Yazı Detayı
08 Ekim 2019 - Salı 15:47 Bu yazı 41 kez okundu
 
BİR ÇARŞAMBA HİKAYESİ
Cemil Biçer
 
 


Çarşambanın tan orta yerine çöl-çöp yakıtlı elektirik santrali kuruluyor...

Ahalinin umruna bile değil,haftalardır bir avuç yurtsever çevreci duyarlı insan gece,gündüz demeden bu zehir saçan santrale karşı mücadele ediyor.

Ben, bu konuda artık yazıp sizi de kendimi de yormayacağım,
gelin ben size bir ÇARŞAMBA güzellemesi anlatayım,belki içinde kendinize ait bir şeyler bulursunuz.

Yerleşim alanları insan yaşamının hafızası gibidir,her taşında, ağacında,sokağında,camisinde,çeşmesinde yaşadığımız günlerin acı tatlı anılarını barındırır.Yaşamın ilerleyen yıllarında zaman zaman bunlara bakarak geçen günleri buruk ama doyumsuz bir tat ile anımsarız.

Okuduğumuz okul, yaz tatillerinde sürüklenerek gittiğimiz cami müştemilatlarında ki kuran kursları, teneffüs aralarında toz,toprak yuvarlanıp yaptığımız hınzırlıklar hala belleğimizde aynı heyecanı ile durmuyor mu?.

ilk aşkımız,ilk acemi öpüşmelerimiz, ilk sigara içmelerimiz, komşunun bahçesinden olgunlaşmaya fırsat bulamamış erik çalmalarımız, köşe başı büfelerden cebimizdeki beş,on kuruşları denkleştirip dal işi sigaraları zulalayıp ırmak aşağısında ilk şarap içişimiz,ilk cuma namazına gidişimiz, ilk cenaze törenine katılışımız hayatımız tüm ilklerini anımsadıkça o ilkleri yaşadığımız çoğu ölüp gitmiş kankalarımızı anımsadıkça hangimizin gözleri yaşarmıyor, ?hangimizin boğazı düğümlenmiyor dostlarım?.

Çocukluğu ve ilk gençliğini bu kasabada yaşamış olup adadaki mahmuzlarda "çimmemiş" ölümle dans edercesine kulaç atmamış olanımız var mıdır?, 


kaçımız parkçı muzafferin mekanı park çayocağında açık pastura, gel-gelli poker oynamamıştır,stadyumdaki bayram törenlerinde mayıs güneşinde hangimizin kolları bacakları istakoz misali kızarmamıştır,anlı şanlı sinemalarımızda suare aralarında okul müdür yardımcılarına yakalanmamak için on dakikalık film aralarını sidik kokulu tuvaletlerde saklanarak geçirmemişizdir?


hangimiz pazar günlerinin kutsal bir ayine gider gibi büyük bir zevk ve iştiha ile merdivenli sokaktaki Halil usta fırınını önünde içtima almamıştır?.


Yaz akşamları uzun çarşıdan Emin dayı büfesinden sıcacık kavrulmuş tuzlu fıstık ve ay çekirdeklerini cebine doldurup yazlık sinema bahçelerinde saatlerce çekirdek çitleyerek ilk vizyon yabancı filmleri izlememiştir?.

Ya mahalle kavgaları, "ötca gece-beyya gece" çekişmeleri, mahalleler arası futbol maçlarında sesimiz kısılana kadar yaptığımız amigolukların çığlıkları hala bir eski duvarda,bir yaşlı ağaç dalında asılı durmuyor mu?.

Tüm canlılar gibi şehirlerde doğar büyür ve ölürler dostlarım, yanlız "Kasabaların ölümü" daha ağlangaçlı oluyor, daha bir can yakıcı geliyor bana, bunu ilk kez Merdivenli sokaktaki pidecimizin yıkılışında hisstttim, 

 

yeni yapılacak olan belediye SARAYI'mız için yapılan istimlak ile birlikte çocukluğumun,ilk gençliğimin doyumsuz anılarını da yıktıklarında hmiştim, eminim benimle birlikte bu acıyı o dönemde yaşanmışlığı olan tüm hemşehrilerim hmiştir.

.

Ama insanoğlu acıya şerbetli derlerdi çok doğru imiş , ilerleyen yıllardaki değişen konjöktür ve dışardan ithal yaşam algısı bu yıkımları daha vahşi bir boyuta taşıdı.


Çarşambanın asıl sahibi olan soylu insanlar birer ikişer göç etmeye başladılar -bir daha dönmemecesine- giderken tüm anılarını ve yaşanmışlıklarınıda beraberlerinde götürdüler,köyden hızlı bir göç başladı .

Çarşambaya, bu iki yönlü göç furyası o kadar ani ve hızlı olduki yaşanacak travmanın sancılarını yıllar sonra hmeye başladık.

Bugün yaşadığımız "nostaljik" sancıların sonuncularıdır htiklerimiz.Yeni Çarşamba,lılar için ne uzun çarşının bir anlamı vardı, ne Ali baba'nın. Nurettin Tarı onlar için sıradan bir kasaba bakkalı idi, bizim için bir kültür anıtı olan Eşref Aka onlar için artık herhangi bir gazete bayii.

Bizim için bir münevverler kulübü olan Şehir kulübü ise onların gözünde bir "işret" ocağı gibi görünüyordu bize ait ne varsa hoyratça tükettiler yeni komşularımız.

 

Artık paranın ve köylülüğün saltanatı başlamıştı ,galvaniz el yapımı tenekelerde eşek sırtında evlerimizdeki içi sırlı küplere kaynak suyu taşıyan sakalarımız bile ,plastik şişeli fabrikasyon klorlu sularına hükmen yenik düştüler.


Çarşambanın bu konjöktürel yeni sahipleri köylerinin kültürlerini de beraberinde getirdiler,artık çöplerimiz için çöp bidonlarına ihtiyaç kalmadı.

 

"annemler bu akşam müsaitseniz size misafirliğe gelecekler" anlayışı siyah beyaz televizyon dizilerinde komik bir replik olarak anılır oldu.


Yeni okullar yeni öğretmenler ve hızla artan kontrolsüz nüfus kasabamızın ağır çekim film gibi yaşamını da etkilemişti, herkesin birbirini tanıdığı, MERHABA laştığı Çarşamba ölmüştü adeta.


Yeni komşularımız kasaba yönetiminde de haklı olarak yer almak istediler,devir "mühür kimdeyse SÜLEYMAN odur" devri olmuştu, yeni yöneticilerimiz çocukluğumuzun, ilk gençliğimizin anılarını besleyen tüm köhne(!), binaları yıkmaya başladılar, Artık ne Saray sinemamız var, ne Güneş sineması, en son Yıldız sineması kalmıştı yaralı bir serçe kuşu misali melül mahzun duran, bir mürteci vakfı arsasına tamahen zimmetine geçirdi orayı da.

 

 
Çocukluğumuzun,öğrencilik yıllarımızın en güzel anılarının arenası Şehir stadını da yıktılar geçen yıl ,şimdi yerinde 3oo dairelik şaibeli-ucube bir apartmanlar yığını ve yeni ÇARŞAMBALI, yöneticilerimizin.


"Ahde vefa" anlayışları gereği bize armağan ettikleri , temeli yüzlerce mahalle bakkalı ve esnafının ahı ,bedduası ile harçlanmış anlı şanlı VEFA AVM miz var nur topu gibi,hepimize hayırlı olsun ...unutmadan söyleyelim AVM mizin son sistem ses teknolojisi ile donalı birde butik sinema salonu varmış,ben gidip görmedim görenlerin yalancısıyım.

 

"gidip görmedim,görmek istemedim" ,"içimdeki Saray,yıldız ve Güneş sinemalarımız aziz hatıralarını öldürmemek için. " Ama en çok ağladığım olay; içinde yüzlerce yıllık manolya ağaçlarının mis gibi koktuğu ortasındaki ışıklı fıskiyeli havuzu ile yaz gecelerinde birbirinden şık bayanların zarif kibar sohbetlerini yaşatan şehir parkının bir amele parkına dönüştürülmesi olmuştur.


Dostlarım, kasabamızın kadim insanları,insan hatıraları ile birlikte büyür,yaşar ve onlarla ölür,hatıralarınızın zamansız katledilmesine izin vermeyin......dememin bir anlamı kalmadı artık,

 ÇARŞAMBA eski ÇARŞAMBA değil,

 ÇARŞAMBALI eski ÇARŞAMBALI değil, 

"BAKİ KALAN KUBBEDE BİR HOŞ SEDA İMİŞ.

 
Etiketler: BİR, , ÇARŞAMBA, HİKAYESİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
16 Eylül 2019
KARAKÖY-ÜSKÜDAR VAPURU
101 Okunma.
12 Eylül 2019
ÇARŞAMBA KÖPRÜSÜNDE VURDULAR BENİ-3
270 Okunma.
10 Eylül 2019
Rus ayısı ile vals
171 Okunma.
05 Eylül 2019
Chia tohumu eşliğinde ejder meyveli smoothie-
138 Okunma.
30 Ağustos 2019
Üç korner,bir penaltı
160 Okunma.
19 Ağustos 2019
Tükenmişlik sendromu
157 Okunma.
13 Ağustos 2019
Ribozomlu Retikulum
295 Okunma.
30 Temmuz 2019
"yekûle lehû kün, feyekûn"-
228 Okunma.
23 Temmuz 2019
OLAĞAN ŞÜPHELİLER
150 Okunma.
15 Temmuz 2019
Viran olası hanede evlad-ı iyal var...-
257 Okunma.
12 Temmuz 2019
KEMALİST OLMANIN ZORUNLULUĞU
85 Okunma.
11 Temmuz 2019
KEMALİST OLMANIN ZORUNLULUĞU
208 Okunma.
10 Temmuz 2019
Faşizm üzerine bir deneme
208 Okunma.
10 Temmuz 2019
REPRESYON
50 Okunma.
08 Temmuz 2019
DURUM DEĞERLENDİRMESİ.
133 Okunma.
05 Temmuz 2019
Nepotizm
221 Okunma.
04 Temmuz 2019
MEMİDİK!..
333 Okunma.
30 Haziran 2019
SCAEVOLA..!
412 Okunma.
28 Haziran 2019
Toplum Mühendisliği
431 Okunma.
25 Haziran 2019
Tavşan boku üstüne bir deneme
296 Okunma.
24 Haziran 2019
Ve durgun akardı Don
191 Okunma.
20 Haziran 2019
İçimizden Biri
309 Okunma.
17 Haziran 2019
Hediyeniz Kişiliğinizin Aynasıdır
319 Okunma.
15 Haziran 2019
HER TOPLUM LAYIK OLDUĞU ŞEKİLDE YÖNETİLİR
217 Okunma.
12 Haziran 2019
ne Şam'ın şekeri... ne Arabın yüzü
434 Okunma.
10 Haziran 2019
İmamoğlu,bu kirli seçimi kaybedecek(!)-
843 Okunma.
07 Haziran 2019
Kasımpaşalı hafız, Tom Mix'e karşı
350 Okunma.
07 Haziran 2019
Amnesia..
77 Okunma.
01 Haziran 2019
ŞEHİT MUSTAFA (Bugün İran sınırında şehit olan askerlerimizin aziz hatırası için....)
760 Okunma.
30 Mayıs 2019
Ah,minel aşk... ve minel garaib
317 Okunma.
28 Mayıs 2019
ERKEKLİĞİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
263 Okunma.
20 Mayıs 2019
Asaletin ve zarafetin timsali Çerkesler...
501 Okunma.
17 Mayıs 2019
Yönetmek bir sanattır, o yetenekte sende yok!..
582 Okunma.
28 Nisan 2019
Ülke gündemini kimler belirliyor..?
364 Okunma.
25 Nisan 2019
İdam çözüm olur mu..?-
178 Okunma.
20 Nisan 2019
airplane from fart, say hi to sweetheart
278 Okunma.
17 Nisan 2019
KÖY ENSTİTÜLERİ VE TÜRKİYE GERÇEĞİ
342 Okunma.
Haber Yazılımı