Haber Detayı
02 Nisan 2020 - Perşembe 16:01 Bu haber 497 kez okundu
 
Nuri Başar Yazdı: Allah'ın Hesabı
Nuri Başar'ın Köşe Yazısı
YAŞAM Haberi
Nuri Başar Yazdı: Allah'ın Hesabı

Bir ülkenin refah seviyesinin yükselmesi veya diğer bir deyimle kalkınması; üretmesi, ürettiğini pazarlamak suretiyle paraya çevirmesi ve en azından gelirleri giderlerini karşılaması ile mümkün olabilir.

 

 

Üretmeyen, geliri giderini karşılamayan, devamlı bütçesi açık veren, her geçen gün borç yükü artan ve gelirleri faizleri karşılamakta bile zorlanan bir ülkenin kalkınmışlığından söz edilemez.

 

 

İktidar yıllardır hep göze hitap eden, algı operasyonuna yönelik harcamalar yaptı. Onur, şeref ve saygınlığın Allah (c.c.) nezdinde olduğunu unutanların; “İtibarda tasarruf olmaz” anlayışı ile yaptıkları harcamalar üretimi değil, ülke gelirlerini veya milli sermayenin birilerine aktarılmasına yönelik oldu.

 

 

Bin odalı saraylar, doluluk garantisi verilerek yaptırılan şehir hastaneler, yolcu kapasite teminatı ile deniz üzerinde inşa edilen hava limanları, köprüler ve benzeri yatırımlara her sene bütçeden milyarlarca lira ödeme yapılma zorunluluğu getirildi.

 

 

Bunun yanında kâr eden kuruluşlar, kamu arazileri, üretim sahası ve istihdam alanı olan fabrikalar özelleştirildi, üretim durduruldu ve istihdam özel sektörün inisiyatifine bırakıldı.

 

 

Yapılan hesapsız harcamaları; özelleştirme ve milli gelirler karşılamayınca bu defa varlık fonu kuruldu ve bu fon daha sonra Hazine Bakanlığına devredildi.

 

 

 Bunların doğru olmadığını, yanlış olduğunu ve bu yanlışlardan vazgeçilmesini söyleyenler; iktidar ve koltuk değneği tarafından nerede ise vatan haini ilan edildi. Hatta “Ekonomimiz dünyayı kıskandıracak durumda, dünya bizi kıskanıyor, muhalefet bizi çekemiyor” denildi.

 

 

Sonunda hiç hesapta olmayan bir Covit 19 çıktı. Her şey toz dumana karıştı, hesaplar ve sistemler alt/üst oluverdi. Neticede yapılan uyarıların haklı olduğu, ekonominin söylenilen gibi kıskanılacak halinin olmadığı ortaya çıktı.

 

 

Virüse karşı alınan tedbirler nedeni ile mağdur olan vatandaşlar gözlerini devletten gelecek yardımlara çevirdiler. Çünkü toplum devletin savaş veya bir salgın hastalık durumunda mutlaka tedbiri vardır hesabı içindeydiler.

 

 

Salgından mağdur olan vatandaşlar bir de baktılar ki, devlet vatandaştan yardım istiyor. Bununla da kalmayıp belediyelerin doğrudan halka ulaştırmak üzere başlattığı yardım hesaplarını “devlet içinde devlet olmaz” diyerek bloke ediyor.

 

 

Halbu ki; hiçbir resmi kuruluşun veya Sivil Toplum Örgütünün devlet içinde devlet olmaya niyeti yok ve olamaz. Herkesin amacı bu fevkalade ortamda vatandaşın yarasına az da olsa merhem olabilme gayreti.

 

 

Ama iktidar yardım yapılacaksa ben yaparım, vatandaş yardımların benden geldiğini bilsin istiyor. Yani hem yardım topluyor, hem de halen itibardan taviz vermiyor.

 

 

Gücüne, kuvvetine ve hikmetine kurban olduğum Allah (c.c.); mini minnacık bir virüs ile hem dünyaya hükmetmeye kalkışanların acziyetlerini ortaya koyarak herkese haddini bildiriyor ve hem de algı operasyonları ile toluma yön vermeye çalışanların saçlarını (berber misali) önlerine döküyor.

 

 

Ne diyelim; işte Allah’ın (c.c.) hesabı işte böyle tahakkuk ediyor. O neylerse güzel eyler.

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: Nuri, Başar, Yazdı:, Allah'ın, Hesabı,
Yorumlar
Haber Yazılımı