Yazı Detayı
20 Eylül 2017 - Çarşamba 13:23 Bu yazı 816 kez okundu
 
VATAN VE KIBRIS
Atilla ÇİLİNGİR
 
 

           ‘’Vatan kimi zaman canımıza can katan, kimi zamansa; uğruna can verdiğimiz topraktır.’’

 

‘’Bir milletin, içinde yaşadığı sınırları belli toprak parçasına ‘’yurt-vatan’’ denir. Devlet egemenlik hakkını o sınırlar içinde kullanır. Her milletin üzerinde yaşadığı toprak parçası, onlar için topraktan öte, manevi ve kutsal bir değer taşır. Bu yüzden sınırları korunur, o toprak parçası için savaşlar göze alınır; o toprak parçası fertlerin canı pahasına elde tutulmaya çalışılır. Çünkü o toprak parçası, onların üzerinde özgür olarak yaşadıkları, kendi yasa ve kurallarına göre yaşamlarını sürdürdükleri, onlara ait toprak parçasıdır.’’ (Bk: Kim Bu Türkler-Hüseyin Adıgüzel - 2016)

 Vatan: Bir ulusun bağımsız ve egemen olarak üzerinde yaşadığı yeryüzü parçasıdır.

 Adadır, ana karasıdır. O ana karanın üzerideki engin mavilikler, o yeryüzü parçasının karasularıdır.

 Vatan; bize kucak açan toprak anadır.

 Vatan; her millet için özeldir, önemlidir.

 Vatan; Bir insanın doğup büyüdüğü; bir milletin özgürce, egemen yaşadığı, barındığı, gerektiğinde uğrunda canını vereceği topraktır.

 Şanlı tarihimizin son yarım asrına baktığımızda; Türkler için vatan kavramını en iyi anlatan gerçeği,  Kıbrıs Türk Halkının yaşadıklarına baktığımızda görürüz.

Türkiye’nin ön cephesini teşkil eden Kıbrıs adasında yaşayan soydaşlarımız; doğdukları, büyüdükleri, vatan belledikleri yer, bu ada parçası olmasına rağmen, yıllar boyunca burada ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmüşler, Rumların insanlık dışı baskılarına maruz kalmışlar; ne yazık ki bugün de, böylesi bir ayıbın olumsuz etkilerini yaşamaya devam etmektedirler…

 Kıbrıs Türk Halkı; 20 Temmuz 1974’de özgürce yaşam hakkına kavuşmasına, 1983 yılında kendi devletini, K.K.T.C’yi kurmalarına rağmen; hala o toprakların sahibi değillermiş gibi muamele görmekte, uluslararası camiada tanınmamaktadırlar!

 Bu yalnızlığın, bu acımasızlığın, bu hukuk tanımazlığın tek bir nedeni vardır!

 O da; Kıbrıs adasında gözü kulağı olan, türlü menfaatleri bulunan Hıristiyan âlemi temsilcilerinin/emperyalistlerin bu adada Türk Halkının egemenliğine, yaşam hakkına müsaade etmemeleri, Kıbrıs Türk’üne anasının ak sütü gibi helal olan K.K.T.C’nin uluslararası camiada tanınmasına engel olmalarıdır…

Pekiyi, bir zamanlar uğruna Yunanistan’la savaşmayı göze alan Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendi ulusal çıkarlarını, orada yaşayan kardeşlerimizin yaşam hakkını görmezden mi gelecek, ata yadigârımız bu önemli adadan vaz mı geçecektir? Tabii ki hayır…

1950’li yıllardan bugüne devletimizi yönetenler, çözüm adına bir takım tavizlere evet demiş olsalar dahi, tarihin hiçbir döneminde böyle bir tercihin içinde olmamışlar, bundan sonra da olmayacakları kesindir.

 Çünkü bu önemli ada parçasında bize ait büyük bir tarih, hukuki haklarımız, bu uzun döneme damgasını vuran nice kahramanlıklar, şehitlerimiz vardır.

 İşte tam da bu noktada durup; sormak gerekir!                                      

 Pekiyi, nedir bu Kıbrıs Türk’ünün çektiği?

 Son Osmanlı Kıbrıs adasını terk ederken, adada boynu bükük kalan Kıbrıs Türk’ünün yüreğinde, adı ‘vatan sevdası’ olan öylesine büyük bir hasret bıraktı ki! Onlar asırlar boyunca, o sevdadan hiç vazgeçmediler. Tarihin her döneminde daima biz Türk’üz dediler. Gözleri hep Toroslara baktı…

 Biliyorlardı ki; Özgürlük Güneşi oradan doğacak, ilk pırıltılarıyla, Beşparmakları aydınlatacaktı. Ve öyle de oldu…

 Oradan doğan sadece özgürlük güneşi değildi.  Temeli nice yiğitlerin kanıyla, canıyla atılan yepyeni bir devletin doğuşu da gerçekleşti.  Adına; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dediler.

 Uğruna şehit olan nice yiğitlerin kefenine ‘Ay ile Yıldızı’ işlediler.’ Bu bizim öz varlığımızın göstergesi, bu topraklarda millet olmamızın simgesidir. İşte bu bizim bayrağımızdır dediler.  Vatanın dört bir yanını bayraklarla süslediler. Yetmedi; ‘’Beşparmaklara dağa, taşa kazıdılar. Gerekirse uğruna ölmek için yemin ettiler…’’

 Kıbrıs adası stratejik önemi nedeniyle, adayı elinde bulunduran ülkeye, büyük avantajlar sağlamış, bu nedenle Akdeniz’de uluslararası sularda, orta doğunun petrol yataklarında v.d enerji kaynaklarında,  söz sahibi olmak isteyen ülkelerin gözü kulağı daima Kıbrıs adasında olmuştur. Özelliklede son dönemde ada çevresinde tespit edilen zengin doğalgaz yatakları nedeniyle…

  Osmanlı İmparatorluğu döneminde de; bu önemli ulaşım yolu (ünlü ipek yolu) Osmanlının egemenlik sınırları içerisine, kontrolüne alınması için ada fetih edilmiştir. Üç asır boyunca Osmanlı hükümranlığında kalan adada; ne Rumlar, ne de diğer azınlıklar, hiçbir konuda baskı görmemiş, asimile edilmemiştir. Tam tersine adada Rumlar da dâhil tüm azınlıkların hakkı, hukuku daima en üst seviyede korunmuş, adaletli bir muamele görmüşlerdir.

   Ancak, birinci dünya savaşından sonra, İngilizlerin adaya tarafından tek taraflı olarak el koymasını takiben, ada tarihinin son 65 yılına baktığımızda, Kıbrıs’ta çok farklı bir süreç yaşanmıştır.

 Bu sürecin adı; ‘’Türk’ün Kıbrıs adasındaki tüm kazanımlarının, varlığının yok edilmesidir!’’

  İşte Kıbrıs Türk’ünün yaşadıkları tüm acılar, mağduriyetler bu süreçle birlikte başlamıştır. Özellikle 1955-1974 yılları arasında Rumların pek çok zulmüne maruz kalmışlar, sanki o toprakların sahibi değillermiş gibi adada yok sayılmışlardır. Topyekûn yok edilmek istenmişler, her türlü insanlık dışı muamelelerle karşılaşmışlar, evleri yakılmış yıkılmış, mal varlıklarına el konulmuş, defalarca göçe zorlanmışlar, yıllarca bozkırlarda ovalarda yaşamışlardır!  Kıbrıs’ta değil yaşamaları, nefes almaları dahi engellenmiştir!

 Rumların yapmış oldukları bu insanlık ayıplarına özellikle dünyanın hak ve hukuk savunucuları sessiz kalırken!  Kıbrıs Türk’ü asla pes etmemiş; biz Türk’üz bu ada parçasında Türk olarak doğduk, Türk olarak yaşayacağız andına bağlı kalarak, o acılı yıllardaki mücadelelerini başarıyla sürdürmüşler, şanlı bir direniş sergilemişlerdir.

  Bu onurlu mücadelelerinde yanlarında daima anavatan Türkiye’yi bulmuşlar, sadece Türk Milletine güvenmişler, bu uğurda nice şehitler vermişler ama asla Rum-Yunan ikilisine diz çökmemişlerdir.

  20 Temmuz 1974 Kıbrıs Türk’ünün adadaki özgürlüğünün doğuş günü olmuştur. Sonunda kazanmışlardı, özgürdüler… 

 Anavatan’ın gözbebeği Mehmetçiklerle, yıllar boyunca mevzilerde onları bekleyen Mücahitlerle birlikteydiler. Ellerinde ay yıldızlı bayraklar, gönüllerinde vatan sevdasıyla dolu duygular, özgürlüğe kavuşmanın zaferiyle yepyeni bir vatan yarattılar.

  Ne de güzel başlamıştı o yıllarda her şey…

 Kavuşulan özgürce yaşamı, geleceğe olan güvenin inancını yansıtan o güzel günler… Hem özgürdüler hem de Anavatan Türkiye’nin yasal garantörlük hakkının koruması içerisindeydiler.

 Hudut boylarında, vatanını koruyacağına dair yemin eden Mehmetçiğin, Mücahidin o gür, o korkusuz sesleri duyuluyordu artık…

  Ve yıllar boyunca, Anavatanları Türkiye ne dediyse onu yaptılar!

 Onlar ada tarihi boyunca hem de o gazi toprakların Serdarlığını üstlendiler, hem de yüce Türk Ulusunun ayrılmaz bir parçası olduklarını savundular. Bu önemli niteliğin haklı gururunu yaşadılar, yaşamaya devam ediyorlar…

 Yukarıda sıralamış olduğum gerçeklerde; Kıbrıs Türk’ünün adada özgürce yaşamının başladığı yıllardan bugüne değişen hiçbir şey yoktur.

  Değerli Okurlarım;

  O günlerden bugünlere neredeyse yarım asır geçti. Bu süreçte dünyada pek çok şey değişti! Kimi ülkeler, kimi rejimler, kimi liderler, kimi görüşler…

  Pek tabiidir ki, Kıbrıs adasında da çok şeyler değişti!

 20 Temmuz 1974 de, yani Kıbrıs Türk Halkının özgürlüğüne kavuştuğu o yılda doğanlar, bugün 43 yaşında…

 O Zafer gününü yaşatanların pek çoğu hayata veda etti! Hayatta olup da o zafer günlerini birlikte yaşadığımız kardeşlerimizin pek çoğunun görüşleri de değişti!

 Ama bu da normal değil mi?

 Kimilerine göre yaşadığımız zamanın gerekleri de değişti! Artık vatan, millet, bayrak, devlet kavramlarını savunanlara, statükocu deniyor! Çünkü özgürlüğün simgesi olan o özel nitelikler, kimilerine göre bir anlam ifade etmiyor!

  Her şey adada öylesine değişti ki! Gün geldi, bağımsızlık uğruna savaşan, evlatlarını bu uğurda feda eden Kıbrıs Türk Halkının Cumhurbaşkanı makamında oturan kişi bile; ‘’Egemenlik uğruna ölünecek Leyla değildir!’’ Diyerek, Kıbrıs Türk Halkının egemenlik hakkından vazgeçivermiş, ‘’Kıbrıslılık’’ tanımlamasıyla; tek egemenlik, tek devlet, tek millet olmaya evet demişti!

  Dedim ya!  Ada da her şey çok değişti ama çok da gelişti! Demokrasinin, gelişmişliğin gereği olarak, eleştirilmeyen konu, tenkit edilmeyen kişi, olgu kalmadı artık!

  Ama Kıbrıs’ta değişmeyen tek bir şey kaldı!  O da; Kıbrıs Türk Halkının adadaki yaşam hakkının görmezden gelinmesidir!

 1878 yılından beri bitmeyen acıları, Rum ambargoları, insanlık ayıpları, bu ayıpları yaşayan Kıbrıs Türk Halkının adada ki tarihsel, hukuksal kazanımlarının görmezden gelinmesi hiç değişmedi..!

  Kıbrıs konusunun çözümü için müzakere masasına getirildiği 1968 yılından bugüne, her defasında Kıbrıs Türk’ü ödün verdi; ‘yetmedi daha vereceksin dediler!’ Ona hiç sormadılar!  Sen ne istiyorsun demediler!

 Daima kimi siyasilerin tercihlerini, emperyalist güçlerin menfaatlerine uyanlarına baktılar! Çözüm dediler ama çözüm için Rum tarafının menfaatlere odaklandılar! Her müzakere sürecine Rumların isteklerine göre yön verdiler!

Onun içindir ki, Bir kez daha soruyorum:

Nedir Bu Kıbrıs Türk’ünün Çektiği?

 Asırlardan beri verilen bu mücadelede bugün geldikleri nokta nedir? Doğup büyüdükleri, vatan belledikleri o topraklarda, günümüzde de verilen yaşam kavgası neden yeterince ses getirmemekte, yanıt bulamamaktadır? Özellikle 2002 yılından beri Kıbrıs Türk Halkının üzerine oynanan oyunlara neden müsaade edilmektedir?

 Kıbrıs Milli Davamızda; Anavatan, Yavru vatan birlikteliğinin koparılamaz tarihi, kardeşlik bağlarını aşındırmak adına sergilenen/tezgâhlanan tehlikeli oyunlara, o kabul edilemez müzakere süreçlerine dikkat edilmelidir, müsaade edilmemelidir!

 Çözüm adına masaya getirilen her dayatmaya, her tavize evet denilmemelidir. Zira Kıbrıs adasında menfaatleri olan devletler, Rum-Yunan ikilisi böylesine bir zafiyeti dört gözle beklemektedirler!

 Bu kritik dönemde; Anavatan-Yavru Vatan birlikteliğinin güçlü bağlarının, tüm dünyaya gösterilmesi, K.K.T.C’nin uluslararası platformda tanıtılması/tanınması zamanı artık çoktan gelmiştir. Önemli olan böylesi bir iradeyi sergileyerek, bu gerçeği dünya kamuoyuna ilan etmektir.

Unutulmasın ki!

 43 yıl önce tarihin unutmaz hafızasına yazılan aşağıdaki gerçekler; hiçbir neden uğruna değişmeyecek, değiştirilemeyecektir:

’’O sabah portakal ve limon ağaçlarının çiçekleriyle bezenmiş bu topraklardan, bahar mevsiminin kokusu her yanımızı kaplamıştı. Günün son ışıkları ile kaybolan bu muhteşem tablo, yerini yasemin kokularıyla dolan Beşparmak dağlarının mor menekşe renkli görüntüsüne bırakıyor; gecenin çöken karanlığı, yıllar önce Kıbrıs’ta yaşanmış tarih sayfalarını geri getiriyordu sanki…

 Hasretle, acıyla, kanla, kinle yaşanmış hayatlar, yok olup giden bedenler, hayaller…

 İnsanoğlunun dünyamıza ektiği savaş tohumları bu coğrafyada varlığını her dönemde htirmiş, zaman kavramını her seferinde sil baştan yaparak; ülkelerin, insanların yaşam çizgileriyle adeta alay etmişti…

 Gerçek olan nedir?

 Zaman mı en adil yargıçtır? Yoksa insan mı?

Sonuçta: İnsanoğlunun mantığı mı; yoksa tarihin mantığı mı galip gelecektir bu ada parçasında?

 Kıbrıs adası var olduğu sürece, bugüne kadar her ne yaşanmışsa; gelecekte de aynen yaşanacak mıdır?

 Çünkü bu küçücük ada parçasında, medeniyetlerin, dinlerin, milli güçlerin çatışması vardır; halen de yaşanmaktadır.

 Aslında insanlığın bir türlü kavrayamadığı gerçek, bugüne kadar yaşadığı, sebep olduğu savaşlardan; insanlık onurunun yok edilmesinden, yoksulluktan, açlıktan, kısacası kendi kendini yargılayamamasından doğan, alamadığı/ çıkaramadığı derslerdir!

 Yine çok uzaklardan derinden derine bir ses geliyor: Anadolu’nun yanık sesine benzeyen bir ağıt sanki…

 Gittikçe kuvvetlenen bu tok ses, Beşparmaklardan esen rüzgârın sesiyle birleşerek, unutulan bir makamın, o makamın çoktandır söylenmeyen dizelerini hatırlatıyor bu Gazi Topraklara:

‘’Mehmet’tir adım/Bilinir şanım/Helal olsun bu vatana kanım/ Sen hakkını helal et al bayrağım/ Bu can sana feda olsun vatanım.’’

   Biz, Albay Karaoğlanoğlu/Biz, Üsteğmen Tombul/Biz, Er Çelik/Biz, Çavuş Ceylan/Biz, Yarbay Kuru/Biz, Mohaç’ız/Biz Malazgirt’iz/Biz, Çanakkale’yiz/Biz, Dumlupınar’ız/Biz, Sakarya’yız/Biz, Anadolu’yuz/Biz, KIBRIS’IZ/Biz Mücahit’iz/Biz, Mehmetçik’iz/Bizler, Milletin ta kendisiyiz…

 Bizleri ümmetlikten kurtararak millet olmanın faziletine taşıyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ilke ve inkılaplarının, bu kutsal vatanın yılmaz bekçileriyiz.

İçimizden bazıları gaflet, delalet; hatta ihanet içinde bulunabilir! Ama bunun çaresi damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur…’’ (Bk. Elveda Kıbrıs Ama Bir Gün Mutlaka, Atilla Çilingir-2006)

 Onun içindir ki Türk Milleti en sıkışık olduğu dönemlerde çepeçevre düşman işgali altında dahi pes etmeden vatan bellediği topraklardan asla vazgeçmemiş, düşmanını yenilgiye uğratarak Ay Yıldızlı Al Bayrağımızın altında hür ve egemen yaşamanın onurunu yaşamaya devam etmiştir.

 Büyük Türk Ulusunun ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk Halkı da; yaşanan bu kritik günlerden yüzünün akı ile çıkmasını başaracak kararlılıktadır, güçtedir. Kıbrıs adası, bu vatan parçası onlara anaların ak sütü gibi helaldir.

Ey Bayrak!

Uğruna veremediğimiz canı,

Bağrında yaşatmaya hakkımız yok.

Atilla Çilingir

www.atillacilingir.com

20 Eylül 2017

 

 
Etiketler: , , , , VATAN, VE, KIBRIS,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Temmuz 2019
YA TÜRK ASKERİ KIBRIS’A GELMEMİŞ OLSAYDI?
150 Okunma.
24 Haziran 2019
BİR ŞEHRİN UYANIŞI! KIBRIS’IN MARAŞ’I…
173 Okunma.
17 Haziran 2019
KIBRIS ve DOĞU AKDENİZ’DE ESEN SERT RÜZGÂRLAR…
230 Okunma.
12 Haziran 2019
AMERİKA STRATEJİK ORTAĞIMIZ ÖYLE Mİ?
230 Okunma.
07 Haziran 2019
ADALET...
290 Okunma.
03 Haziran 2019
DOĞU AKDENİZ’DEKİ BİZANS OYUNU! TÜRKİYE’MİZ KUŞATILIYOR MU?
263 Okunma.
22 Mayıs 2019
KKTC’DE YENİ HÜKÜMET KURULURKEN…
257 Okunma.
16 Mayıs 2019
BİR ASIRLIK O İLK ADIM… (19 Mayıs 1919’dan– 19 Mayıs 2019’a
281 Okunma.
10 Mayıs 2019
HAYDİ, 23 HAZİRANDA GÖREV SENDE İSTANBULLU…
337 Okunma.
07 Mayıs 2019
‘’HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK’’
265 Okunma.
03 Mayıs 2019
KIBRIS’TA ÇÖZÜM İŞTE BUNDAN OLMAZ..!
320 Okunma.
22 Nisan 2019
YIL 1920; 23 NİSAN’A İKİ GÜN KALA MUSTAFA KEMAL VE ANKARA… (Tarihi belgelerin sesiyle…)
318 Okunma.
17 Nisan 2019
KIBRIS’TA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR…
282 Okunma.
12 Nisan 2019
NE YAZIK Kİ ARTIK GÜLMÜYORUZ, GÜLEMİYORUZ…
365 Okunma.
08 Nisan 2019
KIBRIS, BİR ADA İKİ DEVLET
330 Okunma.
03 Nisan 2019
BU SEÇİMLERİN SONUCU…
278 Okunma.
26 Mart 2019
GİRİT ADASINA İSRAİL RADARI...
364 Okunma.
21 Mart 2019
KIBRIS’TAKİ DOSTLUK MAÇINDA DAHİ KRİZ ÇIKARDILAR…
328 Okunma.
16 Mart 2019
SAATE İSABET EDEN ŞARAPNEL… (10 Ağustos 1915 Çanakkale ) (O saat Mustafa Kemal’i, O ise Türk Milletini kurtaracaktı)
378 Okunma.
07 Mart 2019
SORUN BEKA DEĞİL, EKONOMİ…
432 Okunma.
04 Mart 2019
KIBRIS TÜRK’Ü, RUM’A DİZ ÇÖKMEYECEKTİR…
452 Okunma.
27 Şubat 2019
KIBRIS’TAKİ OYUN ÇOKTAN BİTTİ…
348 Okunma.
20 Şubat 2019
SAMSUN 100’NCÜ YIL PLATFORMU… (1919’dan-2019’a)
458 Okunma.
07 Şubat 2019
KIBRIS’TA TUZAĞA DÜŞÜLMEMELİDİR..!
406 Okunma.
04 Şubat 2019
AYDIN DENKTAŞ. (Mükemmel bir eş-aşk hikâyesi…)
382 Okunma.
28 Ocak 2019
2019 YEREL SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE TÜRKİYE…
422 Okunma.
18 Ocak 2019
O GECE… (Gerçek Bir Savaş Öyküsü)
536 Okunma.
14 Ocak 2019
‘’BABATÜRK’’ DENKTAŞ
458 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
402 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
338 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
305 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
275 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
328 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
326 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
344 Okunma.
08 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-6
311 Okunma.
07 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-5
378 Okunma.
06 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) YAZI DİZİSİ: BÖLÜM-4
408 Okunma.
05 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) BÖLÜM:3 YAZI DİZİSİ:
425 Okunma.
04 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…)BÖLÜM: 2
579 Okunma.
03 Ocak 2019
İŞTE KIBRIS KONUSUNUN BİLİNMEYENLERİ… (Rahmetli Denktaş’ın anlatımıyla…) Bölüm : 1
366 Okunma.
25 Aralık 2018
YILLAR SONRA GELEN İTİRAF!
400 Okunma.
18 Aralık 2018
HER 21 ARALIK GELDİĞİNDE… (Kanlı Noel)
482 Okunma.
12 Aralık 2018
AMERİKA KIBRIS’A MI YERLEŞİYOR?
364 Okunma.
05 Aralık 2018
MAZİDE KALAN TÜRKİYE…
469 Okunma.
26 Kasım 2018
İSTANBUL…
416 Okunma.
20 Kasım 2018
İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ…
407 Okunma.
13 Kasım 2018
YA K.K.T.C KURULMAMIŞ OLSAYDI?
481 Okunma.
05 Kasım 2018
29 EKİM KUTLAMASINDA, ‘’YUNAN KÜLTÜRÜ KIYAFETLERİ!’’
459 Okunma.
01 Kasım 2018
YUNAN-RUM İKİLİSİ ULUSAL ÇIKARLARIMIZI GASP ETMENİN PEŞİNDE!
552 Okunma.
25 Ekim 2018
TÜRKİYE YILLAR ÖNCE KIBRIS’A NEDEN GELMİŞTİR?
482 Okunma.
22 Ekim 2018
ANDIMIZ MİLLİ KİMLİĞİMİZDİR
509 Okunma.
17 Ekim 2018
ADANIN EN ÖNEMLİ SORUNU; KIBRISLI, TÜRKİYELİ AYRIMI…
362 Okunma.
15 Ekim 2018
ADANIN EN ÖNEMLİ SORUNU; KIBRISLI, TÜRKİYELİ AYRIMI…
458 Okunma.
10 Ekim 2018
RUMLAR DOĞU AKDENİZ’DE ATEŞLE OYNUYORLAR!
460 Okunma.
03 Ekim 2018
KIBRIS, NESİLLER BOYUNCA SÜREGELEN DAVA…
426 Okunma.
25 Eylül 2018
ÖYLE BİR YAZI YAZSAM Kİ…
502 Okunma.
04 Eylül 2018
EYLÜL AYI VE KIBRIS…
578 Okunma.
28 Ağustos 2018
RUMLARIN KIBRIS’TAKİ YABANCI ÜSLER OYUNU…
453 Okunma.
28 Ağustos 2018
MALAZGİRT VE 30 AĞUSTOS ZAFERLERİMİZİN ANISINA…
596 Okunma.
27 Ağustos 2018
ANNAN…
501 Okunma.
14 Ağustos 2018
TL-DOLAR SAVAŞLARI…
520 Okunma.
09 Ağustos 2018
RUMLARIN BİTMEYEN ÖLÜM ÇUKURLARI..!
529 Okunma.
31 Temmuz 2018
MUHALEFETTE KAYNAYAN KAZANLAR…
555 Okunma.
23 Temmuz 2018
44 YIL ÖNCE O GÜN… (1974 Kıbrıs savaşlarının anısına)
520 Okunma.
09 Temmuz 2018
DOĞU AKDENİZDE SULAR ISINIYOR!
596 Okunma.
02 Temmuz 2018
BU RUMLARLA NASIL ANLAŞMA OLUR?
540 Okunma.
27 Haziran 2018
SEÇİMLERİN KAZANANI, KAYBEDENLERİ…
518 Okunma.
22 Haziran 2018
SEÇİME ÇEYREK KALA TÜRKİYE…
593 Okunma.
13 Haziran 2018
KIRAATHANE…
639 Okunma.
11 Haziran 2018
24 HAZİRANIN DİP DALGALARI NELERDİR?
554 Okunma.
04 Haziran 2018
24 HAZİRAN ANKETLERİ NE DİYOR?
577 Okunma.
28 Mayıs 2018
CEKLİ, CAKLI SEÇİM BİLDİRGELERİ…
561 Okunma.
19 Mayıs 2018
19 MAYIS 1919 BAĞIMSIZLIĞIMIZA ATILAN İLK ADIM
579 Okunma.
14 Mayıs 2018
SEÇİM MEYDANLARINA DEĞİL; YAŞANANLARA, YAŞADIKLARINA BİR BAK!
678 Okunma.
07 Mayıs 2018
KIBRIS’IN SONU GİRİT GİBİ OLUR MU?
609 Okunma.
27 Nisan 2018
SEÇİMDEN ÖNCE SORULMASI GEREKEN SORU…
575 Okunma.
24 Nisan 2018
BİTMEYEN DAVA; KIBRIS… (Hatırlayamadığımız gerçekleriyle…)
555 Okunma.
16 Nisan 2018
SURİYELİ MÜLTECİ ÇOCUKLAR…
667 Okunma.
09 Nisan 2018
KIBRIS TÜRK MÜCAHİDELERİ
680 Okunma.
03 Nisan 2018
‘’NE İDİM, NE OLDUM, NE OLACAĞIM? ’’
803 Okunma.
30 Mart 2018
YENİDEN DÖNEBİLSEYDİN GENÇLİĞİNE…
737 Okunma.
29 Mart 2018
TÜRKİYE, KIBRIS’TAN NEDEN VAZGEÇMEZ?
587 Okunma.
27 Mart 2018
VATAN, ANAVATAN SEVGİSİ…
663 Okunma.
15 Mart 2018
ÇANAKKALE ‘’Kan Çanağında Yazılan Destan’’
728 Okunma.
07 Mart 2018
YİTİRİLEN YILLARI, KAYBOLAN UMUTLARI GERİ İSTİYORUM…
840 Okunma.
07 Mart 2018
‘’TÜRK TEZİ’’
664 Okunma.
05 Mart 2018
‘’RUM TEZİ’’
734 Okunma.
05 Mart 2018
BİR FOTOĞRAFIN ANLATTIKLARI
625 Okunma.
03 Mart 2018
İşte tarihe mal olmuş bir önderin görüşleri! İşte o gerçekler:
685 Okunma.
02 Mart 2018
TARİHTEN BİR YAPRAK!
891 Okunma.
01 Mart 2018
KIBRIS’TA ENERJİ YATAKLARI KAVGASI..!
566 Okunma.
27 Şubat 2018
SAMSUN KİTAP FUARINDAN YANSIYANLAR…
721 Okunma.
22 Şubat 2018
VATAN UĞRUNA SEVE, SEVE…
676 Okunma.
21 Şubat 2018
MEHMETÇİK VE KOMUTAN
672 Okunma.
14 Şubat 2018
HİÇ DÜŞÜNDÜK MÜ?
826 Okunma.
08 Şubat 2018
K.K.T.C’DEKİ AYRIK OTLARI..!
746 Okunma.
05 Şubat 2018
KIBRIS’TA NELER OLUYOR?
751 Okunma.
29 Ocak 2018
AMERİKAN EMPERYALİZMİ BUDUR!..
781 Okunma.
22 Ocak 2018
SELAM OLSUN SANA MEHMETÇİK
764 Okunma.
15 Ocak 2018
‘’BABATÜRK’’ DENKTAŞ.
823 Okunma.
11 Ocak 2018
SAVAŞ VE ÇOCUKLAR…
867 Okunma.
03 Ocak 2018
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ORDULARI ARASINDADIR.
748 Okunma.
29 Aralık 2017
KIBRIS’A DİKKAT..!
797 Okunma.
25 Aralık 2017
KUTSAL EMANETLER VE GERÇEKLER
805 Okunma.
22 Aralık 2017
UNUTULMAYAN ÇIĞLIKLAR..!
866 Okunma.
13 Aralık 2017
YUNANİSTAN VE LOZAN..!
875 Okunma.
11 Aralık 2017
ADI KIBRIS OLAN MİLLİ DAVAMIZ..!
729 Okunma.
05 Aralık 2017
KIBRIS’TA YENİ BİR SÜREÇ BAŞLAR MI?
815 Okunma.
28 Kasım 2017
DOĞANIN ÇIĞLIĞI, BU DEFA CANİK’TEN..!
828 Okunma.
27 Kasım 2017
ANALARIMIZ, BACILARIMIZ, KADINLARIMIZ, KIZLARIMIZ…
856 Okunma.
26 Kasım 2017
YAŞAM NEDİR, YAŞAMIMIZA NELER YÖN VERİR?
791 Okunma.
20 Kasım 2017
TERÖR BELASI DENEN VAHŞET…
917 Okunma.
17 Kasım 2017
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (K.K.T.C)
895 Okunma.
14 Kasım 2017
36’NCI TÜYAP-İSTANBUL KİTAP FUARINDAN YANSIMALAR..!
880 Okunma.
13 Kasım 2017
VATANIN YOKSA, SEN DE YOKSUN..!
842 Okunma.
10 Kasım 2017
O’NU BÜYÜK BİR SEVGİYLE, ÖZLEMLE ANARKEN;
809 Okunma.
07 Kasım 2017
KARADENİZ BÖLGEMİZDE PARLAYAN BİR YILDIZ, ADI; A.D.D SAMSUN ŞUBESİ.
826 Okunma.
26 Ekim 2017
DELER DE GEÇER YÜREĞİMİZİ O ÇIĞLIKLAR..!
856 Okunma.
21 Ekim 2017
‘’ŞIRNAK’TAKİ ASKERLERİN SONGÜL BABASI’’
885 Okunma.
16 Ekim 2017
K.K.T.C’nin Tanınması, Adadaki Çözümün Tek Çaresidir
834 Okunma.
02 Ekim 2017
Umutlar Asla Tükenmez !
975 Okunma.
30 Eylül 2017
İşte Onların Gerçek Yüzü Bu !
895 Okunma.
29 Eylül 2017
Yeni Kitabım Adı: ‘’ÖNCE VATAN’’
1500 Okunma.
18 Eylül 2017
GAZİLİK NEDİR? GAZİ KİME DENİR?
1256 Okunma.
11 Eylül 2017
KIBRIS’TA BEŞ PARMAK DAĞLARINA ÇİZİLEN BAYRAĞIMIZIN GERÇEK HİKÂYESİ…
1092 Okunma.
08 Eylül 2017
YAKIN TARİHİMİZDEN ÖNEMLİ BİR YAPRAK; 6-7 Eylül 1955 Olayları..!
901 Okunma.
30 Ağustos 2017
SESSİZ ÇIĞLIKLARI DUYULUR ÇOÇUKLARIN, YÜREKLERİMİZİ DELİP DE GEÇEN…
842 Okunma.
30 Ağustos 2017
NİCE 30 AĞUSTOS’LARIN ANISINA…
842 Okunma.
29 Ağustos 2017
YETER ARTIK! SEVGİ GELSİN BU ÜLKEYE…
911 Okunma.
29 Ağustos 2017
ADI SONBAHAR…
916 Okunma.
22 Ağustos 2017
BİT PAZARINDAKİ O GÖRÜNTÜ..!
944 Okunma.
18 Ağustos 2017
43 YIL SONRA MEZARLARI OLAN ŞEHİTLERİMİZ...
1100 Okunma.
14 Ağustos 2017
ELVEDA ‘’ONBEŞLİM’’, ELVEDA YİĞİDİM.
1065 Okunma.
09 Ağustos 2017
‘’YENİ DEVLET..!’’
1082 Okunma.
08 Ağustos 2017
KADINIMIZ, KADINLARIMIZ..!
859 Okunma.
06 Ağustos 2017
YASEMİN KOKULU SEVDAM, KIBRIS’IM...
708 Okunma.
02 Ağustos 2017
VİCDANIMIZA KAZINAN GERÇEKLER..!
806 Okunma.
27 Temmuz 2017
LOZAN…
825 Okunma.
25 Temmuz 2017
20 TEMMUZ 1974’TE KIBRIS’TA KAZANILAN SAVAŞ, NEDEN ZAFER GÜNÜMÜZ OLARAK KUTLANMAZ..?
1053 Okunma.
19 Temmuz 2017
TARİH, 20 TEMMUZ 1974; GİRNE’DEN DOĞAN GÜNEŞ…
1037 Okunma.
13 Temmuz 2017
UMUDA GİDEN YOL…
1003 Okunma.
11 Temmuz 2017
KIBRIS’TA BEKLENEN SON..!
840 Okunma.
06 Temmuz 2017
Kıbrıs Masası’nda “YAKINLAŞ, KAZAN !.. ” Süreci
917 Okunma.
29 Haziran 2017
KIBRIS’TA GÖZDEN KAÇANLAR..!
954 Okunma.
17 Haziran 2017
KIBRIS’TA YENİ BİR TUZAK MI?
854 Okunma.
15 Mayıs 2017
YAZDIKLARIMDAN YANSIYANLAR…
1302 Okunma.
11 Mayıs 2017
HAYATIMIZ SİYASET Mİ..?
980 Okunma.
01 Mayıs 2017
Bu Davayı, Tarihe Yazanlar Kazanacaktır
1086 Okunma.
22 Nisan 2017
EGE’DEKİ 18 ADA GİTTİ ; SIRA KIBRIS’TA MI?
940 Okunma.
19 Nisan 2017
REFERANDUMUN ARDINDAN…
989 Okunma.
13 Nisan 2017
16 NİSAN REFERANDUMU ÖNCESİ, UNUTULMAMASI GEREKEN TARİHİ GERÇEKLER
942 Okunma.
08 Nisan 2017
ATATÜRK’E; ‘’TEK ADAM’’, YA DA ‘’DİKTATÖR’’ DENEBİLİR Mİ?
1322 Okunma.
Haber Yazılımı