Haber Detayı
18 Haziran 2021 - Cuma 15:01 Bu haber 1310 kez okundu
 
Eğitim Sen’den 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı değerlendirmesi
Eğitim Sen Samsun Şube Başkanı Arzu Topaloğlu, 2020-2021 Öğretim yılını değerlendirdi.
EĞİTİM Haberi
Eğitim Sen’den 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı değerlendirmesi

Arzu Topaloğlu konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

 

“2020-2021 eğitim Öğretim yılı hem öğrencilerimiz hem de eğitim çalışanlarımız açısından çok sancılı geçmiştir. Bu süreçte var olan eşitsizlikler artarak derinleşmiş, sağlık alanında izlenen yanlış ve eksik uygulamalardan dolayı öğrenciler ve eğitim çalışanları okullarından uzakta kalmıştır.

 

Oysa 210 ülkenin 116’sında okullar tamamen açık, 58’inde kısmen açık iken 23’ünde ise kapalı kalmıştır. Ülkemiz ise 2020-2021 eğitim öğretim yılında iş günü itibarıyla okulları en uzun süre kapatan ülkeler arasındadır.

 

Sonuçları, kapsamı ve etkilediği nüfus açısından “eğitim” salgından öncede en önemli kamusal hizmetlerden biriydi. Salgınla birlikte bu alanda yaşanan sorunlar ve eşitsizlikler öylesine fazlalaştı ki eğitim en önemli tartışma başlıklarımızdan ve sorun alanlarımızdan biri haline geldi. Bu dönemde MEB yönetimi ise sorunlara çözüm üretmek yerine “eğitim alanında sorun yok; var olan sorunlar da  çözülüyor” algısını oluşturmayı tercih etmiştir. Oysa bu süreçte alınmayan tedbirler ve izlenen yanlış politikalardan dolayı çok sayıda eğitim çalışanı arkadaşımızı kaybettik.

 

Çocuk işçiler, göçmenler, eğitime erişemeyenler, kız çocukları, ana dili Türkçe olmayanlar, özel eğitime gereksinim duyan çocuklar MEB’in öncelikleri arasında yer almadığı ve bu geniş kesimin eğitim hakkı MEB tarafından gözetilmediği için bu kesimlerin yaşadıkları sorun olarak görülmedi ve çözüm de üretilmedi.

 

Ataması yapılmayan öğretmenler, KPSS mağdurları, sözleşmeli, ücretli öğretmenlerin yaşadıkları ve özel öğretim kurumlarında çalışan eğitim emekçilerinin sorunları MEB tarafından görülmedi, duyulmadı ve doğal olarak da çözüm üretilmedi.

 

Yaz tatiline yaklaşıldığı bir dönemde MEB yine temel sorumluluklarını yerine getirmek yerine yine kamuoyunu sorun olmadığına ve her şeyin kontrol altında olduğuna ikna etmeye çalışmaktadır. Ancak durum Milli Eğitim Bakanı ve Bakanlık bürokratlarının ifade ettiği gibi güllük gülistanlık değil oldukça sorunludur.

 

İlk olarak MEB’in planlanmış ve iyi hazırlanmış bir telafi programı olmamasına rağmen varmış gibi yapmaktadır. 5 Temmuz-31 Ağustos arası için açıklanan etkinlikler telafi programı kapsamında değerlendirilemez. Bunlar yaz tatili içerisinde sınırlı sayıda öğrencinin yararlanacağı yaz etkinlikleridir. Bunların telafi eğitimi gibi sunulması gerçek anlamda telafi eğitimi gereksinimini ve telafi eğitimi algısını olumsuz etkilemektedir.

 

Dünya telafi eğitimini kapsamlı olarak tartışmakta, bu konuda bilimsel çalışmalar ve hazırlıklar yapmakta, ülke parlamentoları konunun öneminden dolayı bu konuda yasal düzenlemeler yapmaktadır. Telafi eğitimi o kadar önemle tartışılmaktadır ki, ülkelerin bu konuda ayırdıkları bütçe en önemli tartışma başlıklarından biri haline gelmektedir. Örneğin telafi eğitimi için ABD’de öğrenci başına £1600 (pound), Hollanda’da £2500 (pound) ayrılırken Türkiye’de henüz bu konuda ayrı bir bütçe dahi oluşturulmamıştır. Telafi eğitimi, gelinen aşamada, MEB’in değil okulların ve öğretmenlerin sorumluluğu haline gelmiştir. MEB, bu konuda sorumluluk almalı ve yapıyormuş gibi yapmak yerine gerçekten yapmalıdır.

 

 

MEB, telafi eğitiminin kendi sorumluluğunda olduğunu unutmamalıdır. Yapılan protokollerle eğitimi tarikat ve cemaatlere devretmeye çalışan MEB’in bu tutumuna karşı mücadelemiz aralıksız sürmektedir. Telafi eğitiminde de türden girişimlerin olmaması gerektiğini hatırlatır, olması durumunda buna karşı etkin mücadele edeceğimizin bilinmesini isteriz.

 

MEB, gönderdiği her yeni yazı ile soruları ve bilinmezlikleri artırıyor. Son yayınlanan iki yazı ile 18 Haziran-2 Temmuz arasında okullarda ne yapılacağı iyice karmaşık hale geldi. Ders kesim tarihi olan 2 Temmuz’a dek dersler sürecek ve ayrıca destekleme etkinlikleri mi olacak? Ya da 18 Haziran-2 Temmuz arasında ders olmayacak ve istekli öğrencilerle bazı faaliyetler mi yapılacak?

 

Eğer böyleyse bu faaliyetler nedir? İki günde nasıl planlanacak? Kurum ve kuruluşlar nedir? Hangi kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılacağını kim, neye göre belirleyecek? MEB, sürekli değişen kararları ve anlaşılması mümkün olmayan yazıları ile öğretmenlerin ve öğrencilerin sorularını ve kaygılarını artırmaktadır. Planlama yapılabilmesi ancak ne olacağını bilmekle mümkün. MEB, bu bilinmezliği acilen ortadan kaldırmalıdır.

 

Milyonlarca öğrencinin ve eğitim emekçisinin sesini işitmeyen MEB özel öğretim kurumlarının sahiplerinin sesini sürekli duydu, sorunlarını gördü ve bu kesimin istediği çözümleri üretmek için kamu okullarının işleyişini bile bu kesimle ilişkilendirdi. Son olarak 14 Haziran 2021 tarihinde  “Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesinde” yaptığı değişiklikle Temmuz ayının başında DYK açılmasına olanak sağladı.

 

 

Öğrencilerin ve öğretmenlerin en temel hakkı olan “dinlenme hakkını” dahi ortadan kaldıran bu düzenlemenin özel okulların talebi olduğu açıktır. MEB bir kamu kurumudur, dershane değil. MEB’in görevi tüm öğrencilere kamusal eğitim hizmeti sağlamaktır, yarıştırmak ve rekabet ettirmek değil. 

 

Eğitim ve bilim emekçileri olarak bizler MEB’i bir kez daha sorumlu davranmaya önümüzdeki iki aylık süreci iyi değerlendirerek sağlıklı bir ortamda eğitim öğretim yapabileceğimiz koşulları hazırlamak için bir planlama yapmaya bu planlamayı yaparken eğitim bileşenleri ile ortak aklı üretmeye bilim insanlarının uyarılarını dikkate almaya davet ediyoruz.

 

Bir yılı daha öğrencilerimizden ayrı geçirmeye sağlığımız ve yaşam hakkımız arasında tercih yapmaya tahammülümüzün kalmadığı bilinmelidir.

 

Bu duygularla tüm öğrencilerimize ve eğitim emekçilerine sağlıkla dinlenebilecekleri bir yaz dönemi diliyoruz."

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: Eğitim, Sen’den, 2020-2021, Eğitim, Öğretim, Yılı, değerlendirmesi,
Yorumlar
Haber Yazılımı