Haber Detayı
23 Ekim 2021 - Cumartesi 10:34 Bu haber 575 kez okundu
 
KESK’ten Bütçe Eylemi
Samsun’da KESK’e bağlı sendikaların temsilcileri, Bütçe Haklarının Verilmesi İçin Eylem Düzenledi.
SİVİL TOPLUM Haberi
KESK’ten Bütçe Eylemi

Süleymanşiye Geçidi’nde düzenlenen eylemde bir basın açıklaması yapan KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Yılmaz Tuluk açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 

“ Emeğiyle geçim mücadelesi veren milyonlar olarak hayatın her geçen gün daha zorlaştığı bir süreçten geçiyoruz. En önemli toplumsal sorunumuz haline gelen işsizlik ve yoksulluk pandemi koşullarında daha da derinleşiyor.

 

Buna rağmen ülkeyi yönetenler pembe tablolar çizmeye devam ediyor.

 

Oysa ister mavi yakalı olalım ister beyaz yakalı. İster asgari ücretli olalım ister emekli.

 

İster küçük esnaf olalım ister çiftçi... Hiç fark etmiyor.

 

Her gün biraz daha fazla yoksullaşıyoruz. Her gün biraz daha güvencesiz hale geliyoruz. Açlık sınırının 3 bin, yoksulluk sınırının 10 bin TL’yi aştığı koşullarda geçinemiyoruz.

 

Ülkeyi yönetenler büyüme rakamları ile övünüyor.

 

Oysa bizim payımıza hep küçülme düşüyor. Kendine “yetkili sendika”, “yetkili konfederasyon” diyenlerin her seferinde altına imza attığı “satış sözleşmeleri” ile maaşlarımız-ücretlerimiz eriyor.

 

Her alışverişte cebimizden çıkan para artsa da poşetlerimiz gittikçe küçülüyor.

 

Milli gelirden yani emeğimizle, alın terimiz ile ürettiğimiz gelirden aldığımız pay küçülüyor.

 

Tam 12 yıl öncesinin rakamlarının altına inen kişi başına gelirimiz küçülüyor.

 

 Soframızdaki ekmek, boğazımızdan geçen lokma her gün biraz daha küçülüyor.

 

 Çalıştığımız kamu hizmetleri alanı piyasalaştırma ve tasfiye politikalarıyla, özelleştirme soygunu ile gittikçe daraltıyor, küçültülüyor.

 

Kamuda güvenceli, kadrolu istihdam eriyor, küçülüyor.

 

Yaşadığımız Bu Topraklarda Büyüyen, Artan Şeyler De Var Elbette… 

 

İşsizler ordusu her gün biraz daha büyüyor. 

 

Temel tüketim maddeleri başta olmak üzere iğneden ipliğe her şeyde devam eden zam kasırgası hız kesmeden büyüyor.

 

Ali Cengiz oyunları ile takla attırılan TÜİK rakamları ile perdelenmeye çalışılsa da yaşadığımız gerçek enflasyon, hayat pahalılığı büyüyor.

 

Güvencesiz, sözleşmeli, esnek istihdam, angarya çalışma katlanarak büyüyor.

 

Faizden, ranttan, bizim cebimizden verilen hazine garantilerinden beslenen, kazancını vergi cennetlerine transfer eden mutlu azınlığın serveti büyüyor.

 

Bizim payımıza ise vergi cehennemi düşüyor. Hem çalışıp üretirken hem de tüketirken bizden kesilen vergiler artmaya devam ediyor.

Elimize geçen gelirle ayın sonunu getiremediğimiz için borçlarımız artıyor.

 

BÜTÇE HAKKIMIZ GASP EDİLİYOR

 

İşte bu ağır koşullarda hepimizin geleceğini yakından ilgilendiren bir süreç, bütçe süreci başlıyor.

 

Bütçeler kaynakların kimlerden toplandığını ve söz konusu kaynakların kimlerin ihtiyaçları için kullanıldığını gösteren belgelerdir.

 

Dolayısıyla bir ülkede mevcut sitemin, iktidarın kimden hangi sosyal sınıf ve tabakadan yana olduğunu anlamanın en kolay yolu bütçe harcamalarına bakmaktır.

 

Ne yazık ki Türkiye’de yıllardır bütçeler ülke kaynaklarının, emekçilerden, halktan alınan vergilerin sermayeye-patronlara, yandaşlara, güvenlikçi politikalara aktarılmasının bir aracı haline dönüşmüştür.

 

Sermayeye, patronlara, yandaş müteahhitlere ‘teşvik’, ‘yeniden yapılandırma’ ‘vergi barışı’, ‘vergi affı’, ‘prim desteği’, ‘hazine garantisi’ adları altında muslukları sonuna kadar açanlar sıra alın terinin karşılığını isteyen işçilere, emekçilere gelince “bütçe imkanlarımız kısıtlı”, “size istediğinizi verirsek gemi batar” bahanelerinin arkasına saklanmaktadır.

 

Eylül ayı başında açıklanan Orta Vadeli Program ülkeyi yönetenlerin yine yüzünü sermayeye sırtını emeğe dönen bir bütçe hazırlığında olduğunu gösteriyor.

 

Bu ülkenin emeği ile geçinen ezici çoğunluğu olarak yan yana gelmezsek yeni açı reçeteler yeni “kuru ekmek bütçeleri” kapımıza dayanacak.

 

Orta vade de, uzun vade de tek planları, programları bizlere daha fazla yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik dayatmak olanlara ARTIK YETER demenin vakti çoktan gelmiştir.

 

KESK olarak içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullarda dar gelirlilerin, ücretli kesimlerin salgından korunarak nefes almasını ve insanca bir yaşam sürmesini sağlayacak,

 

EMEKTEN, HALKTAN, BARIŞTAN VE EKOLOJİDEN YANA BİR BÜTÇE İSTİYORUZ!

 

BUNUN İÇİN:

 

Bütçe hakkımız önündeki engellerin kaldırılmasını,

 

Kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirme soygununa son verilmesini,

 

Kamu hizmetlerine ve yatırımlarına bütçeden ayrılan payın artırılmasını,

 

Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin hayata geçirilmesini,

 

Yıllardır “satış sözleşmeleri” ile oluşan mali kayıplarımızın yaşanan gerçek hayat pahalılığı ve yoksulluk sınırında yaşanan artış temel alınarak telafi edilmesini,

 

Ücretli kesimler olarak bizlerin omuzlarına yıkılan vergi yükünün hafifletilmesini, bunun için gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesini, tüketimden alınan dolaylı vergilerin düşürülmesini, kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılmasını, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınmasını,

 

Başta salgın koşullarından en çok etkilenen kadınlara olmak üzere, herkese yaşanabilir bir ücret düzeyinin altında olmamak kaydıyla “temel gelir güvencesi” verilmesi için bütçeden kaynak ayrılmasını,

 

Geçsek de geçmesek de, hizmet alsak da almasak da otoyolların, köprülerin, şehir hastanelerinin müteahhitlerine parası bizim cebimizden çıkan hazine garantilerine son verilmesini,

 

Temel tüketim maddelerine son iki yıl içinde yapılan zamların geri alınmasını, söz konusu maddelerden alınan KDV’nin sıfırlanmasını,

 

Savunma ve güvenliğin daha fazla silahlanmaktan değil, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işletilmesinden, adaletin tesisinden geçtiği gerçeğinden hareketle ülke kaynaklarının barış ve demokrasi için kullanılmasını,

 

İş güvencemizi ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü güvencesiz istihdam uygulamasına son verilmesini, herkese güvenceli iş ve güvenli gelecek sağlanmasını,

 

Kamusal sosyal güvenlik ve emeklilik sisteminin güçlendirilmesini,

 

Başta ILO sözleşmeleri olmak üzere uluslararası sözleşmelerle, evrensel sendikal hak ve özgürlüklerle uyumlu, grev hakkı ile tamamlanmış gerçek bir toplu pazarlık sistemine geçilmesini İSTİYORUZ!

 

Kısacası yarattığımız değerlerin, oluşturduğumuz kaynakların İnsanca Bir Yaşam, Çalışma Koşulları Ve İş Güvencesi, Parasız Kamusal Hizmet Olarak Geri Dönmesini İstiyoruz. Bu talepler sadece bizim değil milyonların talepleridir. Bu nedenle başta kamu emekçileri olmak üzere; Yıllardır yok sayılan Pandemi koşullarında korumasız bırakılarak işsizliğe, yoksulluğa terk edilen Milyonları taleplerine sahip çıkmaya, Halktan Emekten Yana Bir Bütçe, İnsanca Yaşam Mücadelesinde Omuz Omuza Vermeye Çağırıyoruz!”

 

 

 

Kaynak: (KHA) - Karadenizhayat Editör: Coşkun ÖZBEK
Etiketler: KESK’ten, Bütçe, Eylemi,
Yorumlar
Haber Yazılımı =file_get_contents('http://anti-adblock.adnow.com/aadbAdnow.php?ids=863862,863864,863865');