Haber Detayı
16 Aralık 2020 - Çarşamba 17:49 Bu haber 2914 kez okundu
 
ZMO’dan Korkutan Açıklama
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Hasan ÇOBANCI 2021 Yılının Ülkemiz Tarım Sektörü İçin Hüsran Yılı Olacağını söyledi.
SİVİL TOPLUM Haberi
ZMO’dan Korkutan Açıklama

 Çiftçilere Yapılacak 2021 Desteklerinin Hayret, Gayret, Sabret Devrini Bitirdiğini belirten Hasan Çobancı, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 

 

Ülkemiz tarım sektörünü nasıl bir geleceğin beklediğini anlayabilmek için söylem dışında sektöre yönelik resmi belgelere bakmak gerekmektedir.

 

2021 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, 27 Ekim 2020 tarih ve 31287 sayılı 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayınlandı.

 

2021 yılında ödenecek 2020 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar, 5 Kasım 2020 tarih ve 31295 sayılı 1. Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayınlandı.

 

Tarım ve Orman Bakanlığı 2021 Yılı Bütçe Teklifi, 14 Aralık 2021 tarihinde bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü.

 

Dünya ekonomisinin en gelişmiş ülkeleri olan ABD ve AB, Pandemi sürecinde tarımsal üretimi artırmak ve gıda gereksinimlerini karşılanması için ek ekonomik destekleri gündeme getirdi. ABD, ilk aşamada tarımda 19 milyar dolar ek destekleme yapacağını açıkladı. AB, 2021-2027 tarımsal destek bütçesini açıklayıp üreticilerin önünü görmesini sağlarken, 1 trilyon Euro toparlanma fonu oluşturdu. Ülkemizde ise açıklanan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” başlıklı önlemler paketinde tarım sektörü yer almadı. Gündemdeki her üç düzenleme ise, ülkemizde artan enflasyon ve döviz kuruna karşın tarımsal desteklerde artış içermemekte, aksine azalışlar öngörmektedir.

 

 

Pandemi sürecinde tüm dünyada tarım sektöründe üretim ve dış ticarete yönelik korumacılık önlemleri artarken, ülkemizde ek tarımsal ekonomik önlemler paketi yürürlüğe girmesi gerekirken, mevcut ve gelecek desteklerin azaltılması en hafif deyimle aymazlıktır.

 

 

Tarım ve Orman Bakanlığı 2021 Yılı Bütçesi Değerlendirmesi

 

 

2021 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda belirtilen “Tarımsal Destekleme Bütçesi 2020 yılında, On Birinci Kalkınma Planı hedefleriyle uyumlu olarak bir önceki yıla göre yüzde 29,4 oranında artırılmış ve 21,97 milyar TL’ye ulaşmıştır. 2021 yılında ise bir önceki yıl seviyesi korunarak 22 milyar TL olarak öngörülmüştür.” şeklindeki ana hedefler doğrultusunda hazırlanan Tarım ve Orman Bakanlığı 2021 Yılı Bütçesi, tarım sektörünün sorunlarını çözmekte öte, sorunları daha da artıracak kesintiler bütçesidir.

 

2006 yılında çıkarılan 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesindeki tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın milli gelirin 1’inden az olamayacağı hükmüne rağmen, verilen desteğin milli gelire oranı yıllara göre 0,4-0.6 aralığında kalmıştır.

 

 

2018 yılında 14,5 milyar TL destekleme ödemesi yapan Bakanlık, 2019 yılında 16,1 milyar TL’lik bir destekleme bütçesi ayırmış, 2020 yılında ise bu miktar 22 milyar TL’ye çıkmıştır. Oysa 5488 sayılı Yasaya göre çiftçilerimize verilmesi gereken en az destek miktarı 2019 yılı için 42.8 milyar TL, 2020 yılında daha fazla olması gerekirdi. 2021 yılı destekleme bütçesinin son andaki bir değişiklikle 23 milyar TL olması, aslında artırılmamış olması, daha önceki yıllarda karşımıza çıkmayan bir durumdur.

 

Mazot desteği 2020 yılında 2 milyar 901 milyon TL iken 2021 yılında 2 milyar 724 milyon TL’ye düşürülmüştür. Yurt dışına bağımlı olduğumuz mazotta dövizdeki ciddi artışa karşın desteğin 6.1 oranında azaltılması kabul edilemez.

 

 

Gübre desteği 2020 yılında 840 milyar TL iken 2021 yılında 788 milyar TL’ye düşürülmüştür. Kesinti oranı 6.2’dir. Oysa Amonyum Sülfat gübresi Mart 2020’de 1080 TL iken Ekim 2020’de 1245 TL, DAP gübresi Mart 2020’de 2050 TL iken Ekim 2020’de 2285 TL’ye yükselmiştir.

 

Hayvancılık desteği 2020 yılında 6 milyar 862 milyon TL iken 2021 yılında 6 milyar 324 milyon lira TL’ye düşürülmüştür. Hayvancılık desteklerinde kesinti oranı 9,6 düzeyindedir.

ÇATAK, Çevre Amaçlı Tarım Arazilerini Koruma Programı için 2020 yılında 150 milyon TL destekleme varken 2021’de 100 milyon TL destek öngörülmektedir.

 

 

Resmi olarak açıklanan 14 enflasyon oranı, 30’ları aşan döviz kur artışı, dövize bağlı girdi maliyetlerindeki ortalama en az 30 artış karşısında, ödemelerin gelecek yıllara kalacak olması nedeniyle ödendiği dönem çiftçiye bu desteklerin neredeyse yarısı yansıyacaktır. Bu yanlış tercih üreticimizin ve üretimimizin göz ardı edilmesi, çiftçimizin kendi kaderine terk edilmesi anlamına gelmektedir.

 

Tarımsal desteklerin yeterli olmaması dışında bu konudaki en önemli sorunların başında desteklerin zamanında ödenmemesi gelmektedir. 2020 Kasım ayı verilerine göre 2019 yılına ait 18.4 milyar TL ödeme ile desteklerin henüz 84’ü ödenmiştir. Uygulanan gecikmeli bu ödeme şekli çiftçiyi sürekli borçlu konumuna düşürmektedir.

 

Tarım ve Orman Bakanlığının TBMM' de 14 Aralık 2020 tarihinde ypılan bütçe görüşmeleri sırasında sayın Tarım ve Orman Bakanının TUİK rakamlarına göre ülkemiz tarımının yılın ilk üç çeyreğinde 5,8 oranında büyüdüğünü ifade etmiştir. O halde çiftçilere yapılan desteklerin artması gerekmez miydi?

 

 

Ülkemizde tarım sektörünün GSMH’dan aldığı pay 2012 yılında 67 milyar dolar iken 2019 yılında 48 milyar dolara düşmüş, aynı dönemde tarım sektörüne kullandırılan kredi miktarı 34 milyar TL’den 128 milyar TL’ye yükselmiştir. Bankalar dışında kooperatifler ve özel sektöre olan borcun toplamı 180 milyon TL’yi bulmuştur. 2020 yılında bankalarca kullandırılan toplam 128 milyar lira tarımsal kredinin 118 milyar TL’si nakdi kredi, 5.4 milyar TL’si takipteki kredi ve 4.7 milyar TL’si gayri nakdi kredidir. Çiftçilerimizin 128 milyar TL krediye karşılık 200-225 milyar TL civarında teminat göstermesi sonucu traktörü, hayvanı, evi, arsası üzerine ipotek konulmuştur. Çiftçi kuruluşu olan Tarım Kredi Kooperatifleri, maalesef bankaların üzerinde faiz ile kredi vermekte, mazot dahil temel girdileri daha pahalıya satmaktadır.

 

 

T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin 2020 yılı Nisan ve Mayıs ayında dolacak kredilerin anapara ve faiz tutarlarının ertelendiği altı aylık sürenin dolması üzerine bugünlerde çiftçilerin traktörlerine, evlerine, arsalarına, hayvanlarına haciz işlemi yapılmaya başlanmıştır. Bu süreçte 17 Kasım 2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7256 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kapsamında toplam 500 milyar TL karşılığı kamu alacağı yeniden yapılandırılırken çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası borçlarının yeniden yapılandırılması ile ilgili bir düzenlemeye yer verilmedi.

 

Tarımsal desteklerin zamanında ödenmemesi, en az 1 yıl sonradan ödenmesi, geliri banka ve piyasa borcuna giden üreticimizin üretimden uzaklaşması sonucunu doğurmaktadır. Oysa üretim artışını ve tarımsal üretim planlamasını yönlendirmesi gereken desteklerin amacına ulaşması için desteklerin ürün ekiminden önce, yeterli, zamanında ve kesintisiz ödenmesi gerekmektedir.

 

Türkiye tarım sektörü gecikmeksizin desteklenmelidir

 

Neoliberal tarım politikalarının ülkemizde kronikleşen tarım ve gıda sektörü ile kırsal alan sorunlarını geçmişte olduğu gibi günümüzde de çözemediği ortadadır. Ülkemizde önceki yıllarda olduğu gibi pandemi sürecinde de yapısal sorunları çözmek yerine “yerli ve milli” söylemi dışında maalesef yerli üretimi ve üreticiyi korumaya yönelik somut ekonomik desteklere dayalı üretim seferberliğine yönelik kamucu tarım politikaları uygulamaya konulmamaktadır. Tarımsal altyapı sorunlarının çözülmediği, dışa bağımlı girdi fiyatlarının sürekli arttığı, uygun kredi olanaklarının yaratılmadığı, desteklerin yeterli ve zamanında ödenmediği önümüzdeki üretim döneminde iklim koşullarındaki olumsuzluklar da çiftçilerimizi daha zor bir dönemin beklediğini göstermektedir. Rant ve faiz ekonomisi yerine üretim ekonomisine geçilmediği sürece Pandemi sürecinin belirsizliği ve ülkemizde yaşanan ciddi kuraklık sorununun da etkisiyle 2021 yılı tarım sektörü için kriz yılı olmaya devam edecektir.

 

Çözüm; stratejik bir sektör olan tarım sektörünü gecikmeksizin korumak ve somut önlemlerle üretim ekonomisine geçmektir. 5488 sayılı Tarım Kanunu gereği, bütçeden tarıma ayrılan kaynak, 2021 yılı bütçesi ve sonraki yıllar için gayrisafi millî hâsılanın en az 1’i düzeyine yükseltilmelidir. 2019 yılı destekleme ödemeleri tüm illerimiz için derhal ödenmeli, 2020 destekleme ödemeleri ise 2021 yılı bitmeden ödenmelidir. Tarımsal desteklerin yönlendiriciliğinde ivedilikle ülkesel ve bölgesel tarımsal üretim planlamasına geçilmelidir. Dövizdeki artışa paralel artan girdi fiyatlarındaki kaçınılmaz yükselişi önlemek ve üretime kesintisiz devam etmek için gübre, tohum, ilaç, yem, mazot, elektrik gibi temel girdilerin maliyetleri düşürülmeli, tarımsal girdilere destek verilmeli, KDV/ÖTV indirimi dahil üreticiyi ve üretimi rahatlatıcı önlemler ivedilikle alınmalı, ek ekonomik destekler açıklanmalıdır.

 

 

Üreticilerimizin kamu ve özel bankalar ile Tarım Kredi Kooperatiflerinden aldıkları krediler yapılandırılmalı, faiz silinmesi yanında ana para için kredinin alındığı dönemin faiz koşullarıyla yapılandırma gündeme gelmelidir. Çiftçilerin BAĞKUR ve SSK borçları ertelenmelidir. Tarımsal sulama yatırımları artırılmalı, elektrik ve su için çiftçi borçları yapılandırılmalıdır. Tarımsal girdilerin üretilmesi ve üreticiye ulaştırılması konusunda ülkemiz için farklı seçenekler aranmalı, öncelikle tarımsal ilaç ve gübre olmak üzere yerli girdi üretimine yönelik gerekli ar-ge çalışmaları hızlandırılmalı ve süreç koşulsuz desteklenmelidir.”

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: ZMO’dan, Korkutan, Açıklama,
Yorumlar
Haber Yazılımı