Haber Detayı
28 Şubat 2020 - Cuma 19:17 Bu haber 15676 kez okundu
 
Samsun Eğitim Sen’den Okullarda Dini Cemaat ve Vakıf Faaliyetlerine Tepki
Eğitim Sen Samsun Şube Başkanı İsmail Yavuz bir basın açıklaması yaparak okulların kamusal alanlar olduğunu ve eğitimin kamu görevlileri olan eğitimciler eliyle yürütülmesi gerektiğini söyledi.
EĞİTİM Haberi
Samsun Eğitim Sen’den Okullarda Dini Cemaat ve Vakıf Faaliyetlerine Tepki

İsmail Yavuz yaptığı açıklamada, eğitim faaliyetlerinin değişik dini cemaatlerin, vakıfların, Diyanet İşleri Başkanlığının, Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığı protokoller eliyle yürütülmeye çalışıldığını söyledi.

 

ELİNİZİ OKULLARDAN ÇEKİNİZ

 

Yavuz açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “  Elinizi okullardan çekiniz. Okullar kamusal alanlardır ve eğitim kamu görevlileri olan eğitimciler eliyle yürütülmelidir. 2012 yılında çıkarılan 4+4+4 yasasıyla birlikte okullarımız eğitim kurumu olmaktan çıkarıldı. Eğitim faaliyetleri değişik dini cemaatlerin, vakıfların, Diyanet İşleri Başkanlığının, Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığı protokoller eliyle yürütülmeye çalışılmaktadır. Yargı kararlarına rağmen devam eden MEB ile protokollerinden, çocuk istismarlarından, yurtlarında diri diri yanan çocuklarımızdan bildiğimiz Ensar Vakfının okullarımızda ne işi var. Yetkilileri uyarıyoruz. İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu duruma cevap vermelidir.

 

       Ensar Vakfı’nda çocuklarımızın maruz kaldığı cinsel istismarı “bir kereden bir şey olmaz”, “münferit bir olay” diye aklamaya girişip bu vakıfları vergi kaçırarak beslemeye devam edenlerin, kamu kaynaklarını sahip olduğu kamu gücünü kullanarak yağmalayıp kendi çıkarlarına kullananların asıl çaldığı başta çocuklarımız olmak üzere bu toplumun geleceğidir. Kızılay-Ensar Vakfı olayında bir kez daha açığa çıkmıştır ki; kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasıyla yandaş sermaye bizzat iktidar eliyle semirtilmiş, gericilik finanse edilmiş ve sırtını emekçilere, halka, yüzünü sermayeye dönen kirli düzenin devamı sağlanmaya çalışılmıştır.

 

 

KAMU KAYNAKLARI EMAAT VAKIF VE DERNEKLERE AKTARILIYOR

 

 

      Ülkemizde skandalların, kamu kaynaklarının gerek yasalar çiğnenerek, gerek yasa kılıfında ya da yeni yasa yaparak sermayeye, aile efradına, gerici cemaat, vakıf ve derneklere aktarılmasının, yağma ve talan düzeninin sürdürülmesi amaçlanmaktadır.      Çocuklarımız devlet okullarında en iyi bir biçimde eğitim görmeli, eğitimin içeriği dinsel ögelerle değil bilimsel esaslar çerçevesinde oluşturulmalıdır. Çocuklarımız ne olduğu bilinmeyen vakıflar ve dernekler eline terk edilemez.     15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında yeterince ders alınmamış olacak ki yine dinci cemaat ve vakıflar eğitim kurumlarında faaliyet yürütmektedir.

 

      Eğitim Sen sosyal hukuk devleti çerçevesinde laik eğitim mücadelesi veren bir sendikadır. Milli Eğitim Bakanlığı ile dini cemaatler arasında yapılan protokoller Danıştay tarafından iptal edilmiştir. Buna rağmen dini cemaatler okullardan elini çekmemektedir. Mücadelemiz bu anlamıyla devam edecektir. Eğitim birliği ve laik eğitim mücadelesi bizim olmazsa olmazlarımızdandır.   4+4+4 yasası 2012 yılında çıktıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı sorumluluğunu ve yetkilerini dini cemaatlere ve diyanete vermiş durumdadır. Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Diyanet Bakanlığına dönüşmüştür. Camiye, kışlaya ve okula siyaset girmesin diyenler, dini cemaatler eliyle okullarımıza siyasetin daniskasını sokmuşlardır. İktidarın “dindar ve kindar nesiller” yetiştirme projesinin bir basamağı olan bu tip faaliyetler bizler tarafından asla kabul edilemez.

 

DİNİ VAKIF VE CEMAATLERİN FAALİYETLERİNDE GÖREVLİ OLANLAR EĞİTİMCİ DEĞİL

 

        Bu dini vakıf ve cemaatlerin faaliyetlerinde görevli olanların hiç birisi pedagojik eğitimi olmadığı gibi eğitimci de değillerdir. Bu durum çocuklarımızın hak ihlaline ve de çocuk istismarına girmektedir. Eğitim Kamusal bir hizmettir ve kamu görevlileri eliyle yürütülmelidir. Danıştayın verdiği karar da bu yöndedir. Anayasa’nın 2. Maddesi laik ve sosyal hukuk devletine özellikle atıf yapar.   Anayasa’nın 24. maddesi; “Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.” demektedir.

      128. Maddesi; “kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” demektedir.       1739 sayılı Milli Eğitim Kanununun 43. Maddesi; “Öğretmenlik, devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır.”           Öğretimin birliği kanununa da aykırı olan bu tip uygulamalara derhal son verilmelidir. Bu hukuksuzluklara neden olan kamu görevlileri hakkında da işlem yürütülmelidir.

 

SAMSUN’DA ENSAR VAKFI  OKULLARDA 40 DERSTE AHLAK KİTABI DAĞITIYOR

 

         Samsun’da Ensar Vakfı hangi sıfatla ve hangi Anayasal ve yasal dayanakla okullara giderek, “40 derste ahlak” kitabını dağıtmakta ve bu konuda sınav yapabilme cesaretini bulmaktadır. Yalnızca Ensar vakfı da değil, pek çok dini cemaatin vakfı yarışma adı altında okullara afişlerini asmakta ve öğrencilerimizi yarışmalarına davet etmektedir.  Çocuğun pedagojik ve üstün yararı ilkesi gözetilmeden ve velisinin onayı alınmadan böylesi bir hukuksuzluğa imza atanlar hukuk karşısında ve toplum vicdanında sorumludur. Anayasal ve yasal suç işlenmektedir. Daha sonra “ne istediler de vermedik” ya da “kandırıldık, Allah bizi affetsin” dememek gerekir. Bugünden Anayasa ve yasaların hükümleri yerine getirilmelidir.

       Gerici dini vakıfların okullarda cirit atması öğretmenlik mesleğine de hakarettir. Bir milyon öğretmeni bünyesinde barındıran Milli Eğitim Bakanlığı, “ahlak” konusunda ve “değerler eğitimi” konusunda kendi öğretmenine güvenmemekte, gerici dini vakıflara güvenmektedir.  Dini vakıf ve cemaatlerle imzalanan protokollere yargı kararlarına rağmen ısrarla devam edilmesi hukuksuzdur. Dini vakıf ve cemaatlerin okullarda örgütlenmesine hizmet edecek her faaliyet yasadışıdır ve kesinlikle kabul edilemez. Eğitimin yok olma noktasına getirilen laik bilimsel ve kamusal niteliği güçlendirilmelidir. Eğitim Sen olarak erişilebilir, nitelikli, kamusal, parasız, bilimsel ve laiklik eğitim mücadelemiz devam edecektir."

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: Samsun, Eğitim, Sen’den, Okullarda, Dini, Cemaat, ve, Vakıf, Faaliyetlerine, Tepki,
Yorumlar
Haber Yazılımı