Haber Detayı
14 Nisan 2021 - Çarşamba 13:09 Bu haber 915 kez okundu
 
CHP’nin Kadın Milletvekillerinde TBMM’de İstanbul Sözleşmesi açıklaması
CHP Parti Meclisi Üyesi ve Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu,CHP Grubu'nun Kadın Milletvekilleriyle Birlikte TBMM'de Basın Toplantısı düzenledi.
SİYASET Haberi
CHP’nin Kadın Milletvekillerinde  TBMM’de İstanbul Sözleşmesi açıklaması

 

 

Basın toplantısına katılan CHP Grubu kadın milletvekilleri CHP Genel Başkan Yardımcısı Denizli Mv. Gülizar Biçer KARACA, CHP PM Tekirdağ Mv. Candan YÜCEER, CHP PM Üyesi  BartınMv. Aysu BANKOĞLU, CHP Hatay Mv. Suzan ŞAHİN, CHP Afyonkarahisar Mv. Burcu KÖKSAL, CHP İstanbul Mv. Emine Gülizar EMECAN, CHP Eskişehir Mv. Jale Nur SÜLLÜ, İstanbul Sözleşmesi’nin iptali kararının yok hükmünde olduğunu belirterek ortak bir basın açıklaması yaptılar.

 

CHP TBMM Grubu kadın milletvekillerinin yaptığı ortak açıklamayı CHP PM Üyesi ve Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu Okudu.

Açıklamada   şu ifadelere yer verildi:

“ Şimdi sizinle paylaşacağım isimleri hafızalarınıza iyi kazımanızı isterim;

Nagihan Üste... İzmir'de yaşıyordu, sevgilisi tarafından vurularak öldürüldü.

Engin Dağlı... Cansız bedeni, Gazipaşa sahilinde bulundu.

Rümeysa Sena Kara... 16 yaşında. Gaziantep'te bir binanın çatısından düşerek hayata veda etti.

Rabia Şahin... Benim seçim bölgem olan Samsun'da, nehirde cansız bedeni bulundu...

Bu dört kadın ve açık kaynaklara yansıyan bilgilere göre 10 kadın daha 20 Mart tarihinden bu yana öldürüldü yada ölüme sürüklendi.

Neden 20 Mart?

Çünkü bu tarih, biz kadınlar için kara bir milattır! Bu tarih; kadınları şiddetten, istismardan korumak amacıyla imzalanmış olan bir uluslararası anlaşmadan, İstanbul Sözleşmesi'nden Türkiye'nin tek taraflı olarak çekildiği ve bu yapılırken de millet iradesinin ayaklar altına alındığı tarihtir!

Biz "İstanbul sözleşmesi kadını yaşatır" dedik; birileri "kadınlar yaşamasın" dedi!

Biz "bu sözleşme devletlere, kadınların yaşam hakkını koruma ve failleri cezalandırma sorumluluğu veriyor" dedik; birileri "ben bu sorumluluğu almam" dedi!

Peki, kimdir bu birileri?

Bunlar, siyaset yapan kadına "evine dön" diyen zihniyetin ve biz kadınların, uzay programının bir parçası olmasını dâhi olağandışı gören zihniyetin siyasi aktörleridir. Sözleşme'nin aile yapısını bozacağı, Türk toplum yapısını bozacağı yönündeki savlar, bu aktörlerin siyasi safsatalarıdır.

İstanbul sözleşmesi, dünyanın dört bir yanında varoluş mücadelesi veren kadınlar için tarihi bir kazanımdır.  Fakat bu sözleşme; ulusumuzun kadınları açısından çok daha değerli ve çok daha özel bir anlam taşımaktadır.

Türk kadını tarih boyunca; alınteri dökerek, dişiyle-tırnağıyla kazıyarak, hatta canını feda ederek ulusunun bağımsızlık mücadelesine katkı sunmuş ve Cumhuriyet Devrimi sayesinde bütün emeklerinin karşılığını almıştır.

Biz kadınlar sosyal, siyasal, ekonomik ve diğer bütün haklardan adilce yararlanabilmemiz için yüreğini ortaya koyan, ulusumuzun büyük önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e şükran borçluyuz.

Ama sadece şükran borcumuz yok; onlara bir de görev borcumuz var.

Haklarımız, kazanımlarımız birer birer gasp edilirken bu duruma seyirci kalmayacağız, saldırıları sineye çekmeyeceğiz.

Hukuku ve millet iradesini ayaklar altına alarak; ülkemizi, İstanbul Sözleşmesi'nden tek taraflı olarak çeken iradeye boyun eğmeyeceğiz.

20 Mart tarihli Cumhurbaşkanı kararı, ülkemizin hukuk devleti niteliğini de zedelemiştir.

Çünkü şu an, İstanbul Sözleşmesi’nin onaylanmasının uygun bulunmasına dair 6251 sayılı Kanun yürürlüktedir.

Yine, İstanbul Sözleşmesi temel alınarak hazırlanan 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” yürürlüktedir.

İşte bu garabetin kaynağı, adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen yeni rejimin ta kendisidir.

Tekrar altını çiziyoruz... İstanbul Sözleşmesi, işte budur... İçinde, iddia edildiği gibi aile bütünlüğüne halel getirdiğine ilişkin, kültürel ve toplumsal değerleri erozyona uğrattığına ilişkin, boşanmaları arttırdığına ilişkin hiçbir hüküm yoktur.

Sözleşmedeki tek vurgu şudur:

Taraf devletler, kadını her türlü şiddetten korumak ve gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu sözleşme, cinsiyet temelli psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, zorla evlendirme, taciz de dahil olmak üzere kadınları her türlü şiddetten koruyan en kapsamlı sözleşmedir.

Bu sözleşme, ülkemizdeki 42 milyon, dünyadaki 3 milyar 800 milyon kadının hak ve hukukunu devletlerin güvencesi altına almak için hazırlanmış ve hayata geçirilmiş bir sözleşmedir.

İşte bu somut gerçekten hareketle; Meclis'in yani Millet iradesinin yok sayılarak, Anayasa ve evrensel hukuk normları ayaklar altına alınarak, daha da vahim olanı kadınların yaşam hakkı ellerinden alınarak İstanbul Sözleşmesi'nin tek taraflı feshini tanımayacağız.

Bu karar, bizim nazarımızda yok hükmündedir."

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Birsen KALKAR
Etiketler: CHP’nin, Kadın, Milletvekillerinde, , TBMM’de, İstanbul, Sözleşmesi, açıklaması,
Yorumlar
Haber Yazılımı