Haber Detayı
14 Haziran 2019 - Cuma 18:01 Bu haber 726 kez okundu
 
Samsun Eğitim İş’ten 2018-2019 Öğretim Yılı Değerlendirmesi
Eğitim İş Samsun Şube Başkan ı Rüstem Kara, 2018-2019 Öğretim Yılını değerlendirdi.
EĞİTİM Haberi
 Samsun Eğitim İş’ten 2018-2019 Öğretim Yılı Değerlendirmesi

100 BİN EĞİTİM ÇALIŞANI EKONOMİK KOŞULLAR YÜZÜNDEN EMEKLİ OLMUYOR!

 

Eğitim çalışanlarının zor koşullar altında görev yaptığını belirten Rüstem Kara, “  Okullarımızda görev yapan, memurlar, teknik elemanlar, yardımcı hizmetliler, öğretmenler bütün eğitim çalışanları kendi eşdeğerlerinden çok düşük maaşlarla görev yapıyorlar. Emekliliği gelmiş yüz binden fazla eğitim çalışanımız, emekliliğinde geçim sıkıntısı yaşayacağını düşünerek, emekli olamadı. Her kademedeki memurun ek gösterge beklentisi söz verildiği halde gerçekleşmedi. 

     Öğretmeni ekonomik, özlük ve sosyal haklar bakımından rahatlatacak, yeniden mesleki itibar ve onurunu yükseltecek bir yenilik bir gelişme ne yazık ki yeni Milli Eğitim Bakanımızdan duyamadık.   Sözleşmeli ve ücretli yaklaşık 160 bin öğretmenimizin hiçbir sorununun çözülemediği bir yılı daha tamamladık. “ dedi.

 

ÖĞRETMENLER MÜLAKAT KOMİSYONU ÖNÜNDE EĞİLMEK ZORUNDA

 

     Yeni atanan bütün öğretmenlerin,  KPSS puanı, pedagojik formasyonu, “Öğretmen olur” sağlık raporu ve diplomasına rağmen mülakat komisyonlarının önünde eğilmek zorunda bırakıldığını ifade eden Rüstem kara, “  Hakkı olanın değil, torpili olanın mülakatı kazandığı bir sistemle devlet öğretmen almaya başladı. Bu süreçte birçok öğretmenimiz atanma umutlarını yitirdiği için intihar etti.

    Uygulamalı eğitim için hiçbir olumlu adımın atılamadığı bu eğitim sisteminin başarı kriteri sınav kazanan öğrenci sayısı olunca, birçok ilimizde kendine göre bir yol izleyerek, başarı sıralamasında öne geçme yarışı içinde kendini bulmuştur. Samsun’ da MEM tarafından iyi niyetle başlatılan maarif hareketi böyle bir projedir. Birçok okulda öğretmenler için angaryaya dönen “maarif hareketi” amacından uzaklaşmıştır.” Diye konuştu.

 

SAMSUN MEM, MAARİF HAREKETİ’NDEN  VAZGEÇMELİ!

     Samsun’da maarif hareketi olarak ortaya koyulan projenin sınava endeksli olarak çalıştığını söyleyen Rüstem Kara, “  Ancak eğitimin yeteneklere göre yapılamadığı bu sistem; hem öğretmene ek yük çıkarırken, hem de farklı türdeki okulların öğrencilerine aynı ortak sınavların yapılması yeni sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Öğretmenin öğrencilerini yetiştirmesinde yaratıcılığını engelleyen ve okullara gereksiz ikinci bir yük getiren bu sistemle birlikte, eğitim ortamlarında yeni sorunlar yaşanmaktadır.

Yeni ortaöğretim tasarımı da bu sistemle çelişmektedir. Paralel ikinci bir MEB gibi çalıştırılan maarif hareketi yeni ortaöğretimin tasarımının eğitim felsefesi ile çelişmektedir. Samsun MEM konunun tarafları ile görüşerek bu projesinden vaz geçmelidir.” ŞEKLİNDE KONUŞTU.

 

                EĞİTİM BİLİMSELLİKTEN UZAKLAŞTIRILIYOR

      Milli Eğitim sisteminin  siyasal iktidarın egemen ideolojisinin önemli bir bileşeni haline getirilerek en fazla yıpratılan alan olduğunu bildiren Rüstem Kara değerlendirmesini şöyle tamamladı: “  Kindar nesil projesini her türlü hukuki, vicdani ve etik kuralı ayaklar altına alarak yaşama geçirmeye çalışan siyasal iktidar, çağdaşlaşmanın temeli olan eğitimi, kendi ideolojik amaçları doğrultusunda biçimlendirmeye çalışmaktadır.

        Karma eğitimi yok etmeye çalışan, okullarımızı “haremlik-selamlık” şeklinde ayırmaya kalkan bu anlayış; çocuklarımızı eşit haklara sahip, ülkenin geleceğinde yararlı yurttaşlar olarak eğitip yetiştirmek yerine, onları cinsel kimlikleriyle ön plana çıkarmaktadır. Çağdaş, laik ve bilimsel eğitimde bu uygulama kabul edilemez. Eğitim-İş olarak, Cumhuriyet kazanımlarını geriletecek olan bu yanlış girişimin iptali için dava açtık.

     4-6 YAŞ GRUBU ÇOCUKLAR DİN-DEĞERLER EĞİTİMİ ADI ALTINDA HEBA EDİLİYOR 

  Ayrıca 4-6 yaş çocuklarımıza zorunlu okul öncesi eğitim verilmesi, okul öncesinde yüzde yüz okullaşma sağlanması gerekirken hızla bu hedeften uzaklaşılmakta, bu yaş çocuklarımız Diyanet İşleri Başkanlığı gibi işi eğitim olmayan kurumlarca dini eğitim/ değerler eğitimi adı altında en verimli çağları heba edilmeye çalışılmaktadır.

    Eğitim-İş olarak 4-6 yaş grubu çocuklar için Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen öğretim programının öncelikle yürütmesinin durdurulması ardından iptal edilmesi için Danıştay nezdinde dava açtık.

 

     YENİ ORTAÖĞRETİM MODELİ EĞİTİMDE EŞİTSİZLİĞİ DERİNLEŞTİRECEK!

 

    Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un ortaöğretim de “reform!” diye nitelediği yeni bir modeli hayata geçirmeye, eğitimin piyasa koşullarına sunulmasında bir adım daha atmaya hazırlanıyor.

   Getirilmek istenen yeni sistemde, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, beden eğitimi, resim, müzik gibi gençlerin pozitif bilimlerle temasını sağlayan, neden sonuç ilişkisi kurmasını öğreneceği ya da kişisel gelişimine fayda sağlayacak dersler, seçmeli ders olarak belirlenmiştir. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin bütün liselerde dört yıl boyunca haftada iki saat zorunlu ders olarak belirlenmesi, laik bilimsel eğitimden her geçen gün ne kadar uzaklaştığımızın göstergesidir.

    Eğitimde geleceği yakalamak için öncelikle yapılması gereken, bilimsel anlayıştan uzak vakıf, cemaat, dernek adı altında geçmişte FETÖ yapılanması gibi hareket eden siyasal İslamcı yapıların eğitime müdahalesini önlemek, okulların fiziki şartlarını geliştirmek ve eğitimin esas paydaşlarıyla işbirliği geliştirmek olmalıdır.

 

   SONUÇ

      Eğitim sisteminde yıllardır yaşanan sorunların, bakan değişikliğine, büyük reformlar gerçekleştirileceği vaadiyle açıklanan vizyon belgelerine rağmen, 2018-2019 eğitim öğretim yılında da artarak devam ettiği görülmektedir. Eğitimde yaşanan yapısal sorunlar karşısında MEB’in somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmek gibi bir amacının olmadığı, eğitimde yaşanan ticarileşme, özelleştirme ve dinselleştirme uygulamalarının hız kesmeden devam edeceği görülmüştür.

     Eğitim-İş olarak, Anayasamızın 42. Maddesinde de ifadesini bulan imkanı olmayanın öğrencilerimizin devletin eğitim kurumlarında ve yurtlarında kalabildiği parasız, laik, bilimsel, demokratik ve karma eğitim mücadelemize, Atatürk’ü ve devrimlerini anlatmaya, haksızlığa, hukuksuzluğa maruz kalmış tüm eğitim emekçilerinin yanında olmaya devam edeceğiz. Yolumuz çağdaş uygarlık yoludur, yolumuz Cumhuriyet yoludur ve bu yoldan asla dönmeyiz.”

 

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: , Samsun, Eğitim, İş’ten, 2018-2019, Öğretim, Yılı, Değerlendirmesi,
Yorumlar
Haber Yazılımı