Yazı Detayı
10 Kasım 2017 - Cuma 11:34 Bu yazı 601 kez okundu
 
O’NU BÜYÜK BİR SEVGİYLE, ÖZLEMLE ANARKEN;
Atilla ÇİLİNGİR
 
 

                                             ‘‘Hayatına Ait Hatıralarıyla, İnsan Atatürk’’ 

  O; aramızdan ayrıldığı 1938’den bugüne, 79 yıl geçti.  Her 10 Kasım geldiğinde, saat tam da dokuzu beş geçe birkaç dakikalığına da olsa yaşam adeta durur ülkemizde.

 Ona duyulan sevginin, bitmez/bitmeyecek özleminin, onsuzluğun tarifi mümkün olmayan duygu seli kaplar her yanımızı.

 Büyük Türk Milleti Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ünün önündedir o an… Başlar dik, gözler ona çevrili.

 Yüce yaratının rahmeti için; onun, silah arkadaşlarının, varoluş mücadelemizde aynı yolu paylaşan nice isimsiz kahramanlarımız, şehit ve gazilerimiz için dualar yükselir semalara…  

 Bu güzel vatan topraklarımızın kurtarıcı önderi, devletimizin kurucusu için minnet, şükran duyan milyonlarcamız bir kez daha ona seslenir.  O sevgiyi, özlem selini oluşturanlar Ankara’ya Anıt Kabire koşar, huzuruna çıkar.

 Onu ve eserlerini görmezden gelenler, yaşamımızdan sileceğini sananlar dahi bu duygu selinin içinde bulur kendini. Böylesine bir tercihin içinde olmak istemeseler bile, vicdanlardan gelen ses; ‘unutma bu günleri ona borçluyuz’ diye fısıldar…

 Her 10 Kasımda, o saatte;

 Son nefesini vermekte olan bir imparatorluk sonrası, böylesine büyük bir milletin tarih sahnesinden silinmesine ramak kala; Anadolu’da başlattığı özgürlük mücadelemizle kanımızı, canımızı ve dahi son lokmamızı bu uğurda feda ederek, bu yaşlı gezgende var oluş mücadelesini kazanan milletimizin kimliğinin, önderinin kim olduğu bir kez daha hatırlarız.

Her 10 Kasımda, o saatte;

 Dünya devletlerince işgal edilen, paramparça edilmiş bir dünya imparatorluğu sonrasında;

 Adeta bir kan çanağında Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran ilke ve devrimleriyle bugünleri var eden, son yüz yılın en Büyük Lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün o mucizevi başarı öyküsü bir kez daha canlanır hafızalarımızda. Onun ve eserlerinin ölümsüzlüğünü bir kez daha anlarız.

 O Büyük Dâhi ile ilgili ciltler dolusu kitaplar yazıldı, milyonlarca makale kalem alındı, görüşler ortaya atıldı. Hala yazılmakta, yazılacakta; onunla ilgili söyleşiler, görüşler hiçbir zaman bitmeyecek.

 Çünkü o sadece bağımsızlığımızın önderi, devletimizin kurucusu, yarattığı mucizevi devrimleriyle modern Türkiye’nin mimarı değil; aynı zamanda fikirleriyle çağdaş yarınlara yol gösteren, eserleriyle mazlum milletlere örnek olan eşsiz bir liderdi.

 Ama en nihayetinde o da bir faniydi…

 57 yıllık o kısacık ömrünü cepheden cepheye koşturarak; milletimizin bağımsızlığı, çağdaş bir geleceğe sahip olmamız için feda ederken; unutulmaz insani yönlerini de sergiledi.

 Türk Milletine olan aidiyeti onun en büyük gururuydu. Bunun yanı sıra insana, doğaya, doğa canlılarına olan sevgisini anlatan onca yaşanmışlıkları vardı ki, ardında kalan hatıralarında bu yönleri pek bilinmedi; onu hep vatanımızı düşman işgalinden kurtaran milletimizin önderi, devletimizin kurucusu, çağdaş yarınlarımıza yön veren ilkeleriyle, devrimleriyle tanıdık.

 Bu yazımda onun doğaya, doğal güzelliklere bakışını, vatan topraklarına tutkusunu anlatan iki olayı yıllar önce yayınlanmış kaynakçasından aktararak; O Büyük Dâhinin eşsiz niteliklerinin bu yönünü anlatmaya çalışacağım:

 ‘’…………1937 yılının bahar mevsimindeyiz…Gazi, vefatından yıllar sonra Atatürk adını taşıyacak ‘Gazi Orman Çiftliğine’ doğru Akköprü tarafındaki yoldan gitmektedir. Çiftliğin o parçası meyve bahçesi haline konulmuş, fidanları dikilmişti. Şimdi gölgeliği ve bol yeşilliği ile çok güzel olan bu yol, o zamanlar henüz küçük, çelimsiz ağaçların sıralandığı, yaz mevsiminde dahi pek gölgesi olmayan bir yerdi.

 Atatürk, bu eski çıplak topraklar üzerindeki, meyve bahçesi haline gelmiş olan bu yerlere neşe ile bakıyordu. Şimdi de, uzun kavak ağaçlarının bulunduğu yol kenarlarında ameleler çalışıyor ve fidanlar dikiyorlardı.

 Atatürk birden şoföre ‘’Dur!’’ diye bağırdı. Aracından iner inmez orada olanlara, ‘’Burada bir iğde ağacı vardı, o nerede?’’ diye sordu.

 Kimse iğde ağacını bilmiyordu. Orada çalışanlar, yenilerini dikmekle meşgul idiler. Atatürk’ün biraz önceki neşesi kalmamıştı. Çünkü çiftliğin ilk çorak günlerinin yeşil bir hatırası yerinden çıkarılmış, yok olmuştu. Yol boyunca yürüyerek iğde ağacını aradık…

‘’İğde eski ve çelimsiz bir ağaçtı. Fakat yaşayan, baharda hoş kokularını etrafına saçan, güzel bir ağaçtı’’ diyordu.

 Çiftlik merkezine gelmiştik. Büyük hamamın yapısı bitmişti. Onu gezerken iğde ağacını yerinden kimin çıkartmış olduğunu da soruşturmak için, ilgililere sorular sordu. Kimse bu küçücük ağacın akıbeti hakkında bir haber veremedi.

 Atatürk bu önemsiz gibi görünen işten hüzün duymuştu. Uyarılarda bulundu, emirler verdi, eski ağaçlar korunacak ve bakılacaktı…

 Çünkü o yeşilliğin hasretini, İstiklal Savaşı boyunca çok çekmişti. Çankaya’yı oturmak için seçmesine neden, birkaç büyük karakavak ağacının bulunması idi. Onların rüzgârlı günlerdeki hışırtısından daima zevk duyardı.

O gün, Çiftlik dönüşü uzun uzun ağaçlardan söz etti. Doğanın bu varlığı, insanlara büyük bir kazançtır. Onlar ki toprağı verimli kılarlar. İnsan topluluklarının yer seçmesine rehberlik ederler. İnsan bütün tarih boyunca, tabiatın esiri, bazen hâkimi olmuş ve bu hal insan toplumlarının medeniyette ilerlemesiyle doğru orantılı olarak gelişmiştir.

Atatürk 1919 yılında Ankara’yı pek az ağaçlı bulmuştu. Bu pek az olanlar birer kanıttı ki, onlar gibiler çoğaltılabilir ve daha çok yetiştirilebilirdi. Onun için her ağaç eski ve yeni, değerli bir varlıktı.

 Bunların yetiştiğini, büyüdüğünü görmek, bir idealin gerçekleşmesindeki zevki veriyordu kendisine. Gazi Orman Çiftliği, insanların irade ve çalışmalarıyla, doğayı güzelleştirme ve verimli kılma kuvvetinin bir örneğidir.

 Atatürk İstanbul’daki büyük ağaçları gördükçe gülerek şöyle söylerdi: ‘’Bunlar da güzel amma, biz yapraklarının ve dallarının, her yıl nasıl büyüdüğünü gördüğümüz ağaçları daha çok seviyoruz…’’

 Kendi adını taşıyan Atatürk Bulvarı’na, çam fidanları dikildiği vakit pek sevinmiş, ‘’Bunlar tutarsa, Ankara’nın yaz kış yeşil duracak bir zenginliği olacak’’ demişti. O, bu çamları Ankara’nın yeni devrinin bir tarihi olarak kabul ederdi. (Günümüz Türkiye’sinde yaşanan doğa katliamlarını, kentsel dönüşüm denen yapılaşma ile yok olan/edilen doğal güzelliklerimizi düşündükçe neler hissederiz acaba?)

 Atatürk, son hastalık günlerini, ağaç ve orman hasreti içinde tamamladı. Hasta yatağının tam karşısına konulan; ormanlık ve yeşillik dağ manzarasını gösteren tablo O’na, maddi ıstırapları içinde hayal kurmayı dahi sağlamıştı.

 İşte bundan dolayıdır ki, Eskişehir’in Sündiken, İstanbul’un Alemdağ ormanlarında; kendisine nekahet devri için düzenlenecek, oturabilecek yer arandı. Lakin bu isteğini yerine getirmek kısmet olmadı. Çünkü o büyük insanın ömrü, 10 Kasım 1938’de bitmişti…’’ (Kaynakça; Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Sn. Prof. Afet İnan-1959)

‘’……………6 Kasım 1938 Pazar günü yatağının başı ucunda kendisine doğrulabilmesi için yardım ederken, zayıf omuzlarında htiği güçsüzlüğü yenmek istediği görülüyordu. İnsan iradesinin doğaüstüne çıkamadığını görmekle beraber, etrafında bulunanlara ümitsizlik vermek istememişti.

 ‘’İyi olacağım ve Ankara’ya gideceğiz’’ sözü, onun sesinde bir titreme dahi yapmadan söylenmişti. Belki de öleceğini bildiği halde son sözlerini ümit ve iyilikle bitirmek istemişti…

 O’nun ilk hastalık aylarında Çankaya’da istirahat ettiği günlerden birinde idi… Keçiören’den, üzerinde bahar çiçekleri olan bir badem dalı getirmişlerdi. Bir vazo içinde odasına konduğu zaman, yorgun ve hasta yüzünde bir neşe belirdi.

‘’Bahar gelmiş ne güzel!’’ dedi ve hemen ilave etti, ‘’Fakat bu güzel çiçekler meyve vermeden solacak ve sadece bizim birkaç günlük göz zevkimizi tatmin edebilecek, ne yazık!...’’

 Atatürk bu sözlerine başka kelimeler ilave etmemişti, fakat yüz ifadesi birçok anlamlar saklıyordu. Onun ara sıra derinden bir iç çekişi vardı ki, bazen sofada ve merdivenlerde yürürken, ayak seslerinden önce işitilen bir derin hayat nefesiydi.

 İşte bu gün de bu iç çekişle beraber gözleri bahar çiçeklerinde sabitleşti. Hareketsiz durmasından bir an ürkmüştüm, fakat bir söz söylemekten çekindim.

 O, bahar kokusunu alabilmek için çiçeklere eğilmişti. Ve ‘’Oh! Hayatın gençliği ne nefis’’ demekten kendini alamamıştı. Fakat bu meyve dalının koparılmasından dolayı da kederlendiği görülüyordu.

 O, bu kuru dalların yapraklarla yeşillendiği, çiçeklerinin meyve verdiği günleri, hayatının son mevsimi olarak yaşadı. Fakat sonbaharın sararan ve hayatiyetini kaybederek yerlere düşen yapraklarını göremedi. Çünkü O da, o yapraklar gibi sararmış, solmuş ve eceline boyun eğmişti. İşte fani Atatürk…’’ (Kaynakça; Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Sn. Prof. Afet İnan-1959)

 Onun ölümünün üzerinden birçok baharlar, sonbaharlar geçti. Ne çok bahar çiçekleri açtı, soldu, döküldü. Sonbaharın hüznünü anlattı rengine eş sararan yapraklar…

 Evet, Atatürk de bir faniydi eceline boyun eğdi. Ama O hala milyonların kalbinde yaşıyor. Kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Büyük Türk Milleti ne zaman dara düşse onun gösterdiği ilkelerle engelleri aşıyor, muasır medeniyet seviyesine giden yolu, hala onun çağdaş fikirleri aydınlatıyor.

 Çünkü O, ulusal varlığımıza bütünlük vermesini bilen ve gençliğe çağdaş idealler aşılayan bir insanın huzuru içinde, bu devleti kendinden sonraki nesillere emanet etti.

‘’Böylesine büyük bir lider için öldü demek doğru mu? Tarihin kucağına göçtü desek, o da değil. Tarih onun büyüklüğünü kapsamayacak kadar küçüktür. Ebediyete intikal etti… Bu da boş bir iddiadır. Ebediyet, onun kendine boyun eğdirdiği şeylerdendi!

 Atatürk ölmedi. Atatürk bir milletin, milletlerin en asil ve ulusun kalbinde kök salan, tahtını oraya kuran efsanevi bir şahsiyetti.’’ (Son Posta, 10 Kasım 1938 İstanbul, Ercüment Ekrem Talu)

 Son yüzyılın en büyük lideri Atatürk’ün; ‘’Benim naçiz vücudum ebette bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır’’ gerçeğini bizlere en büyük miras olarak bırakan o büyük insan devrimleriyle, fikirleriyle sonsuza değin yaşayacaktır.

 Kim ne derse desin!

 Neyi dayatırsa dayatsın!

 Türk Milleti için tarihe yazılan yegâne gerçek de budur.

  Vatan ona minnettardır. Ruhu şad olsun.

 

Atilla Çilingir

www.atillacilingir.com

www.biyografi.info/kisi-atillacilingir

10 Kasım 2017

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: , , , , O’NU, BÜYÜK, BİR, SEVGİYLE,, ÖZLEMLE, ANARKEN;,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Temmuz 2019
YA TÜRK ASKERİ KIBRIS’A GELMEMİŞ OLSAYDI?
47 Okunma.
24 Haziran 2019
BİR ŞEHRİN UYANIŞI! KIBRIS’IN MARAŞ’I…
71 Okunma.
17 Haziran 2019
KIBRIS ve DOĞU AKDENİZ’DE ESEN SERT RÜZGÂRLAR…
59 Okunma.
12 Haziran 2019
AMERİKA STRATEJİK ORTAĞIMIZ ÖYLE Mİ?
67 Okunma.
07 Haziran 2019
ADALET...
91 Okunma.
03 Haziran 2019
DOĞU AKDENİZ’DEKİ BİZANS OYUNU! TÜRKİYE’MİZ KUŞATILIYOR MU?
95 Okunma.
22 Mayıs 2019
KKTC’DE YENİ HÜKÜMET KURULURKEN…
96 Okunma.
16 Mayıs 2019
BİR ASIRLIK O İLK ADIM… (19 Mayıs 1919’dan– 19 Mayıs 2019’a
118 Okunma.
10 Mayıs 2019
HAYDİ, 23 HAZİRANDA GÖREV SENDE İSTANBULLU…
117 Okunma.
07 Mayıs 2019
‘’HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK’’
99 Okunma.
03 Mayıs 2019
KIBRIS’TA ÇÖZÜM İŞTE BUNDAN OLMAZ..!
134 Okunma.
22 Nisan 2019
YIL 1920; 23 NİSAN’A İKİ GÜN KALA MUSTAFA KEMAL VE ANKARA… (Tarihi belgelerin sesiyle…)
126 Okunma.
17 Nisan 2019
KIBRIS’TA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR…
110 Okunma.
12 Nisan 2019
NE YAZIK Kİ ARTIK GÜLMÜYORUZ, GÜLEMİYORUZ…
165 Okunma.
08 Nisan 2019
KIBRIS, BİR ADA İKİ DEVLET
110 Okunma.
03 Nisan 2019
BU SEÇİMLERİN SONUCU…
127 Okunma.
26 Mart 2019
GİRİT ADASINA İSRAİL RADARI...
147 Okunma.
21 Mart 2019
KIBRIS’TAKİ DOSTLUK MAÇINDA DAHİ KRİZ ÇIKARDILAR…
145 Okunma.
16 Mart 2019
SAATE İSABET EDEN ŞARAPNEL… (10 Ağustos 1915 Çanakkale ) (O saat Mustafa Kemal’i, O ise Türk Milletini kurtaracaktı)
157 Okunma.
07 Mart 2019
SORUN BEKA DEĞİL, EKONOMİ…
232 Okunma.
04 Mart 2019
KIBRIS TÜRK’Ü, RUM’A DİZ ÇÖKMEYECEKTİR…
238 Okunma.
27 Şubat 2019
KIBRIS’TAKİ OYUN ÇOKTAN BİTTİ…
178 Okunma.
20 Şubat 2019
SAMSUN 100’NCÜ YIL PLATFORMU… (1919’dan-2019’a)
264 Okunma.
07 Şubat 2019
KIBRIS’TA TUZAĞA DÜŞÜLMEMELİDİR..!
209 Okunma.
04 Şubat 2019
AYDIN DENKTAŞ. (Mükemmel bir eş-aşk hikâyesi…)
190 Okunma.
28 Ocak 2019
2019 YEREL SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE TÜRKİYE…
232 Okunma.
18 Ocak 2019
O GECE… (Gerçek Bir Savaş Öyküsü)
349 Okunma.
14 Ocak 2019
‘’BABATÜRK’’ DENKTAŞ
280 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
240 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
170 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
168 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
148 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
146 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
160 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
167 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
159 Okunma.
07 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-5
219 Okunma.
06 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-4
219 Okunma.
05 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) BÖLÜM:3 YAZI DİZİSİ:
260 Okunma.
04 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…)BÖLÜM: 2
354 Okunma.
03 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) Bölüm : 1
218 Okunma.
25 Aralık 2018
YILLAR SONRA GELEN İTİRAF!
222 Okunma.
18 Aralık 2018
HER 21 ARALIK GELDİĞİNDE… (Kanlı Noel)
310 Okunma.
12 Aralık 2018
AMERİKA KIBRIS’A MI YERLEŞİYOR?
195 Okunma.
05 Aralık 2018
MAZİDE KALAN TÜRKİYE…
254 Okunma.
26 Kasım 2018
İSTANBUL…
269 Okunma.
20 Kasım 2018
İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ…
259 Okunma.
13 Kasım 2018
YA K.K.T.C KURULMAMIŞ OLSAYDI?
293 Okunma.
05 Kasım 2018
29 EKİM KUTLAMASINDA, ‘’YUNAN KÜLTÜRÜ KIYAFETLERİ!’’
310 Okunma.
01 Kasım 2018
YUNAN-RUM İKİLİSİ ULUSAL ÇIKARLARIMIZI GASP ETMENİN PEŞİNDE!
287 Okunma.
25 Ekim 2018
TÜRKİYE YILLAR ÖNCE KIBRIS’A NEDEN GELMİŞTİR?
312 Okunma.
22 Ekim 2018
ANDIMIZ MİLLİ KİMLİĞİMİZDİR
284 Okunma.
17 Ekim 2018
ADANIN EN ÖNEMLİ SORUNU; KIBRISLI, TÜRKİYELİ AYRIMI…
227 Okunma.
15 Ekim 2018
ADANIN EN ÖNEMLİ SORUNU; KIBRISLI, TÜRKİYELİ AYRIMI…
261 Okunma.
10 Ekim 2018
RUMLAR DOĞU AKDENİZ’DE ATEŞLE OYNUYORLAR!
301 Okunma.
03 Ekim 2018
KIBRIS, NESİLLER BOYUNCA SÜREGELEN DAVA…
288 Okunma.
25 Eylül 2018
ÖYLE BİR YAZI YAZSAM Kİ…
334 Okunma.
04 Eylül 2018
EYLÜL AYI VE KIBRIS…
391 Okunma.
28 Ağustos 2018
RUMLARIN KIBRIS’TAKİ YABANCI ÜSLER OYUNU…
327 Okunma.
28 Ağustos 2018
MALAZGİRT VE 30 AĞUSTOS ZAFERLERİMİZİN ANISINA…
295 Okunma.
27 Ağustos 2018
ANNAN…
295 Okunma.
14 Ağustos 2018
TL-DOLAR SAVAŞLARI…
359 Okunma.
09 Ağustos 2018
RUMLARIN BİTMEYEN ÖLÜM ÇUKURLARI..!
314 Okunma.
31 Temmuz 2018
MUHALEFETTE KAYNAYAN KAZANLAR…
336 Okunma.
23 Temmuz 2018
44 YIL ÖNCE O GÜN… (1974 Kıbrıs savaşlarının anısına)
349 Okunma.
09 Temmuz 2018
DOĞU AKDENİZDE SULAR ISINIYOR!
408 Okunma.
02 Temmuz 2018
BU RUMLARLA NASIL ANLAŞMA OLUR?
365 Okunma.
27 Haziran 2018
SEÇİMLERİN KAZANANI, KAYBEDENLERİ…
353 Okunma.
22 Haziran 2018
SEÇİME ÇEYREK KALA TÜRKİYE…
381 Okunma.
13 Haziran 2018
KIRAATHANE…
427 Okunma.
11 Haziran 2018
24 HAZİRANIN DİP DALGALARI NELERDİR?
373 Okunma.
04 Haziran 2018
24 HAZİRAN ANKETLERİ NE DİYOR?
402 Okunma.
28 Mayıs 2018
CEKLİ, CAKLI SEÇİM BİLDİRGELERİ…
421 Okunma.
19 Mayıs 2018
19 MAYIS 1919 BAĞIMSIZLIĞIMIZA ATILAN İLK ADIM
433 Okunma.
14 Mayıs 2018
SEÇİM MEYDANLARINA DEĞİL; YAŞANANLARA, YAŞADIKLARINA BİR BAK!
449 Okunma.
07 Mayıs 2018
KIBRIS’IN SONU GİRİT GİBİ OLUR MU?
440 Okunma.
27 Nisan 2018
SEÇİMDEN ÖNCE SORULMASI GEREKEN SORU…
424 Okunma.
24 Nisan 2018
BİTMEYEN DAVA; KIBRIS… (Hatırlayamadığımız gerçekleriyle…)
382 Okunma.
16 Nisan 2018
SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLAR…
492 Okunma.
09 Nisan 2018
KIBRIS TÜRK MÜCAHİDELERİ
498 Okunma.
03 Nisan 2018
‘’NE İDİM, NE OLDUM, NE OLACAĞIM? ’’
595 Okunma.
30 Mart 2018
YENİDEN DÖNEBİLSEYDİN GENÇLİĞİNE…
535 Okunma.
29 Mart 2018
TÜRKİYE, KIBRIS’TAN NEDEN VAZGEÇMEZ?
416 Okunma.
27 Mart 2018
VATAN, ANAVATAN SEVGİSİ…
469 Okunma.
15 Mart 2018
ÇANAKKALE ‘’Kan Çanağında Yazılan Destan’’
521 Okunma.
07 Mart 2018
YİTİRİLEN YILLARI, KAYBOLAN UMUTLARI GERİ İSTİYORUM…
689 Okunma.
07 Mart 2018
‘’TÜRK TEZİ’’
484 Okunma.
05 Mart 2018
‘’RUM TEZİ’’
540 Okunma.
05 Mart 2018
BİR FOTOĞRAFIN ANLATTIKLARI
455 Okunma.
03 Mart 2018
İşte tarihe mal olmuş bir önderin görüşleri! İşte o gerçekler:
524 Okunma.
02 Mart 2018
TARİHTEN BİR YAPRAK!
741 Okunma.
01 Mart 2018
KIBRIS’TA ENERJİ YATAKLARI KAVGASI..!
439 Okunma.
27 Şubat 2018
SAMSUN KİTAP FUARINDAN YANSIYANLAR…
515 Okunma.
22 Şubat 2018
VATAN UĞRUNA SEVE, SEVE…
489 Okunma.
21 Şubat 2018
MEHMETÇİK VE KOMUTAN
504 Okunma.
14 Şubat 2018
HİÇ DÜŞÜNDÜK MÜ?
607 Okunma.
08 Şubat 2018
K.K.T.C’DEKİ AYRIK OTLARI..!
533 Okunma.
05 Şubat 2018
KIBRIS’TA NELER OLUYOR?
538 Okunma.
29 Ocak 2018
AMERİKAN EMPERYALİZMİ BUDUR!..
566 Okunma.
22 Ocak 2018
SELAM OLSUN SANA MEHMETÇİK
576 Okunma.
15 Ocak 2018
‘’BABATÜRK’’ DENKTAŞ.
645 Okunma.
11 Ocak 2018
SAVAŞ VE ÇOCUKLAR…
633 Okunma.
03 Ocak 2018
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ORDULARI ARASINDADIR.
552 Okunma.
29 Aralık 2017
KIBRIS’A DİKKAT..!
610 Okunma.
25 Aralık 2017
KUTSAL EMANETLER VE GERÇEKLER
591 Okunma.
22 Aralık 2017
UNUTULMAYAN ÇIĞLIKLAR..!
671 Okunma.
13 Aralık 2017
YUNANİSTAN VE LOZAN..!
656 Okunma.
11 Aralık 2017
ADI KIBRIS OLAN MİLLİ DAVAMIZ..!
569 Okunma.
05 Aralık 2017
KIBRIS’TA YENİ BİR SÜREÇ BAŞLAR MI?
590 Okunma.
28 Kasım 2017
DOĞANIN ÇIĞLIĞI, BU DEFA CANİK’TEN..!
632 Okunma.
27 Kasım 2017
ANALARIMIZ, BACILARIMIZ, KADINLARIMIZ, KIZLARIMIZ…
621 Okunma.
26 Kasım 2017
YAŞAM NEDİR, YAŞAMIMIZA NELER YÖN VERİR?
599 Okunma.
20 Kasım 2017
TERÖR BELASI DENEN VAHŞET…
646 Okunma.
17 Kasım 2017
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (K.K.T.C)
698 Okunma.
14 Kasım 2017
36’NCI TÜYAP-İSTANBUL KİTAP FUARINDAN YANSIMALAR..!
719 Okunma.
13 Kasım 2017
VATANIN YOKSA, SEN DE YOKSUN..!
633 Okunma.
07 Kasım 2017
KARADENİZ BÖLGEMİZDE PARLAYAN BİR YILDIZ, ADI; A.D.D SAMSUN ŞUBESİ.
664 Okunma.
26 Ekim 2017
DELER DE GEÇER YÜREĞİMİZİ O ÇIĞLIKLAR..!
682 Okunma.
21 Ekim 2017
‘’ŞIRNAK’TAKİ ASKERLERİN SONGÜL BABASI’’
675 Okunma.
16 Ekim 2017
K.K.T.C’nin Tanınması, Adadaki Çözümün Tek Çaresidir
665 Okunma.
02 Ekim 2017
Umutlar Asla Tükenmez !
806 Okunma.
30 Eylül 2017
İşte Onların Gerçek Yüzü Bu !
735 Okunma.
29 Eylül 2017
Yeni Kitabım Adı: ‘’ÖNCE VATAN’’
1232 Okunma.
20 Eylül 2017
VATAN VE KIBRIS
655 Okunma.
18 Eylül 2017
GAZİLİK NEDİR? GAZİ KİME DENİR?
939 Okunma.
11 Eylül 2017
KIBRIS’TA BEŞ PARMAK DAĞLARINA ÇİZİLEN BAYRAĞIMIZIN GERÇEK HİKÂYESİ…
903 Okunma.
08 Eylül 2017
YAKIN TARİHİMİZDEN ÖNEMLİ BİR YAPRAK; 6-7 Eylül 1955 Olayları..!
720 Okunma.
30 Ağustos 2017
SESSİZ ÇIĞLIKLARI DUYULUR ÇOÇUKLARIN, YÜREKLERİMİZİ DELİP DE GEÇEN…
657 Okunma.
30 Ağustos 2017
NİCE 30 AĞUSTOS’LARIN ANISINA…
634 Okunma.
29 Ağustos 2017
YETER ARTIK! SEVGİ GELSİN BU ÜLKEYE…
710 Okunma.
29 Ağustos 2017
ADI SONBAHAR…
722 Okunma.
22 Ağustos 2017
BİT PAZARINDAKİ O GÖRÜNTÜ..!
766 Okunma.
18 Ağustos 2017
43 YIL SONRA MEZARLARI OLAN ŞEHİTLERİMİZ...
837 Okunma.
14 Ağustos 2017
ELVEDA ‘’ONBEŞLİM’’, ELVEDA YİĞİDİM.
854 Okunma.
09 Ağustos 2017
‘’YENİ DEVLET..!’’
834 Okunma.
08 Ağustos 2017
KADINIMIZ, KADINLARIMIZ..!
679 Okunma.
06 Ağustos 2017
YASEMİN KOKULU SEVDAM, KIBRIS’IM...
494 Okunma.
02 Ağustos 2017
VİCDANIMIZA KAZINAN GERÇEKLER..!
618 Okunma.
27 Temmuz 2017
LOZAN…
586 Okunma.
25 Temmuz 2017
20 TEMMUZ 1974’TE KIBRIS’TA KAZANILAN SAVAŞ, NEDEN ZAFER GÜNÜMÜZ OLARAK KUTLANMAZ..?
823 Okunma.
19 Temmuz 2017
TARİH, 20 TEMMUZ 1974; GİRNE’DEN DOĞAN GÜNEŞ…
782 Okunma.
13 Temmuz 2017
UMUDA GİDEN YOL…
780 Okunma.
11 Temmuz 2017
KIBRIS’TA BEKLENEN SON..!
651 Okunma.
06 Temmuz 2017
Kıbrıs Masası’nda “YAKINLAŞ, KAZAN !.. ” Süreci
721 Okunma.
29 Haziran 2017
KIBRIS’TA GÖZDEN KAÇANLAR..!
751 Okunma.
17 Haziran 2017
KIBRIS’TA YENİ BİR TUZAK MI?
699 Okunma.
15 Mayıs 2017
YAZDIKLARIMDAN YANSIYANLAR…
1106 Okunma.
11 Mayıs 2017
HAYATIMIZ SİYASET Mİ..?
769 Okunma.
01 Mayıs 2017
Bu Davayı, Tarihe Yazanlar Kazanacaktır
881 Okunma.
22 Nisan 2017
EGE’DEKİ 18 ADA GİTTİ ; SIRA KIBRIS’TA MI?
793 Okunma.
19 Nisan 2017
REFERANDUMUN ARDINDAN…
775 Okunma.
13 Nisan 2017
16 NİSAN REFERANDUMU ÖNCESİ, UNUTULMAMASI GEREKEN TARİHİ GERÇEKLER
807 Okunma.
08 Nisan 2017
ATATÜRK’E; ‘’TEK ADAM’’, YA DA ‘’DİKTATÖR’’ DENEBİLİR Mİ?
1165 Okunma.
Haber Yazılımı