Yazı Detayı
25 Temmuz 2016 - Pazartesi 10:34 Bu yazı 1391 kez okundu
 
Zor oyunu bozdu. Şimdi sağduyu zamanı…
Hayati TOSUN
hayatitosun.mail@gmail.com
 
 

15 Temmuz gecesi ülkede yaşananlar gerçekten hem üzücü hem de yarınlarımız için kaygı verici.

Sosyal medyadan İstanbul’da köprü yollarının kesilmesi ile ilgili gelen haberle başlayan, önce anlam veremediğimiz, kısa sürede silahlı kuvvetlerden gelen, emir komuta zincirinde olmayan bir kalkışma şekilde açıklamalar ile ciddi ve kaygı verici süreç başladı. İlerleyen saatlerde olaya tanklar, askeri helikopterler ve uçakların da katılması ile iş çığırından çıktı. Sonrası saatlerde maalesef korktuğum oldu ve askerle polisin yer yer çatıştığı haberleri gelmeye başladı. Halkın da olaylara müdahil olması sonucu pek çok masum sivil insan öldü. Olayların devamı şu günlerde ise tutuklama, görevden el çektirme ve istifalar şeklinde devam ediyor. Sadece orduda değil tüm kurumlarda ciddi bir operasyon var.

Bu sürece nereden geldik. 1968’lere kadar dayandırılan bu cemaat hareketleri, Turgut Özal döneminde hareketlenmeye başlar. Devamında Demirel, sonrasında AKP Hükümetleri dönemlerinde hem yayıldı hem de güç kazandı. Uluslararası ortamlarda dahi itibar kazandırıldı. Resmi yazılarla açık destekler verildi. O kadar iç içe girdiler ki, bugün bu ayrışmalarının ve çatışmalarının nedeni acaba ne?..

Bu yapılanma stratejik hedef olarak, devleti ele geçirmeyi hedef almışlar. Bugün kadrolaşmayı devlete müdahil olan ve olabilecek tüm kurumlarda, konumlarda oluşturmuşlar.

Ama asıl tuhaf olan bu ihtilal hareketindeki istihbarat zafiyetidir?.. Başarısız olan bu hareket sonrasında ülke yönetenleri ve devlet kendini ciddi bir sorgu içerisine girmelidir. Malum Ergenekon ve Balyoz sürecinde pek çok hata yapıldı. Bir komplo ve kumpas süreciydi!.. dendi. Ama maalesef kandırıldılar!..

Peki asker üzerinden bu oyun neden oynanıyor?  Dünyaca ünlü spekülatör Soros’u hatırlatmak isterim. "Türkiye’nin en önemli ihraç ürünü ordusudur" demişti. Önce Ergenekon davalarıyla üst düzey komutanlar, bilgili, donanımlı, yetişmiş subaylar hapse atıldı. Sahte, düzmece belgeler oluşturuldu. Medya üzerinden servis edildi. Bu süreçte kimileri haksızlıklara dayanamadı, hatta intihar etti. Aileler ciddi sıkıntılar yaşadılar. Ama yılmadılar. Onurlu ve dik duruşlarını asla bozmadılar. Bugün tüm acılar dindi mi?.. Gerçekler ortaya çıktı mı?..

Bu ikinci dalga yeni süreç. Türkiye’de TBMM’ni bombalamaya kadar giden, masum insanlara ateş eden tanklar, helikopterler Türk Ordusu mensubu olamaz. Bu ordumuzun, ülkemizin itibarsızlaştırılması, ekonomik, siyasal sıkıntıların artırılması sürecini de beraberinde getirecekti.

Bizim kültürümüzde asker ocağı için, peygamber ocağı ifadesi kullanılmıştır. Bu kutsal görev, her Türkiye vatandaşının zorunlu ve onurlu görevidir. Bu süreç de olaydan haberi bile olmadan, kendini emir komite zincirinde, olayların içinde bulan masum askerler de madur olmuştur. Bu ayıklama sürecinde, kurunun yanında yaş da yanmamalıdır. Alınan ve alınacak kararlarda aceleci davranılmamalıdır. Adil bir yargılama süreci sağlanmalıdır.

Bu süreçte asıl başarı; iktidarı ve muhalefeti ile sağduyusunu yitirmeyen halkındır. Bu yeni süreçte ortak uzlaşı kültürü esas alınmalıdır. Hukukun, demokrasinin egemen olduğu bir süreçte herkes ayrışmadan samimi mesai vermelidir. Devlet ve yönetenler adil, özgürlüklere duyarlı olmalıdır.

Bu yaşananlardan sonra, her türlü darbe ve darbe girişiminin karşısında olmalıyız. Her koşulda demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü savunmalı;  Cumhuriyetin, ulusal egemenliğin, laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin ve toplumsal barışın yanında olmalıyız. Ülkemize ve parlamenter sisteme bütün gücümüzle sahip çıkmalıyız.

Demokratik, sosyal hukuk devleti bütün sorunlarımızın çözüm adresidir. Demokrasiden taviz, çözüm değil, sorundur! Demokrasi yoksa hukuk da yoktur.

Bu olaylardaki yaralılarımıza acil şifa, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet dilerim.

Ülkece büyük bir sıkıntı yaşadık. Demokrasiye sahip çıkmak bütün halkların ortak sorumluluğudur.

Siyasi irade Cumhuriyeti, kurumlarıyla, basın özgürlüğü ile, parlamenter sistem anlayışıyla güçlü kılma yolunda samimi adımlar atmalıdır.

Kazanan her zaman demokrasi, ülkemiz ve halkımız olmalıdır !..

Unutmayalım; demokrasiyi korumanın yolu, demokrasiyi güçlendirmekten geçer…

NE DARBE NE DİKTA, YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK TÜRKİYE…

Hayati Tosun

 

 
Etiketler: Zor, oyunu, bozdu., Şimdi, sağduyu, zamanı…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Kasım 2020
Hayati Tosun Pandemi Sürecini Yazdı
1550 Okunma.
13 Nisan 2020
Virüs Çok Şeyi Değiştirdi, Değiştirecek !..
881 Okunma.
29 Mart 2020
Virüs İnsanı Öldürür, AÇLIK İNSANLIĞI !..
281 Okunma.
02 Ocak 2020
Yanlış KAÇ KERE YAPILIR ?..
383 Okunma.
22 Temmuz 2019
FINDIK Bizim, ÇİFTÇİ Bizim, ÜLKE Bizim, SİZ KİME TARAFSINIZ !..
675 Okunma.
17 Haziran 2019
Ülke Tarımı S.O.S Veriyor !..
764 Okunma.
01 Nisan 2018
Ülkemizin Tarım Politikası YOK !..
1593 Okunma.
20 Şubat 2018
Şekerin Tadı Kaçtı !..
1675 Okunma.
28 Ağustos 2017
Fındık Üreticisine ADALET…
1743 Okunma.
06 Temmuz 2017
ÜLKEMİZİN TARIM POLİTİKASI VAR MI?..
1503 Okunma.
13 Mayıs 2017
ÜRETEN ÜLKE,KALKINAN TÜRKİYE OLACAKSAK BU KÖYDEN BAŞLAR
1626 Okunma.
26 Mart 2017
Ekmek,Emek ve Komşuluk…
2102 Okunma.
23 Ocak 2017
ÜLKE TARIMSIZ, TARIM MÜHENDİSSİZ OLAMAZ
1516 Okunma.
13 Aralık 2016
Tarımda Ülke Can Çekişiyor !..
1581 Okunma.
30 Ekim 2016
İşin de, Aşın da, Pilavın da Tadı Yok…
1581 Okunma.
15 Eylül 2016
GDO TEHLİKESİ…
1756 Okunma.
05 Eylül 2016
Bataklığa Çekmeye Çalışıyorlar…
1475 Okunma.
29 Ağustos 2016
Mısır Tarımındaki Tehdit ve Tehlikeler…
1520 Okunma.
21 Ağustos 2016
Tarımda, Kırsalda Her Şey Kötüye Gidiyor !..
1547 Okunma.
15 Ağustos 2016
Bütünşehir Sürecinde Köyler Şimdi Rantiye…
1511 Okunma.
08 Ağustos 2016
Asıl olan MİLLETTİR, milletin seçimi de DEMOKRASİDİR…
1473 Okunma.
01 Ağustos 2016
FINDIK ÜRETİCİSİNE CANSUYU BİR SEZON OLACAK…
1832 Okunma.
16 Temmuz 2016
Globalde Oyun Değişiyor !..
1747 Okunma.
28 Haziran 2016
Yarınlarımızdan kaygılıyız…
1785 Okunma.
20 Haziran 2016
Bahçeye bir fidan dikmek, yarına inanmaktır
1534 Okunma.
20 Haziran 2016
Bahçeye bir fidan dikmek, yarına inanmaktır
1484 Okunma.
03 Haziran 2016
Umudun Çiçek Açması…
2089 Okunma.
Haber Yazılımı =file_get_contents('http://anti-adblock.adnow.com/aadbAdnow.php?ids=863862,863864,863865');