 kez okundu
 
Nuri Başar'ın Köşe Yazısı
Nuri Başar'ın yazısı
GÜNDEM Haberi
Nuri Başar'ın Köşe Yazısı

insan her zaman ve her ortamda doğruları savunma erdemliliğine sahip  olmalıdır. Hakk’ı ve adaleti koruyabilmek için gerektiği zaman diyet ödemeyi göze alabilmeli ve hatta düşmanının bile hakkını savunabilmelidir. Toplumda adalet ancak böyle tesis edilebilir ve huzur ancak böyle sağlanabilir.

Kişisel menfaat kavgaları, siyasi çıkar üzerine bina edilen dalaşmalar veya ırk ayrımcılığı gibi inanç değerlerimizle örtüşmeyen gerilim ve kutuplaştırmalar bir topluma ancak günümüzde olduğu gibi terör ve kaos getirir.

Allah (c.c.) insanları, etnik kimliklerini öne çıkararak diğerlerine üstün görmek ve ırk ayrıcalığı yapmak için değil, biribirlerini tanımaları için kavimler halinde yaratmıştır. Her ırk veya millet veyahut fert, hepsi Allah’ın (c.c.) kuludur ve Allah (c.c.) nezdinde üstünlük ancak kulun, Allah’ın (c.c.) kurallarına sadakat ve bağlılığı ile ölçülür.

Onur, itibar, şeref, servet, makam ve mevki gibi insanın toplumdaki statüsünü saygın bir konuma getiren değerlerin hepsi Allah’ın (c.c.) nezdindedir. Bunları istediğine verir, istemediğine vermez. Bunların tamamı kulun dünya hayatının imtihan malzemesidir. Hak etmeyenden de dilediği zaman verdiği nimetlerini çekip geri alıverir.

Bir gün önce herkesin gıpta ettiği Karun’un sarayını ve servetini yerin dibine geçirdiği ve Romanya’nın diktatör devlet başkanı Çavuşesku’nun, bir kişinin “yuuuh” diye protesto etmesi üzerine her şeyini bir anda kaybettiği düşünülürse, öyle sanıyorum ki ne demek istediğim daha iyi anaşılır.

İnsan; adına hayat denilen imtihan dünyasında kendisine sunulan nimetleri,  o nimetlerin sahibinin rızasına uygun olarak kullanmalıdır. Kişiye verilmiş olan nimetler; başkalarına zulmedilsin veya birilerine üstünlük taslasın diye değil, bu nimetlerle imtihan edilmek için verilmiştir.

Öyle olunca; kişinin ırkı, kan bağı, soyu, kimliği, kişiliği, makamı mevkisi değil, inanmış ve inancının gereğini yaşamış olması önem arz eder. Ölçüsünü İslâm inancının akait  kurallarından almayan her fikir veya inanış batıldır ve Allah (c.c.) nazarında hiçbir değeri yoktur. Batılın peşinde koşanlar da önem verdikleri şeyler gibi değersizdir.

Bu gerçekler doğru anlaşılıp hayata yine doğru uygulanması halinde, inanmış toplumlarda ırk ayrılığı gerilimleri kesinlikle yaşanmaz. Çünkü her Müslüman; vazgeçilmez haklara sahip olma hakkının herkes için geçerli olduğunu bilir. 

Bunun aksine hareket eden ve toplumda nifak oluşturmak için ırki gerginliği tetikleyenler, bir taraftan toplumun birlikteliğini dinamitlerlerken diğer yandan dünya sınavını kaybederler. Bilmezler ki, dünyanın hiçbir nimeti bu sınavı kaybetmeye değimez.

Onur, itibar ve saygınlık arayan için tek çıkar yol, Allah’ın (c.c.) hükmüne boyun eğmek ve teslim olmaktır. Kendisine verilen makam ve sorumluluğu, O’nun hükümlerini tersine çevirmek için kullananların onur ve itibarlarının bir gün sıfırlandığı tarihte yaşanan gerçeklerdir.

Hatırlatması bizden. 09. 11. 2018

Nuri BAŞAR

 

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: Nuri, Başar'ın, Köşe, Yazısı,
Yorumlar
Haber Yazılımı