Yazı Detayı
03 Ağustos 2016 - Çarşamba 12:43 Bu yazı 1663 kez okundu
 
LÜTFEN ARTIK KANDIRILMAYIN
Coşkun ÖZBEK
haber362@hotmail.com
 
 

Türkiye 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşadığı şoku atlatmaya çalışırken, bir yandan da FETÖ yapılanmasını devlet kadrolarından temizleme girişimlerini sürdürüyor.

FETÖ 40 yıllık geçmişinde Türkiye'deki neredeyse tüm iktidarlar döneminde  ortak çalışma yaptığı ve devlet kadrolarına eğitim kurumlarına ve tüm kilit noktalara sızma izni fırsatı ve desteği verildiği için korkunç bir şşekilde devleti ele geçirmiş.

Görünen bu...

Daha neler çıkacak ilerleyen zamanlarda bekleyip göreceğiz.

Neredeyse devlet kadrolarının tamamı, basın yayın organları, şirketler ve ekonomik yatırımlar, dış ülkelerdeki okullar, finans şirketleri ile siyasal, ekonomik, askeri, stratejik, yargısal ve kamusal oluşumunu akıl almayacak bir şekilde geliştirdiği de apaçık ortada.

Ortada olan bir şey daha var. FETÖ bu yapılanmasını gerçekleştirirken en büyük destekçileri mevcut iktidarlar olmuş hep.

Yani siyasetle iyi ilişkiler kurarak gücüne güç katmış.

Ve nhe acıdır ki siyasilerin tamamı liderler de dahil zamanında bu yapıya izin vermiş, birlikte hareket etmekten çekinmemiş.

Ve o hale gelmiş ki, cemaat ya da ccemaatler eğer iktidar tarafından onay ve destek görüyorsa onlarla iş yapmayan kurum, işadamı ve bürokrat kalmamış

En önemlisi de siyasetçi kalmamış.
Yani şu anda fiilen görevde olan ve yakın zamanlarda görevde olanlar, Özal, Demirel, Çiller, Ecevit Dönemleri dahil neredeyse Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihindeki tüm iktidarlar FETÖ'ye kucak açmış.
Bu kucak açmanın ticari boyutu da olmuş mecburen.

FETÖ'cü kadroların hakim olduğu, eğitim, ekonomi, ticaret, yatırım, teknoloji , yargı kurumları ile iş yapmak ve iyi geçinmek isteyen herkes, eğer işini yürütmek istiyorsa FETÖ'cülerle işbirliği yapmış, ya da yapmak zorunda kalmış.

Şimdi gelinen noktada baktığımızda ticaret ve siyaset yapan çok büyük çoğunluğun yolu  bir şekilde FETÖ ile ya da kadroları ile kesişmiş.

Ve devlet FETÖ'    cü avına çıktı.

Akbabalar da çıkarlarına katkı sağlamayan , çıkar sağlayamadıkları kişileri FETÖ'cü ilan etmeye başladı.


Bu girişimlerde şantajcı çığırtkanların kişisel hesaplar ile birilerini öne atma, birilerini kollama çabaları da yaşanıyor.

Son günlerde bu çabalar oldukça arttı.

Hele de bazı " Basın Kuruluşu" olduğunu iddia eden kişilik! ler  ortaya çıkarak çığırtkanlıklar yapmaya, görevden alınanları savunmaya, çıkarlarına hizmet etmeyen , taleplerini karşılamayan, 
sebeplenemediklerini hedef göstermeye çalışıyorlar.


İlan edilen OHAL ile bu çalışma devam ederken, gelinen noktada kurunun yanında yaşın da yandığı, bu yapılanmayla örgütsel ve darbesel ilişkisi olmayan insanların da gözaltına alınma ve sorgulama eylemlerinin gerçekleştiği aşikar.

Akdeniz Üniversitesi'de gözaltına alınan 20 akademisyen gibi.

Burada amaç, terör ve darbe yapılanmasında yeralanları temizlemekse, acele karar verilmeden , kurunun yanında yaşa bulaşılmadan ve bu yapı içinde (bir zamanlar Cumhurbaşkanı, Başbakanlar, bakanların da olduğu gibi; ) darbe girişimi gibi ülkeyi ve yönetimi ademokratik olmayan yollardan silah gücü ile ele geçirmeye çalışmamış olanları ayırdetmek gerek..

Hele de  bu puslu havada, kişisel ve kişisel çıkar hesapları ile başkalarını ihbar etme çabası içinde olanlara da çok dikkat etmeli.

Ve en önemlisi FETÖ'nün yerini benzer yapılanmaların doldurma çabaları...

Bu çabalar içerisinde temiz kalmış, demokrasiye, ülkesine, milletine ve bayrağına bağlı insanları çıkarcı , tetikçi, şantajcı çığırtkanların akbaba çığlıklarına teslim etmemek gerek.

Bundan sonra yapılması gereken o ya da bu cemaat değil, laik , demokratik, hukukun üstünlüğünü savunan, liyakate önem veren bir sistem tesis etmek.

Gelinen noktada Hükümetin çok dikkatli davranmaya çalıştığını görüyoruz.

Uygulamada yanlışlıklar olacaktır elbette.

Ama aslolan bu yanlışların düzeltilmesi, insanların haksız mağduriyetlerinin enhgellenmesidir.

Genel mutabakat gereken konularda görüş alınması, panik havasında kararlar alınmaması, ortak akılla hareket edilmesidir.

Gelinen nokta göstermiştir ki, Türkiye'de ve Dümnyada Tek Adam uygulaması daima toplumları geriye götürüyor.

Sözün özü...

Geldiğimiz noktada FETÖ ile irtibatı olanları, geçmişte iş yapanları, ticaret yapanları ayıklamaya ve uzaklaştırmaya çalışırkeni, yaptıranları da uzaklaştırmalı, çığırtkanların ve ve bulanık ortamda yargının da önüne geçerek pirim yapmaya çalışanları da sorgulamalı.

 

Hele de yargısız infaz yapanlara asla fırsat veriilmemel.
Ve en can alıcı soru:

" İktidarların desteklediği bir Cemaat, ve hainliği ortaya çıktıktan sonra Örgüt yapı  ile direkt ya da dolaylı olarak işbirliği yapmamış, ya da yapmak zorunda olmayan ;

Kaç Başbakan, Bakan var  ?
Kaç Siyasetçi Var?
Kaç Belediye Başkanı, Meclis  üyeleri var ?
Kaç İşadamı var ?
Kaç Üst Düzey Bürokrat var ?
Kaç general, subay var?

Bunu sıralamaya kalkarsak memlekette adam kalmayacak ve cemaatle işbirliği yapmayanlar azınlığa düşecek...

O zaman ey çığırtkanlar;

Birilerini yem yapacak , ya da ortaya atacaksanız, ve eğer gerçekten demokrasinin gelmesi ve darbelerin artık olmaması ise amacınız ;

Bu çetenin güçlenmesinin, devletin iliklerine kadar sızmasının yolunu açanlardan başlayın çığırtkanlığa,
Bundan kurtulmanın yolu kandırıldık! demekse eğer,

Bu gerekçe en tepeden en alta kadar olanların da gerekçesi olmalı.

Yoksa tepedeki kandırılanlar dururken alttaki kandırılan ya da kandırılmak zorunda kalanların tümünü de İçeri tıksanız, bu sorunu çözemezsiniz.

Yani artımk lütfen kandırmayın ve kandırılmayın...

Da rahat uyku uyuyalım..

 
Etiketler: LÜTFEN, ARTIK, KANDIRILMAYIN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Haziran 2020
ŞEREF, ONUR , SAYGI, UTANMA DUYGUSU
2249 Okunma.
04 Mart 2020
SASKİ Genel Müdürü İl Sağlık Müdürlüğü'ne de dava açacak mı?
464 Okunma.
24 Şubat 2020
CHP Samsun İl Kongresinin Kaybedenleri
328 Okunma.
02 Ekim 2019
Mücadeleyi Sulandırmayın!...
998 Okunma.
31 Temmuz 2019
CHP'li Belediyecilik
1879 Okunma.
22 Temmuz 2019
ŞURUÇ'TA ÖLEN İNSANLIK-
594 Okunma.
20 Temmuz 2019
Canik 100 Günün Hesabını verdi, Ya 15 yılın hesabı?
742 Okunma.
25 Ocak 2019
İYİ PARTİ, CHP' NİN İL BAŞKANI , MUHTEMEL İLKADIM VE BÜYÜKŞEHİR ADAY VE VEKİLLERİNE SORULAR
1267 Okunma.
25 Ocak 2019
Siyasette Duruş ve İlkeli siyaset
826 Okunma.
12 Kasım 2018
PARKOMAT SAMSUN HALKINA ZARAR MI VERİYOR ?
850 Okunma.
23 Ekim 2018
Bir de dövseydin sayın başkan
885 Okunma.
21 Ekim 2018
Fuat Köktaş ne demek istedi ?
826 Okunma.
18 Ekim 2018
Danışılamayan danışman! lar...
1203 Okunma.
06 Haziran 2018
CHP Samsun'da nereye koşuyor ?
1208 Okunma.
06 Haziran 2018
CHP Samsun'da nereye koşuyor ?
869 Okunma.
23 Mayıs 2018
Nasıl milletvekili olunur ?
1193 Okunma.
11 Mayıs 2018
CHP 'de geciken bir iptal kararı ve... Ne olacak şimdi ?
1244 Okunma.
08 Mart 2018
CHP ve Sivil Toplum kuruluşları ve 8 Mart
1415 Okunma.
27 Aralık 2017
Eğitimin Geldiği son nokta:
2034 Okunma.
23 Kasım 2017
Bu temsilci TEMA'ya yakışmadı...
1342 Okunma.
20 Kasım 2017
Durdurun bu katliamı !
1602 Okunma.
31 Ağustos 2017
YAKIŞMADI BAŞKAN!
2252 Okunma.
05 Haziran 2017
CHP'nin İftar Çadırı
2095 Okunma.
12 Şubat 2017
BAK ŞU BORU'NUN YAPTIĞINA !
1913 Okunma.
07 Aralık 2016
CHP İl Yönetimi Ne Yapıyor ?
1941 Okunma.
01 Ekim 2016
CHP ve ADB'li Diplomat
1703 Okunma.
26 Eylül 2016
Kemal Zeybek'in Düğünü ve CHP Heyeti
2806 Okunma.
01 Ağustos 2016
Türkiye Nereye Gidiyor ?
1819 Okunma.
25 Temmuz 2016
Darbe, Demokrasi, Ohal,
1958 Okunma.
13 Temmuz 2016
Vatandaşlıktan da Öte...
1252 Okunma.
05 Temmuz 2016
Öğrenciyi Düşman Gören İdareciler
1824 Okunma.
28 Haziran 2016
Samsun Milli Eğitimde Neler Oluyor?
2505 Okunma.
29 Mayıs 2016
Sivil Toplum Kişiliği
2034 Okunma.
Haber Yazılımı