Yazı Detayı
20 Eylül 2017 - Çarşamba 13:23 Bu yazı 690 kez okundu
 
VATAN VE KIBRIS
Atilla ÇİLİNGİR
 
 

           ‘’Vatan kimi zaman canımıza can katan, kimi zamansa; uğruna can verdiğimiz topraktır.’’

 

‘’Bir milletin, içinde yaşadığı sınırları belli toprak parçasına ‘’yurt-vatan’’ denir. Devlet egemenlik hakkını o sınırlar içinde kullanır. Her milletin üzerinde yaşadığı toprak parçası, onlar için topraktan öte, manevi ve kutsal bir değer taşır. Bu yüzden sınırları korunur, o toprak parçası için savaşlar göze alınır; o toprak parçası fertlerin canı pahasına elde tutulmaya çalışılır. Çünkü o toprak parçası, onların üzerinde özgür olarak yaşadıkları, kendi yasa ve kurallarına göre yaşamlarını sürdürdükleri, onlara ait toprak parçasıdır.’’ (Bk: Kim Bu Türkler-Hüseyin Adıgüzel - 2016)

 Vatan: Bir ulusun bağımsız ve egemen olarak üzerinde yaşadığı yeryüzü parçasıdır.

 Adadır, ana karasıdır. O ana karanın üzerideki engin mavilikler, o yeryüzü parçasının karasularıdır.

 Vatan; bize kucak açan toprak anadır.

 Vatan; her millet için özeldir, önemlidir.

 Vatan; Bir insanın doğup büyüdüğü; bir milletin özgürce, egemen yaşadığı, barındığı, gerektiğinde uğrunda canını vereceği topraktır.

 Şanlı tarihimizin son yarım asrına baktığımızda; Türkler için vatan kavramını en iyi anlatan gerçeği,  Kıbrıs Türk Halkının yaşadıklarına baktığımızda görürüz.

Türkiye’nin ön cephesini teşkil eden Kıbrıs adasında yaşayan soydaşlarımız; doğdukları, büyüdükleri, vatan belledikleri yer, bu ada parçası olmasına rağmen, yıllar boyunca burada ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmüşler, Rumların insanlık dışı baskılarına maruz kalmışlar; ne yazık ki bugün de, böylesi bir ayıbın olumsuz etkilerini yaşamaya devam etmektedirler…

 Kıbrıs Türk Halkı; 20 Temmuz 1974’de özgürce yaşam hakkına kavuşmasına, 1983 yılında kendi devletini, K.K.T.C’yi kurmalarına rağmen; hala o toprakların sahibi değillermiş gibi muamele görmekte, uluslararası camiada tanınmamaktadırlar!

 Bu yalnızlığın, bu acımasızlığın, bu hukuk tanımazlığın tek bir nedeni vardır!

 O da; Kıbrıs adasında gözü kulağı olan, türlü menfaatleri bulunan Hıristiyan âlemi temsilcilerinin/emperyalistlerin bu adada Türk Halkının egemenliğine, yaşam hakkına müsaade etmemeleri, Kıbrıs Türk’üne anasının ak sütü gibi helal olan K.K.T.C’nin uluslararası camiada tanınmasına engel olmalarıdır…

Pekiyi, bir zamanlar uğruna Yunanistan’la savaşmayı göze alan Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendi ulusal çıkarlarını, orada yaşayan kardeşlerimizin yaşam hakkını görmezden mi gelecek, ata yadigârımız bu önemli adadan vaz mı geçecektir? Tabii ki hayır…

1950’li yıllardan bugüne devletimizi yönetenler, çözüm adına bir takım tavizlere evet demiş olsalar dahi, tarihin hiçbir döneminde böyle bir tercihin içinde olmamışlar, bundan sonra da olmayacakları kesindir.

 Çünkü bu önemli ada parçasında bize ait büyük bir tarih, hukuki haklarımız, bu uzun döneme damgasını vuran nice kahramanlıklar, şehitlerimiz vardır.

 İşte tam da bu noktada durup; sormak gerekir!                                      

 Pekiyi, nedir bu Kıbrıs Türk’ünün çektiği?

 Son Osmanlı Kıbrıs adasını terk ederken, adada boynu bükük kalan Kıbrıs Türk’ünün yüreğinde, adı ‘vatan sevdası’ olan öylesine büyük bir hasret bıraktı ki! Onlar asırlar boyunca, o sevdadan hiç vazgeçmediler. Tarihin her döneminde daima biz Türk’üz dediler. Gözleri hep Toroslara baktı…

 Biliyorlardı ki; Özgürlük Güneşi oradan doğacak, ilk pırıltılarıyla, Beşparmakları aydınlatacaktı. Ve öyle de oldu…

 Oradan doğan sadece özgürlük güneşi değildi.  Temeli nice yiğitlerin kanıyla, canıyla atılan yepyeni bir devletin doğuşu da gerçekleşti.  Adına; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dediler.

 Uğruna şehit olan nice yiğitlerin kefenine ‘Ay ile Yıldızı’ işlediler.’ Bu bizim öz varlığımızın göstergesi, bu topraklarda millet olmamızın simgesidir. İşte bu bizim bayrağımızdır dediler.  Vatanın dört bir yanını bayraklarla süslediler. Yetmedi; ‘’Beşparmaklara dağa, taşa kazıdılar. Gerekirse uğruna ölmek için yemin ettiler…’’

 Kıbrıs adası stratejik önemi nedeniyle, adayı elinde bulunduran ülkeye, büyük avantajlar sağlamış, bu nedenle Akdeniz’de uluslararası sularda, orta doğunun petrol yataklarında v.d enerji kaynaklarında,  söz sahibi olmak isteyen ülkelerin gözü kulağı daima Kıbrıs adasında olmuştur. Özelliklede son dönemde ada çevresinde tespit edilen zengin doğalgaz yatakları nedeniyle…

  Osmanlı İmparatorluğu döneminde de; bu önemli ulaşım yolu (ünlü ipek yolu) Osmanlının egemenlik sınırları içerisine, kontrolüne alınması için ada fetih edilmiştir. Üç asır boyunca Osmanlı hükümranlığında kalan adada; ne Rumlar, ne de diğer azınlıklar, hiçbir konuda baskı görmemiş, asimile edilmemiştir. Tam tersine adada Rumlar da dâhil tüm azınlıkların hakkı, hukuku daima en üst seviyede korunmuş, adaletli bir muamele görmüşlerdir.

   Ancak, birinci dünya savaşından sonra, İngilizlerin adaya tarafından tek taraflı olarak el koymasını takiben, ada tarihinin son 65 yılına baktığımızda, Kıbrıs’ta çok farklı bir süreç yaşanmıştır.

 Bu sürecin adı; ‘’Türk’ün Kıbrıs adasındaki tüm kazanımlarının, varlığının yok edilmesidir!’’

  İşte Kıbrıs Türk’ünün yaşadıkları tüm acılar, mağduriyetler bu süreçle birlikte başlamıştır. Özellikle 1955-1974 yılları arasında Rumların pek çok zulmüne maruz kalmışlar, sanki o toprakların sahibi değillermiş gibi adada yok sayılmışlardır. Topyekûn yok edilmek istenmişler, her türlü insanlık dışı muamelelerle karşılaşmışlar, evleri yakılmış yıkılmış, mal varlıklarına el konulmuş, defalarca göçe zorlanmışlar, yıllarca bozkırlarda ovalarda yaşamışlardır!  Kıbrıs’ta değil yaşamaları, nefes almaları dahi engellenmiştir!

 Rumların yapmış oldukları bu insanlık ayıplarına özellikle dünyanın hak ve hukuk savunucuları sessiz kalırken!  Kıbrıs Türk’ü asla pes etmemiş; biz Türk’üz bu ada parçasında Türk olarak doğduk, Türk olarak yaşayacağız andına bağlı kalarak, o acılı yıllardaki mücadelelerini başarıyla sürdürmüşler, şanlı bir direniş sergilemişlerdir.

  Bu onurlu mücadelelerinde yanlarında daima anavatan Türkiye’yi bulmuşlar, sadece Türk Milletine güvenmişler, bu uğurda nice şehitler vermişler ama asla Rum-Yunan ikilisine diz çökmemişlerdir.

  20 Temmuz 1974 Kıbrıs Türk’ünün adadaki özgürlüğünün doğuş günü olmuştur. Sonunda kazanmışlardı, özgürdüler… 

 Anavatan’ın gözbebeği Mehmetçiklerle, yıllar boyunca mevzilerde onları bekleyen Mücahitlerle birlikteydiler. Ellerinde ay yıldızlı bayraklar, gönüllerinde vatan sevdasıyla dolu duygular, özgürlüğe kavuşmanın zaferiyle yepyeni bir vatan yarattılar.

  Ne de güzel başlamıştı o yıllarda her şey…

 Kavuşulan özgürce yaşamı, geleceğe olan güvenin inancını yansıtan o güzel günler… Hem özgürdüler hem de Anavatan Türkiye’nin yasal garantörlük hakkının koruması içerisindeydiler.

 Hudut boylarında, vatanını koruyacağına dair yemin eden Mehmetçiğin, Mücahidin o gür, o korkusuz sesleri duyuluyordu artık…

  Ve yıllar boyunca, Anavatanları Türkiye ne dediyse onu yaptılar!

 Onlar ada tarihi boyunca hem de o gazi toprakların Serdarlığını üstlendiler, hem de yüce Türk Ulusunun ayrılmaz bir parçası olduklarını savundular. Bu önemli niteliğin haklı gururunu yaşadılar, yaşamaya devam ediyorlar…

 Yukarıda sıralamış olduğum gerçeklerde; Kıbrıs Türk’ünün adada özgürce yaşamının başladığı yıllardan bugüne değişen hiçbir şey yoktur.

  Değerli Okurlarım;

  O günlerden bugünlere neredeyse yarım asır geçti. Bu süreçte dünyada pek çok şey değişti! Kimi ülkeler, kimi rejimler, kimi liderler, kimi görüşler…

  Pek tabiidir ki, Kıbrıs adasında da çok şeyler değişti!

 20 Temmuz 1974 de, yani Kıbrıs Türk Halkının özgürlüğüne kavuştuğu o yılda doğanlar, bugün 43 yaşında…

 O Zafer gününü yaşatanların pek çoğu hayata veda etti! Hayatta olup da o zafer günlerini birlikte yaşadığımız kardeşlerimizin pek çoğunun görüşleri de değişti!

 Ama bu da normal değil mi?

 Kimilerine göre yaşadığımız zamanın gerekleri de değişti! Artık vatan, millet, bayrak, devlet kavramlarını savunanlara, statükocu deniyor! Çünkü özgürlüğün simgesi olan o özel nitelikler, kimilerine göre bir anlam ifade etmiyor!

  Her şey adada öylesine değişti ki! Gün geldi, bağımsızlık uğruna savaşan, evlatlarını bu uğurda feda eden Kıbrıs Türk Halkının Cumhurbaşkanı makamında oturan kişi bile; ‘’Egemenlik uğruna ölünecek Leyla değildir!’’ Diyerek, Kıbrıs Türk Halkının egemenlik hakkından vazgeçivermiş, ‘’Kıbrıslılık’’ tanımlamasıyla; tek egemenlik, tek devlet, tek millet olmaya evet demişti!

  Dedim ya!  Ada da her şey çok değişti ama çok da gelişti! Demokrasinin, gelişmişliğin gereği olarak, eleştirilmeyen konu, tenkit edilmeyen kişi, olgu kalmadı artık!

  Ama Kıbrıs’ta değişmeyen tek bir şey kaldı!  O da; Kıbrıs Türk Halkının adadaki yaşam hakkının görmezden gelinmesidir!

 1878 yılından beri bitmeyen acıları, Rum ambargoları, insanlık ayıpları, bu ayıpları yaşayan Kıbrıs Türk Halkının adada ki tarihsel, hukuksal kazanımlarının görmezden gelinmesi hiç değişmedi..!

  Kıbrıs konusunun çözümü için müzakere masasına getirildiği 1968 yılından bugüne, her defasında Kıbrıs Türk’ü ödün verdi; ‘yetmedi daha vereceksin dediler!’ Ona hiç sormadılar!  Sen ne istiyorsun demediler!

 Daima kimi siyasilerin tercihlerini, emperyalist güçlerin menfaatlerine uyanlarına baktılar! Çözüm dediler ama çözüm için Rum tarafının menfaatlere odaklandılar! Her müzakere sürecine Rumların isteklerine göre yön verdiler!

Onun içindir ki, Bir kez daha soruyorum:

Nedir Bu Kıbrıs Türk’ünün Çektiği?

 Asırlardan beri verilen bu mücadelede bugün geldikleri nokta nedir? Doğup büyüdükleri, vatan belledikleri o topraklarda, günümüzde de verilen yaşam kavgası neden yeterince ses getirmemekte, yanıt bulamamaktadır? Özellikle 2002 yılından beri Kıbrıs Türk Halkının üzerine oynanan oyunlara neden müsaade edilmektedir?

 Kıbrıs Milli Davamızda; Anavatan, Yavru vatan birlikteliğinin koparılamaz tarihi, kardeşlik bağlarını aşındırmak adına sergilenen/tezgâhlanan tehlikeli oyunlara, o kabul edilemez müzakere süreçlerine dikkat edilmelidir, müsaade edilmemelidir!

 Çözüm adına masaya getirilen her dayatmaya, her tavize evet denilmemelidir. Zira Kıbrıs adasında menfaatleri olan devletler, Rum-Yunan ikilisi böylesine bir zafiyeti dört gözle beklemektedirler!

 Bu kritik dönemde; Anavatan-Yavru Vatan birlikteliğinin güçlü bağlarının, tüm dünyaya gösterilmesi, K.K.T.C’nin uluslararası platformda tanıtılması/tanınması zamanı artık çoktan gelmiştir. Önemli olan böylesi bir iradeyi sergileyerek, bu gerçeği dünya kamuoyuna ilan etmektir.

Unutulmasın ki!

 43 yıl önce tarihin unutmaz hafızasına yazılan aşağıdaki gerçekler; hiçbir neden uğruna değişmeyecek, değiştirilemeyecektir:

’’O sabah portakal ve limon ağaçlarının çiçekleriyle bezenmiş bu topraklardan, bahar mevsiminin kokusu her yanımızı kaplamıştı. Günün son ışıkları ile kaybolan bu muhteşem tablo, yerini yasemin kokularıyla dolan Beşparmak dağlarının mor menekşe renkli görüntüsüne bırakıyor; gecenin çöken karanlığı, yıllar önce Kıbrıs’ta yaşanmış tarih sayfalarını geri getiriyordu sanki…

 Hasretle, acıyla, kanla, kinle yaşanmış hayatlar, yok olup giden bedenler, hayaller…

 İnsanoğlunun dünyamıza ektiği savaş tohumları bu coğrafyada varlığını her dönemde htirmiş, zaman kavramını her seferinde sil baştan yaparak; ülkelerin, insanların yaşam çizgileriyle adeta alay etmişti…

 Gerçek olan nedir?

 Zaman mı en adil yargıçtır? Yoksa insan mı?

Sonuçta: İnsanoğlunun mantığı mı; yoksa tarihin mantığı mı galip gelecektir bu ada parçasında?

 Kıbrıs adası var olduğu sürece, bugüne kadar her ne yaşanmışsa; gelecekte de aynen yaşanacak mıdır?

 Çünkü bu küçücük ada parçasında, medeniyetlerin, dinlerin, milli güçlerin çatışması vardır; halen de yaşanmaktadır.

 Aslında insanlığın bir türlü kavrayamadığı gerçek, bugüne kadar yaşadığı, sebep olduğu savaşlardan; insanlık onurunun yok edilmesinden, yoksulluktan, açlıktan, kısacası kendi kendini yargılayamamasından doğan, alamadığı/ çıkaramadığı derslerdir!

 Yine çok uzaklardan derinden derine bir ses geliyor: Anadolu’nun yanık sesine benzeyen bir ağıt sanki…

 Gittikçe kuvvetlenen bu tok ses, Beşparmaklardan esen rüzgârın sesiyle birleşerek, unutulan bir makamın, o makamın çoktandır söylenmeyen dizelerini hatırlatıyor bu Gazi Topraklara:

‘’Mehmet’tir adım/Bilinir şanım/Helal olsun bu vatana kanım/ Sen hakkını helal et al bayrağım/ Bu can sana feda olsun vatanım.’’

   Biz, Albay Karaoğlanoğlu/Biz, Üsteğmen Tombul/Biz, Er Çelik/Biz, Çavuş Ceylan/Biz, Yarbay Kuru/Biz, Mohaç’ız/Biz Malazgirt’iz/Biz, Çanakkale’yiz/Biz, Dumlupınar’ız/Biz, Sakarya’yız/Biz, Anadolu’yuz/Biz, KIBRIS’IZ/Biz Mücahit’iz/Biz, Mehmetçik’iz/Bizler, Milletin ta kendisiyiz…

 Bizleri ümmetlikten kurtararak millet olmanın faziletine taşıyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ilke ve inkılaplarının, bu kutsal vatanın yılmaz bekçileriyiz.

İçimizden bazıları gaflet, delalet; hatta ihanet içinde bulunabilir! Ama bunun çaresi damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur…’’ (Bk. Elveda Kıbrıs Ama Bir Gün Mutlaka, Atilla Çilingir-2006)

 Onun içindir ki Türk Milleti en sıkışık olduğu dönemlerde çepeçevre düşman işgali altında dahi pes etmeden vatan bellediği topraklardan asla vazgeçmemiş, düşmanını yenilgiye uğratarak Ay Yıldızlı Al Bayrağımızın altında hür ve egemen yaşamanın onurunu yaşamaya devam etmiştir.

 Büyük Türk Ulusunun ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk Halkı da; yaşanan bu kritik günlerden yüzünün akı ile çıkmasını başaracak kararlılıktadır, güçtedir. Kıbrıs adası, bu vatan parçası onlara anaların ak sütü gibi helaldir.

Ey Bayrak!

Uğruna veremediğimiz canı,

Bağrında yaşatmaya hakkımız yok.

Atilla Çilingir

www.atillacilingir.com

20 Eylül 2017

 

 
Etiketler: , , , , VATAN, VE, KIBRIS,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Temmuz 2019
YA TÜRK ASKERİ KIBRIS’A GELMEMİŞ OLSAYDI?
58 Okunma.
24 Haziran 2019
BİR ŞEHRİN UYANIŞI! KIBRIS’IN MARAŞ’I…
86 Okunma.
17 Haziran 2019
KIBRIS ve DOĞU AKDENİZ’DE ESEN SERT RÜZGÂRLAR…
79 Okunma.
12 Haziran 2019
AMERİKA STRATEJİK ORTAĞIMIZ ÖYLE Mİ?
91 Okunma.
07 Haziran 2019
ADALET...
120 Okunma.
03 Haziran 2019
DOĞU AKDENİZ’DEKİ BİZANS OYUNU! TÜRKİYE’MİZ KUŞATILIYOR MU?
116 Okunma.
22 Mayıs 2019
KKTC’DE YENİ HÜKÜMET KURULURKEN…
127 Okunma.
16 Mayıs 2019
BİR ASIRLIK O İLK ADIM… (19 Mayıs 1919’dan– 19 Mayıs 2019’a
142 Okunma.
10 Mayıs 2019
HAYDİ, 23 HAZİRANDA GÖREV SENDE İSTANBULLU…
148 Okunma.
07 Mayıs 2019
‘’HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK’’
123 Okunma.
03 Mayıs 2019
KIBRIS’TA ÇÖZÜM İŞTE BUNDAN OLMAZ..!
166 Okunma.
22 Nisan 2019
YIL 1920; 23 NİSAN’A İKİ GÜN KALA MUSTAFA KEMAL VE ANKARA… (Tarihi belgelerin sesiyle…)
153 Okunma.
17 Nisan 2019
KIBRIS’TA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR…
140 Okunma.
12 Nisan 2019
NE YAZIK Kİ ARTIK GÜLMÜYORUZ, GÜLEMİYORUZ…
202 Okunma.
08 Nisan 2019
KIBRIS, BİR ADA İKİ DEVLET
136 Okunma.
03 Nisan 2019
BU SEÇİMLERİN SONUCU…
144 Okunma.
26 Mart 2019
GİRİT ADASINA İSRAİL RADARI...
178 Okunma.
21 Mart 2019
KIBRIS’TAKİ DOSTLUK MAÇINDA DAHİ KRİZ ÇIKARDILAR…
171 Okunma.
16 Mart 2019
SAATE İSABET EDEN ŞARAPNEL… (10 Ağustos 1915 Çanakkale ) (O saat Mustafa Kemal’i, O ise Türk Milletini kurtaracaktı)
181 Okunma.
07 Mart 2019
SORUN BEKA DEĞİL, EKONOMİ…
258 Okunma.
04 Mart 2019
KIBRIS TÜRK’Ü, RUM’A DİZ ÇÖKMEYECEKTİR…
263 Okunma.
27 Şubat 2019
KIBRIS’TAKİ OYUN ÇOKTAN BİTTİ…
219 Okunma.
20 Şubat 2019
SAMSUN 100’NCÜ YIL PLATFORMU… (1919’dan-2019’a)
305 Okunma.
07 Şubat 2019
KIBRIS’TA TUZAĞA DÜŞÜLMEMELİDİR..!
236 Okunma.
04 Şubat 2019
AYDIN DENKTAŞ. (Mükemmel bir eş-aşk hikâyesi…)
218 Okunma.
28 Ocak 2019
2019 YEREL SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE TÜRKİYE…
258 Okunma.
18 Ocak 2019
O GECE… (Gerçek Bir Savaş Öyküsü)
382 Okunma.
14 Ocak 2019
‘’BABATÜRK’’ DENKTAŞ
304 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
258 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
193 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
193 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
165 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
167 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
181 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
192 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
182 Okunma.
07 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-5
245 Okunma.
06 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-4
257 Okunma.
05 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) BÖLÜM:3 YAZI DİZİSİ:
287 Okunma.
04 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…)BÖLÜM: 2
392 Okunma.
03 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) Bölüm : 1
239 Okunma.
25 Aralık 2018
YILLAR SONRA GELEN İTİRAF!
254 Okunma.
18 Aralık 2018
HER 21 ARALIK GELDİĞİNDE… (Kanlı Noel)
333 Okunma.
12 Aralık 2018
AMERİKA KIBRIS’A MI YERLEŞİYOR?
217 Okunma.
05 Aralık 2018
MAZİDE KALAN TÜRKİYE…
275 Okunma.
26 Kasım 2018
İSTANBUL…
289 Okunma.
20 Kasım 2018
İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ…
279 Okunma.
13 Kasım 2018
YA K.K.T.C KURULMAMIŞ OLSAYDI?
319 Okunma.
05 Kasım 2018
29 EKİM KUTLAMASINDA, ‘’YUNAN KÜLTÜRÜ KIYAFETLERİ!’’
333 Okunma.
01 Kasım 2018
YUNAN-RUM İKİLİSİ ULUSAL ÇIKARLARIMIZI GASP ETMENİN PEŞİNDE!
331 Okunma.
25 Ekim 2018
TÜRKİYE YILLAR ÖNCE KIBRIS’A NEDEN GELMİŞTİR?
345 Okunma.
22 Ekim 2018
ANDIMIZ MİLLİ KİMLİĞİMİZDİR
323 Okunma.
17 Ekim 2018
ADANIN EN ÖNEMLİ SORUNU; KIBRISLI, TÜRKİYELİ AYRIMI…
245 Okunma.
15 Ekim 2018
ADANIN EN ÖNEMLİ SORUNU; KIBRISLI, TÜRKİYELİ AYRIMI…
298 Okunma.
10 Ekim 2018
RUMLAR DOĞU AKDENİZ’DE ATEŞLE OYNUYORLAR!
326 Okunma.
03 Ekim 2018
KIBRIS, NESİLLER BOYUNCA SÜREGELEN DAVA…
308 Okunma.
25 Eylül 2018
ÖYLE BİR YAZI YAZSAM Kİ…
364 Okunma.
04 Eylül 2018
EYLÜL AYI VE KIBRIS…
429 Okunma.
28 Ağustos 2018
RUMLARIN KIBRIS’TAKİ YABANCI ÜSLER OYUNU…
341 Okunma.
28 Ağustos 2018
MALAZGİRT VE 30 AĞUSTOS ZAFERLERİMİZİN ANISINA…
417 Okunma.
27 Ağustos 2018
ANNAN…
320 Okunma.
14 Ağustos 2018
TL-DOLAR SAVAŞLARI…
379 Okunma.
09 Ağustos 2018
RUMLARIN BİTMEYEN ÖLÜM ÇUKURLARI..!
343 Okunma.
31 Temmuz 2018
MUHALEFETTE KAYNAYAN KAZANLAR…
383 Okunma.
23 Temmuz 2018
44 YIL ÖNCE O GÜN… (1974 Kıbrıs savaşlarının anısına)
377 Okunma.
09 Temmuz 2018
DOĞU AKDENİZDE SULAR ISINIYOR!
434 Okunma.
02 Temmuz 2018
BU RUMLARLA NASIL ANLAŞMA OLUR?
388 Okunma.
27 Haziran 2018
SEÇİMLERİN KAZANANI, KAYBEDENLERİ…
373 Okunma.
22 Haziran 2018
SEÇİME ÇEYREK KALA TÜRKİYE…
425 Okunma.
13 Haziran 2018
KIRAATHANE…
460 Okunma.
11 Haziran 2018
24 HAZİRANIN DİP DALGALARI NELERDİR?
396 Okunma.
04 Haziran 2018
24 HAZİRAN ANKETLERİ NE DİYOR?
426 Okunma.
28 Mayıs 2018
CEKLİ, CAKLI SEÇİM BİLDİRGELERİ…
440 Okunma.
19 Mayıs 2018
19 MAYIS 1919 BAĞIMSIZLIĞIMIZA ATILAN İLK ADIM
452 Okunma.
14 Mayıs 2018
SEÇİM MEYDANLARINA DEĞİL; YAŞANANLARA, YAŞADIKLARINA BİR BAK!
482 Okunma.
07 Mayıs 2018
KIBRIS’IN SONU GİRİT GİBİ OLUR MU?
469 Okunma.
27 Nisan 2018
SEÇİMDEN ÖNCE SORULMASI GEREKEN SORU…
457 Okunma.
24 Nisan 2018
BİTMEYEN DAVA; KIBRIS… (Hatırlayamadığımız gerçekleriyle…)
410 Okunma.
16 Nisan 2018
SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLAR…
524 Okunma.
09 Nisan 2018
KIBRIS TÜRK MÜCAHİDELERİ
525 Okunma.
03 Nisan 2018
‘’NE İDİM, NE OLDUM, NE OLACAĞIM? ’’
624 Okunma.
30 Mart 2018
YENİDEN DÖNEBİLSEYDİN GENÇLİĞİNE…
563 Okunma.
29 Mart 2018
TÜRKİYE, KIBRIS’TAN NEDEN VAZGEÇMEZ?
438 Okunma.
27 Mart 2018
VATAN, ANAVATAN SEVGİSİ…
498 Okunma.
15 Mart 2018
ÇANAKKALE ‘’Kan Çanağında Yazılan Destan’’
554 Okunma.
07 Mart 2018
YİTİRİLEN YILLARI, KAYBOLAN UMUTLARI GERİ İSTİYORUM…
701 Okunma.
07 Mart 2018
‘’TÜRK TEZİ’’
510 Okunma.
05 Mart 2018
‘’RUM TEZİ’’
576 Okunma.
05 Mart 2018
BİR FOTOĞRAFIN ANLATTIKLARI
482 Okunma.
03 Mart 2018
İşte tarihe mal olmuş bir önderin görüşleri! İşte o gerçekler:
548 Okunma.
02 Mart 2018
TARİHTEN BİR YAPRAK!
759 Okunma.
01 Mart 2018
KIBRIS’TA ENERJİ YATAKLARI KAVGASI..!
459 Okunma.
27 Şubat 2018
SAMSUN KİTAP FUARINDAN YANSIYANLAR…
542 Okunma.
22 Şubat 2018
VATAN UĞRUNA SEVE, SEVE…
508 Okunma.
21 Şubat 2018
MEHMETÇİK VE KOMUTAN
532 Okunma.
14 Şubat 2018
HİÇ DÜŞÜNDÜK MÜ?
656 Okunma.
08 Şubat 2018
K.K.T.C’DEKİ AYRIK OTLARI..!
575 Okunma.
05 Şubat 2018
KIBRIS’TA NELER OLUYOR?
564 Okunma.
29 Ocak 2018
AMERİKAN EMPERYALİZMİ BUDUR!..
595 Okunma.
22 Ocak 2018
SELAM OLSUN SANA MEHMETÇİK
604 Okunma.
15 Ocak 2018
‘’BABATÜRK’’ DENKTAŞ.
684 Okunma.
11 Ocak 2018
SAVAŞ VE ÇOCUKLAR…
680 Okunma.
03 Ocak 2018
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ORDULARI ARASINDADIR.
585 Okunma.
29 Aralık 2017
KIBRIS’A DİKKAT..!
637 Okunma.
25 Aralık 2017
KUTSAL EMANETLER VE GERÇEKLER
625 Okunma.
22 Aralık 2017
UNUTULMAYAN ÇIĞLIKLAR..!
699 Okunma.
13 Aralık 2017
YUNANİSTAN VE LOZAN..!
694 Okunma.
11 Aralık 2017
ADI KIBRIS OLAN MİLLİ DAVAMIZ..!
603 Okunma.
05 Aralık 2017
KIBRIS’TA YENİ BİR SÜREÇ BAŞLAR MI?
619 Okunma.
28 Kasım 2017
DOĞANIN ÇIĞLIĞI, BU DEFA CANİK’TEN..!
664 Okunma.
27 Kasım 2017
ANALARIMIZ, BACILARIMIZ, KADINLARIMIZ, KIZLARIMIZ…
655 Okunma.
26 Kasım 2017
YAŞAM NEDİR, YAŞAMIMIZA NELER YÖN VERİR?
626 Okunma.
20 Kasım 2017
TERÖR BELASI DENEN VAHŞET…
679 Okunma.
17 Kasım 2017
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (K.K.T.C)
719 Okunma.
14 Kasım 2017
36’NCI TÜYAP-İSTANBUL KİTAP FUARINDAN YANSIMALAR..!
748 Okunma.
13 Kasım 2017
VATANIN YOKSA, SEN DE YOKSUN..!
660 Okunma.
10 Kasım 2017
O’NU BÜYÜK BİR SEVGİYLE, ÖZLEMLE ANARKEN;
633 Okunma.
07 Kasım 2017
KARADENİZ BÖLGEMİZDE PARLAYAN BİR YILDIZ, ADI; A.D.D SAMSUN ŞUBESİ.
683 Okunma.
26 Ekim 2017
DELER DE GEÇER YÜREĞİMİZİ O ÇIĞLIKLAR..!
711 Okunma.
21 Ekim 2017
‘’ŞIRNAK’TAKİ ASKERLERİN SONGÜL BABASI’’
713 Okunma.
16 Ekim 2017
K.K.T.C’nin Tanınması, Adadaki Çözümün Tek Çaresidir
689 Okunma.
02 Ekim 2017
Umutlar Asla Tükenmez !
825 Okunma.
30 Eylül 2017
İşte Onların Gerçek Yüzü Bu !
759 Okunma.
29 Eylül 2017
Yeni Kitabım Adı: ‘’ÖNCE VATAN’’
1288 Okunma.
18 Eylül 2017
GAZİLİK NEDİR? GAZİ KİME DENİR?
982 Okunma.
11 Eylül 2017
KIBRIS’TA BEŞ PARMAK DAĞLARINA ÇİZİLEN BAYRAĞIMIZIN GERÇEK HİKÂYESİ…
930 Okunma.
08 Eylül 2017
YAKIN TARİHİMİZDEN ÖNEMLİ BİR YAPRAK; 6-7 Eylül 1955 Olayları..!
750 Okunma.
30 Ağustos 2017
SESSİZ ÇIĞLIKLARI DUYULUR ÇOÇUKLARIN, YÜREKLERİMİZİ DELİP DE GEÇEN…
682 Okunma.
30 Ağustos 2017
NİCE 30 AĞUSTOS’LARIN ANISINA…
663 Okunma.
29 Ağustos 2017
YETER ARTIK! SEVGİ GELSİN BU ÜLKEYE…
736 Okunma.
29 Ağustos 2017
ADI SONBAHAR…
753 Okunma.
22 Ağustos 2017
BİT PAZARINDAKİ O GÖRÜNTÜ..!
793 Okunma.
18 Ağustos 2017
43 YIL SONRA MEZARLARI OLAN ŞEHİTLERİMİZ...
860 Okunma.
14 Ağustos 2017
ELVEDA ‘’ONBEŞLİM’’, ELVEDA YİĞİDİM.
878 Okunma.
09 Ağustos 2017
‘’YENİ DEVLET..!’’
874 Okunma.
08 Ağustos 2017
KADINIMIZ, KADINLARIMIZ..!
709 Okunma.
06 Ağustos 2017
YASEMİN KOKULU SEVDAM, KIBRIS’IM...
527 Okunma.
02 Ağustos 2017
VİCDANIMIZA KAZINAN GERÇEKLER..!
654 Okunma.
27 Temmuz 2017
LOZAN…
606 Okunma.
25 Temmuz 2017
20 TEMMUZ 1974’TE KIBRIS’TA KAZANILAN SAVAŞ, NEDEN ZAFER GÜNÜMÜZ OLARAK KUTLANMAZ..?
873 Okunma.
19 Temmuz 2017
TARİH, 20 TEMMUZ 1974; GİRNE’DEN DOĞAN GÜNEŞ…
809 Okunma.
13 Temmuz 2017
UMUDA GİDEN YOL…
810 Okunma.
11 Temmuz 2017
KIBRIS’TA BEKLENEN SON..!
671 Okunma.
06 Temmuz 2017
Kıbrıs Masası’nda “YAKINLAŞ, KAZAN !.. ” Süreci
742 Okunma.
29 Haziran 2017
KIBRIS’TA GÖZDEN KAÇANLAR..!
785 Okunma.
17 Haziran 2017
KIBRIS’TA YENİ BİR TUZAK MI?
727 Okunma.
15 Mayıs 2017
YAZDIKLARIMDAN YANSIYANLAR…
1144 Okunma.
11 Mayıs 2017
HAYATIMIZ SİYASET Mİ..?
822 Okunma.
01 Mayıs 2017
Bu Davayı, Tarihe Yazanlar Kazanacaktır
905 Okunma.
22 Nisan 2017
EGE’DEKİ 18 ADA GİTTİ ; SIRA KIBRIS’TA MI?
826 Okunma.
19 Nisan 2017
REFERANDUMUN ARDINDAN…
800 Okunma.
13 Nisan 2017
16 NİSAN REFERANDUMU ÖNCESİ, UNUTULMAMASI GEREKEN TARİHİ GERÇEKLER
828 Okunma.
08 Nisan 2017
ATATÜRK’E; ‘’TEK ADAM’’, YA DA ‘’DİKTATÖR’’ DENEBİLİR Mİ?
1197 Okunma.
Haber Yazılımı